Blog'dan Yazılar

Sizler için profesyonel yazarlarımız ile hazırladığımız makalelerimizi okuyun ve kendinizi geliştirin.

Yapay Zekanın Yok Edeceği Meslekler
Yapay Zekanın Yok Edeceği Meslekler
Son yılların belki de en büyük icadı olan yapay zekanın geleceğimizi şekillendireceği kesin. Henüz çok ileri gidemeseler de yapay zekalar hayatımızın pek çok alanında biz fark etmeden faaliyet gösteriyor. Gelecekteki günlük hayatımızda daha çok hissedeceğimiz yapay zekanın yok edeceği meslekleri listeledik. Yapay zekanın yok edeceği meslekler Teknoloji çok hızlı gelişiyor ve özellikle eğitim alacağınız alanı seçerken yapay zeka etkenini de hesaba katmalısınız. Zira teknolojinin bu kadar hızlı geliştiği bir dönemde siz daha eğitim alırken yapay zeka sizin işinizi yapmaya başlayabilir. Fikir sahibi olabilmeniz için tahminlerimizi sıraladık. Şoförlük Araçlarında oto-pilot özelliğini öne çıkaran Tesla, yakın zamanda kiralık yapay zeka şoförünü duyurdu. Ayda 199 dolar ücreti olan abonelik, size hiç gerek kalmadan aracın yapay zeka ile sürülmesini sağlıyor. Tesla araçlarda halihazırda bulunan oto-pilot yalnızca co-pilot işlevi görüyor, yani bir yandan sizin de gözünüz yolda olmalı ve direksiyonu devralmaya hazır olmalısınız. Yeni sunulan abonelik ise bunu gerektirmiyor. Taksicilik Aslında taksicilik de bir bakıma şoförlüktür. Fakat teknoloji devlerinin son yıllarda kısa mesafeli ulaşım kiralama hizmetlerine bakacak olursak taksiciliğe ayrı bir önem verildiğini görüyoruz. Özellikle Uber uygulaması ile daha sistemsel hale gelen taksicilik, ilerleyen yıllarda Tesla’daki gibi oto-pilot özelliğiyle harmanlanabilir. Mavi yakalı işçilik İnsanların oluşturduğu iş gücü, elektroniklere oranla fazla kaynak tüketiyor. Muhtemelen yapay zekanın ve mekanik sistemlerin evrimi bir noktaya ulaşınca ağır işler onlara kalacaktır. Zira zanaat gerektiren işlerin öğrenilmesi ya da inşaat ustalığı gibi yönlendirme gerektiren işlerin tecrübe edilmesi yapay zekanın birkaç saniyesini alır. İnternette var olan milyarlarca web sayfasındaki bilgi onlar için sindirilmesi saniyeler sürecek tecrübeler olduğu için özellikle zanaat gerektiren ağır işler yapay zekanın eline geçebilir. Geriye kalan taşımacılık ya da inşaat işçiliği gibi ağır işler de robotlar tarafından az kaynak kullanılarak yapılabilir. Garsonluk Zincir restoranlar garson işe alarak bir masraf yapmak istemese de müşteriye daha yakın olmak isteyen restoranlarda garsonluk işliyor. Yapay zekanın trafikteki araçları ve yayaları tanıyıp ona göre aksiyon alabildiğini düşünürsek garsonluk onlara göre çok hafif bir iş. Yapay zekaya sahip robotların servis yapması hiç de zor görünmüyor. Kasiyerlik Kasiyerlere fiziksel marketlerde bile artık ihtiyaç duyulmadığının örneklerini görmüşsünüzdür. Bazı yenilikçi marketlerde kasa bir bilgisayardan oluşuyor ve alınan ürünler bilgisayara tanıtılıp ödemesi de oraya yapılıyor. Bu sistem ülkemizdeki bazı marketlerde de mevcut. Burada sektörün en büyük kuşkusu müşterilerin aldığı ürünlerin neler olduğunu doğru söylemeyebileceği. Yapay zeka işin içine girdiğinde ürünleri kamera yardımıyla tanımlayabilir. Hosteslik Yerden binlerce metre yüksekteki uçuşlarda size yardımcı olan birilerinin olması güzel. Fakat hosteslik, yapay zekanın yok edemeyeceği bir meslek değil. Yapay zekanın 2040’a kadar hizmet sektöründeki pek çok pozisyonu yok edeceğini öngörüyoruz.
Epic Games Bu Hafta 69 TL'lik Oyunu Ücretsiz Veriyor
Epic Games Bu Hafta 69 TL'lik Oyunu Ücretsiz Veriyor
Epic Games, geçtiğimiz yıl başlattığı bir etkinlikle her hafta ücretsiz olarak bazı oyunlar sunacağını açıkladı. Bu kampanyanın 2021'in başına kadar devam edeceği söyleniyordu ancak durum çok da böyle olmadı. Epic Games, bazı oyunları ücretsiz olarak sunmaya devam ediyor. Platformda ücretsiz olarak sunulan oyunların başka platformlarda zaman zaman hayli yüksek bedellere satılması da oyun tutkunlarının ilgisini çekiyor. Epic Games, bu hafta Europa Universalis IV adlı oyunu ücretsiz yaptı. Europa Universalis IV nasıl bir oyun? Oyun türü: Strateji Oyun boyutu: 6 GB kullanılabilir alan Fiyatı: 69 TL Oyunun ücretsiz olduğu süre: 30.09.2021'den itibaren 1 hafta Europa Universalis IV, bir haritaya tepeden bakarak gerçek zamanlı olarak bir ülkeyi yönlendirdiğimiz bir oyun. Grafiklerinin sadeliğine kanmamanız gereken bu oyun oldukça kapsamlı bir çalışmanın ürünü. Tarih boyunca var olduğunu bile bilmediğimiz bazı ülkeleri bile detaylı şekilde bünyesinde barındıran oyunda bir ülkeyi çağlar boyunca yönetip küresel süper güç olmaya çalışıyoruz. Europa Universalis IV sistem gereksinimleri: Minimum: İşletim Sistemi: Windows® 8.1 64 bit İşlemci: Intel® Core™ i3-2105 / AMD® FX 4300 Bellek: 4 GB RAM Ekran Kartı: Nvidia® GeForce™ GTX 460 / AMD® Radeon™ HD 5850 Video Belleği: 1 GB RAM DirectX®:9.0c Depolama:6 GB Ses: Direct X uyumlu ses kartı Önerilen: İşletim Sistemi: Windows® 10 Home 64 bit İşlemci: Intel® Core™ i3 3240 / AMD® FX 8120 Bellek: 8 GB RAM Ekran Kartı: Nvidia® GeForce™ GTX 560 Ti Video Belleği: 1 GB RAM DirectX®:9.0c Depolama:6 GB Ses: Direct X uyumlu ses kartı Oyunu kütüphanenize nasıl ekleyebilirsiniz? Oyunları arşivinize eklemeniz için sahip olmanız gereken tek şey bir Epic hesabı, onu da zaten ücretsiz olarak dakikalar içerisinde edinebiliyorsunuz.
En İyi 5 Ücretsiz 3 Boyutlu Tasarım Programı
En İyi 5 Ücretsiz 3 Boyutlu Tasarım Programı
İyi bir 3 boyutlu tasarım yazılımına sahip olmak, mükemmel 3D modeli yaratmanızda önemli bir rol oynar. Bir '3D model', bir nesneyi 3 boyutlu grafik modunda tasvir eden bir model olarak tanımlanabilir ve 3B modeller geliştirme sürecineyse '3B modelleme' denilir. 3D modeller dijital üretimin temel bileşeni olmakla beraber aynı zamanda da 3D baskı, iç mekan tasarımı, mimari, film, oyun ve animasyon gibi endüstrilerde sıkça kullanılır. 3D modelleme, teknolojideki ilerlemeyle birlikte oldukça gelişti. 3D modellemelerin kullanımı artık tıp ve mimari de dahil olmak üzere birçok endüstride yaygınlaşmaya başladı. Eğer iyi bir 3B modelleme yazılımı arıyorsanız, bunlardan onlarca olduğunu fark edeceksiniz. Doğru yazılımı seçmek, bu araçlarda bulunan geniş özellik yelpazesi nedeniyle göründüğü kadar kolay olmayabilir. Bu yazıda size en iyi 5 3D tasarım yazımızda tanıtacağız. SketchUp SketchUp, en iyi ve en beğenilen 3D tasarım yazılımlarından biridir. Hem ücretsiz, hem de ücretli sürümleri bulunan SketchUp, film, video oyun tasarımları, iç mekan tasarımı, mimari, sivil ve makine mühendisliği gibi çok çeşitli alanlarda kullanılıyor. Bu 3B tasarım yazılımı, üçüncü şahıs eklentileri destekler, çeşitli stillerde yüzey modellemeye izin verir ve çizim düzeni işlevleri sunar. Kullanıcıların yaptıkları tasarımları diğer kullanıcılarla paylaşabilecekleri bir kütüphanesi bulunmaktadır. Bu sayede diğer kullanıcıların hazırladığı taslakları kullanarak işinizi daha da kolaylaştırabilirsiniz. Fiyat: Ücretsiz ve 657€(Pro) İşletim Sistemi: Windows ve Mac Desteklenen Uzantılar: dwg, dxf, 3ds, dae, dem, def, ifc, kmz, stl FreeCAD FreeCad, nesneleri herhangi bir boyutta tasarlamak için kullanılabilen parametrik bir 3B tasarım yazılımıdır. Parametrik bir modelleyici olduğundan, modelinizin geçmişine dönerek modelinizin parametrelerini kolayca değiştirebilirsiniz. Windows, Mac ve Linux'da kullanılabilen FreeCAD, 3D oyun modelleri, mimari modeller, endüstriyel modeller ve animasyon modelleri yapmak için açık kaynaklı bir araçtır. Fiyat: Ücretsiz İşletim Sistemi: Windows, Mac ve Linux Desteklenen Uzantılar: step, iges, obj, stl, dxf, svg, dae, ifc, off, nastran, Fcstd MeshMixer MeshMixer, 3 boyutlu baskı için uygun 3D tasarımlar oluşturmanıza yarayan son teknoloji bir 3D modelleme yazılımıdır. Bir modeli ihtiyaçlarınıza uyacak şekilde modifiye etmek istiyorsanız bu programın tam size göre olduğunu söyleyebiliriz. Bununla birlikte, yazılımın tüm gerekli araçları sağlaması nedeniyle bir tasarımı sıfırdan oluşturmak için de gayet kullanışlı olduğunu söyleyelim. Programın 3D baskı için ayrılmış bir bölümü de mevcut. Bu bölümü, modelinizdeki sorunları kontrol etmek ve modelinizin baskı için hazır olup olmadığını görmek için kullanabilirsiniz. Fiyat: Ücretsiz İşletim Sistemi: Windows, Mac ve Linux Desteklenen Uzantılar: amf, mix, obj, off, stl Blender Blender, ücretsiz ve açık kaynaklı bir 3B tasarım modelleme yazılımıdır ve etrafındaki en güvenilir ve çok yönlü programlardan biridir. İyi bir çalışma yaptıktan sonra 3D animasyondan 3D baskılara ve daha pek çok tasarıma yeni şeyleri de yapabileceğini göreceksiniz. Blender'ın başarısının arkasındaki büyük bir topluluğun gücü var. Bu topluluk yazılımın sürekli geliştirilmesi ve geliştirilmesini sağlıyor. Topluluk, sorun gidermede ve Blender'dan en iyi sonuçları alabilmeniz için bilgi birikimini ve önemli ipuçlarını sürekli olarak paylaşıyor. Projenize bağlı olarak işinize yarayabilecek birçok eklentiyi de program ile entegre bir biçimde kullanabilirsiniz. Fiyat: Ücretsiz İşletim Sistemi: Windows, Mac ve Linux Desteklenen Uzantılar: 3ds, dae, fbx, dxf, obj, x, lwo, svg, ply, stl, vrml, vrml97, x3d SolidWorks SolidWorks, en popüler 3D tasarım yazılımlarından biridir ve kullanıcı dostu birçok özellikle birlikte gelir bir ton ile gelir ve böylece en iyi 3B modelleme yazılımlarından biri haline getiriyor. Dassault Systemes tarafından geliştirilen ve yayınlanan SolidWorks, Microsoft Windows üzerinde çalışan bir, bilgisayar destekli mühendislik (CAE) ve bilgisayar destekli tasarım (CAD) programıdır. SolidWorks tarafından sağlanan eğitici videolar, PDF kılavuzları ve materyaller sayesinde kullanım kolaylığıyla da dikkat çektiğini söylemek mümkün. Fiyat: Eğitim Lisansı ve 9.950€(Endüstriyel Lisans) İşletim Sistemi: Windows Desteklenen Uzantılar: 3dxml, 3dm, 3ds, 3mf, amf, dwg, dxf, idf, ifc, obj, pdf, sldprt, stp, stl, vrml
Bilgisayar Donanımı Nedir? Parçaları nelerdir
Bilgisayar Donanımı Nedir? Parçaları nelerdir
Genel olarak birimleri tanıyalım. İşlemci aslında Merkezi İşlemci olarak tanınır. Oysa ki bir bilgisayarda bir sürü başka mikro denetleyici (Her denetleyici içinde daha az özelleşmiş işlemciler barındırır) ve işlemci birimleri bulunur. Bilgisayar donanımları aşağıdaki gibidir; İşlemci Ekran kartı RAM HDD, SSD Kasa Anakart (Ethernet kartı artık genel olarak dahili olarak geliyor) Power Disk Sürücü (Disket Sürücüler tarihe karıştı diyebiliriz) Ses kartı İşlemci soğutucu ve kasa soğutucusu Media okuyucu ve TV kartı gibi ekstra bileşenler En bilinen diğer işlemci türü grafik işlemcidir. İşlemcinin görevi, bilgisayardaki döngüleri kontrol etmektir. Örneğin, işlenecek bir grafiğin kaba taslağını işlemcinin yardımları sayesinde oluşturursunuz. Oysa bu taslağı görsele çeviren ekran kartıdır. Ekran kartı dediğimiz gibi taslağı hazırlanmış bir görsel veriyi işler ve ekrana yansıtır. Grafik işlemci de buradadır ama GPU dediğimiz birimden (GPU = Grafik işlemci) paket olarak ayrı konumlarda bellek içerir. RAM, adı üstünde bellek. Belirli bir frekans değerine sahip olduğu gibi, türleri de vardır. Amacı kalıcı olmayan bilgiyi, saklamaktır. İndirilen veya özellikle işlenen bir veri doğrudan temel saklama birimlerine gitmez. (HDD gibi) Öncelikle RAM ile işlemci arasında turlar. HDD ve SSD temel saklama birimleridir. Son teknoloji ile bir SSD, bir HDD’den 30 kat hızlı olabilir. Kasa, her şeyi içinde bulunduran metal haznedir, her zaman bilgisayarı açacak veya veri girişi yapabildiği gibi, çeşitli temel diğer girişlere de yer verir. Açma/Kapama tuşu bulunduran kutu işte. Anakart, oldukça büyük bir ayrıntı isteyen husustur. Genel olarak her türlü donanım parçasının üzerinde yer aldığı (Doğrudan ya da takılarak) büyük parçadır. Power, bilgisayara güç veren kısımdır. DC akım/gerilim karakteristiğinde güç verdiğini, AC karakteristiği, DC’ye çevirdiği için bilgisayarda yer alması gerektiğini bilelim. DC, doğru akım, AC, alternatif akım demek. (Tesla’ya selamlar) Disk Sürücü, bugünlerde Blu-ray okuduğuyla tanınan birim. Yazabilir de. Ses kartı müzik veya film için özelleşmiş, adı üstünde hoparlör çıkışlarına bağlı birim. Anakart üzerinde bulunanlar da günümüzde ortalama kullanıcı için yeterince başarılıdır. Diğer bileşenlerin ne olduğunu tahmin edeceksinizdir ama güçlü işlemcilerde sıvı soğutma tercih edin. Derin Donanım Konular: İşlemci, Ekran kartı, RAM, “Anakart – HDD ve SSD – PCI ve USB” , Power ve geri kalan son noktalar. İşlemci Bir işlemci, bilgisayarın tüm temel komutlarından sorumlu merkezi birimdir. Zaten CPU adıyla anınan birimde, C (Central) demektir. Çok daha detaylı bir bilgi birikimini hak eden bu birim, tarafımca bir sonraki yazımda ayrıca incelenecektir ama bugün de oldukça derinlere ineceğiz. Derine, en derine. 1971 yılında Intel 4004 ile çok daha farklı bir alt yapı üzerinden, mikro denetleyici görünümündeki bu birim, bugün kendine özel has bir görünüme kavuşmuştur. İşlemci aileleri, Celeron, Pentium, i3, i5, i7 ve hatta XEON aileleri olarak tanıtılabilir. Bu Intel tarafındandır. AMD tarafında ise, FX, Phenom, hatta Opteron aileleri olarak tanıtılabilir. AMD’den kıyas olarak bahsedecek ve genel olarak Intel üzerinden ilerleyeceğim. Günümüzde en kaliteli oyun işlemcileri i5 ve i7’dir. Cep yakmasın isteyenler AMD tercih edebilir ama faturayla açığı kapatacaklardır. i5 işlemcilerin, i7 işlemcilerden bazı oyunlarda daha başarılı olmasının bazı oyunların 4 çekirdeğe kadar izin vermesi olduğu gibi, i5 işlemcilerde 4 çekirdeğin doğrudan kullanılması iken, i7 işlemcilerde duruma göre 2 çekirdek ve 2 izleğin kullanılabilmesidir. İzlek, çekirdeğin yansımasıdır ve genel olarak i7 işlemcilerde bulunur. AMD işlemcilerde ise yüksek güç kullanımı ve çoklu çekirdek, fazla önbellek (RAM’den daha hızlı temel bellek, bilgisayardaki ufak detayların en hızlı biçimde işlenmesini sağlar) gövde gösterisi yapsa da, Intel, özelleşmiş mimarisiyle AMD işlemcilerin darboğaz yaptığı yerde sorunsuz çalışacaktır. En güçlü güncel i7 masa üstü işlemci, en güçlü güncel i7 notebook (Mobil) işlemciden 2 kat iyidir. AMD’nin en güçlü FX işlemcisi ise en güçlü notebook işlemcisine dahi yaklaşamamaktadır, bununla ilgili yeterli bilgi birikimine sahibim. Bazı modellerin (XEON modelleri gibi) teknik detaylarına ve verim oranına bir sonraki yazımda değineceğim. Burada özet geçtiğim ayrıntıları o yazıda en detaylı şekilde anlatacağım. İşlemcide OverClock Bu hususa bir sonraki yazımda daha detaylı değineceğim ama şimdi de birkaç şey bilmekte fayda var. Evet, bir işlemci eğer Bios bu altyapıya uygunsa saat frekansı arttırılabilir. Bu çeşitli programlar üzerinden de yapılabilir, lakin genelde masa üstü işlemcilerinin saat frekansı arttırılabilir. Henüz i7 notebook işlemcisi OverClock eden birine rastlamadığım gibi, bu işlemi gerçekleştirmek için ayrı bir altyapı gerekebilir. Mümkün ama çok zor. Masaüstüler ise ayrıca çarpan kilidi gibi hususlara izin dahi veriyor. Ekran kartı Güncel sektörde, AMD ve nVidia yarışmaktadır. En güçlü kartlardan bazıları, GeForce Titan X ve Radeon Fury X olarak (Oyuncu GPU’ları) söylenebilir. Yeni nesil kartlara geçiş yapmamıza az kaldı ama ben burada model verip, kafa şişirmek istemiyorum. Grafik kartı işlemcisi, pek çok paralel çekirdek barındırır. Son güncel miktar 4096 idi diye biliyorum. Bu paralel çekirdek sayısı arttıkça, grup çalışması adını verdiğim olay da artacağından, daha az çekirdek sayısına sahip grafik kartları, eğer geri kalan teknik detaylar aynı ise daha az performans göstereceklerdir. Bunda transistör sayısının doğrudan etkisi var. Bir grafik kartı hem grafik işlemcisinin, hem de grafik belleğinin saat hızlarına doğrudan müdahale etmeye izin verir. Doğrudan program kullanmak, hem voltaj kontrolü, hem de saat hızlarına dikkat etmek açısından çok daha faydalıdır. Son zamanlarda gelişen teknoloji ile SLI ve CrossFireX adını verdiğimiz, ekran kartlarını beraber kullanma teknolojisinde, GPU’ların gücü yeterli oranda birleştirilebileceği gibi belleklerin beraber işlemesi de sağlanmıştır. Öyle ki, artık bellekler toplanarak kullanılmaktadır. Bu da güncel teknoloji ile oyuncuların 48 GB’a kadar “EKRAN KARTI” belleğine sahip olmasını sağlar. Quadro adı altındaki ekran kartları özelleşmiş bir yazılım ile bahsettiğim işlemciden gelen taslağı, aynı seviyedeki sıradan ekran kartına göre çok daha hızlı bir şekilde işler. Ekran Kartı Özel (Genel amaçlı notebook kullanımı için) Ekran kartının bir üst voltaj değeri vardır, bir orta, bir de alt voltaj değeri. 60 – 100 Watt arasında güç harcayan bilgisayarlar için bu bilgilerin faydalı olacağını düşünüyorum. Eğer elektrik olmaması durumunda oyun oynamak istiyorsanız ama yeterli performansı alamıyorsanız, bilgisayarın ve pilin gücüne göre orta voltajın frekans değerlerini, üst voltajlardaki standart değerlere kadar çıkartabilirsiniz. Bunu denerken aşırı dikkatli olmanıza gerek yok ama lütfen deneyecek olacaklar yine de dikkat etsin. Orta voltaj tehlikesiz olduğu ve voltaja dokunmak güç olduğu için “aşırı” ibaresini gereksiz buldum. Ayrıca, ilginçtir, güç miktarının ekran kartına daha çok gitmesini sağlarsanız, mesela ekran parlaklığını kısar ve USB’lerde güç harcayan bir birim bulundurmazsanız, frekansı kısmen biraz daha fazla arttırabilirsiniz. (Kare dalga hatası vermeden) RAM RAM, Random Access Memory, belirli lojik bellek hücrelerinin birleşmesi sonucunda üretilir. Son tipi, DDR4 olup, en güçlü bilgisayarlarda kullanılmaktadır. 3000 MHz gibi frekans değerleri görülebilmekte olup, bellek OverClock’u ile daha fazla arttırılabilmektedir. Gerekli görmemekle beraber, profesyonel kullanıcının işine yarayabilir de. Anakart üzerine takılan ince bir parçadır. Anakart – HDD ve SSD – PCI ve USB Anakart, bütün birimleri üzerinde toplayan parçadır. Anakartın kalitesi işlemcinin ve ekran kartının performansından tut da, uzun ömürlülüğe kadar pek çok şeye etki eder. HDD ve SSD’yi de buraya bağlarız, PCI birimleri (x1’den x16’ya kadar. Birim miktarı kompleksliği ölçer) ekran kartı ve ses kartı gibi birimleri anakarta bağlar. USB ise artık aklınıza gelebilecek pek çok aleti bilgisayara bağlamanıza imkan tanır. Tıpkı telefonlar ve portatif vantilatörler gibi. Anakart daha önceden kuzey ve güney köprüsü olarak bilinen ve şimdi tek bir yongada toplanan, veri iletişim birimlerini de içermek zorundadır. Bir HDD mekanik bir birimdir, bu sebeple belirli bir hızın üzerine geçemez, güvenilirliği de düşüktür. SSD ise her açıdan daha üstün olmasına rağmen kat kat pahalıdır. Hele ki mSata dediğimiz birim geldikten sonra SSD’ler çok daha doğrudan bilgisayara bağlanabildiği için, hatta bu yolun PCI ile de sağlanabilmesi sebebiyle standart SSD’lerden de kat kat hızlı olabilir. Güncel çok güçlü SSD, güncel HDD’lerden 30 – 40 kat hızlı olacaktır. POWER Power, daha önce de söylediğim gibi AC sinyali, DC sinyale çevirir. Gücünün daha fazla olması daha çok bileşenin takılmasına veya daha güçlü bileşenler takılmasına izin verir. Kaliteli markalardan almak, her zaman için güç veriminin daha fazla olmasını sağlar, genelde bazı markalar her zaman için üzerinde yazan gücü sağlayamayabilirler. Eğer araştırma yaparken, aradığınız Power’ın içini görebiliyorsanız bu çok iyi olur. Kullanılan, diyot, trafo ve dirençlerin, özellikle de kondansatörlerin kalitesini anlamaya çalışın.
Dünyanın en değerli 10 şirketinden 7'si teknoloji şirketi
Dünyanın en değerli 10 şirketinden 7'si teknoloji şirketi
Dünyanın en değerli şirketleri listesine 10 yıl önce 2 teknoloji şirketi girebilirken, 2019 verilerine göre piyasa değeri en yüksek şirketler listesinde dijital teknoloji üzerine yoğunlaşan 7 şirket yer alıyor. Online istatistik portalı Statista tarafından yayımlanan "2019'da Piyasa Değerine Göre En Büyük 100 Şirket" raporuna göre teknoloji şirketlerinin yükselişi devam ediyor. 2010 yılında sadece 2 teknoloji şirketi en değerli 10 şirket arasında kendine yer bulabilirken 10 yıl sonra teknoloji şirketleri listeyi domine ederek 7 şirketle listede yer aldı. İlk 10'daki teknoloji şirketleri sıralamasında Amerikalı şirketlerin ağırlığı dikkati çekiyor. ABD listede 5 şirket (Apple, Microsoft Corp, Alphabet Inc., Amazon ve Facebook) ile kendine yer bulurken, Çin listede 2 şirket (Alibaba ve Tencent Holding) ile yer aldı. Markets Insider sitesinde yer alan habere göre, sadece teknoloji şirketleri baz alındığında, dünyanın en değerli 5 teknoloji şirketi de ABD'de yer alıyor. ABD'li 5 teknoloji şirketinin piyasa değeri ise 5 trilyon doları aşmış durumda. Yapay zekadan bulut bilişime, e-ticaretten akıllı telefonlara kadar hemen hemen her alanda faaliyet gösteren şirketler her geçen gün değerlerini artıyor. İşte listede yer alan ilk 5 teknoloji şirket ve piyasa değerleri: 1. Apple Inc: 1,38 trilyon dolar 1976 yılından Steve Jobs, Steve Wozniak ve Ronald Wayne tarafından temelleri atılan Apple adını ilk olarak ürettiği bilgisayar kitleri ile duyurdu. Şirket günümüzde tüketici elektroniği, bilgisayar yazılımı ve kişisel bilgisayar tasarlayan, geliştiren ve satan çok uluslu bir Amerikan şirketi olarak biliniyor. Şirketin en bilinen donanım ürünleri Mac serisi bilgisayarlar, iPhone akıllı telefon, iPad tablet bilgisayar ve Apple Watch adlı akıllı saatleri olurken en bilinen yazılımları ise OS X ve iOS işletim sistemleri, iTunes medya tarayıcısı, Safari internet tarayıcısı, Apple TV+, iMessage, ve iCloud olarak ön plana çıkıyor. Şirket, Markets Insider'da yer alan Ocak 2020 verilerine göre 1,38 trilyon dolar piyasa değeri ile dünyanın en değerli teknoloji şirketi olarak ön plana çıkıyor.  2. Microsoft Corp: 1,27 trilyon dolar 4 Nisan 1975 yılında Bill Gates ve daha sonra şirketten istifa edecek olan Paul Allen tarafından kurulan Microsoft, bugün bilgisayarlarda en çok kullanılan işletim sistemlerinden biri olan Microsoft Windows ile adını bütün dünyaya duyurdu. Şirket, 1980'lerde MS-DOS işletim sistemi ile kişisel bilgisayarlara yönelik işletim sistemi pazarında çok önemli bir yere gelirken ardından Microsoft Windows ile de liderliğini sürdürdü. Şirketin Microsoft Windows dışında en çok bilinen yazılımları, Microsoft Office paketi, Internet Explorer ve Edge web tarayıcıları olurken, donanım ürünleri ise Xbox video oyun konsolları ve Microsoft Surface tablet serisi olarak ön plana çıkıyor. Şirket en büyük satın alımlarını ise Aralık 2016'da 26,2 milyar dolara LinkedIn ve Mayıs 2011'de 8,5 milyar dolara Skype Technologies alarak yaptı. Şirketin Ocak 2020 verilerine göre, 1,27 trilyon dolar market değeri bulunuyor. 3. Alphabet Inc: 1 trilyon dolar Alphabet Inc. Google ve Google'a ait diğer şirketleri tek çatı altında toplamak için 2015 yılında kuruldu. Merkezi Kaliforniya'da bulunan şirketinin başında Google'ın kurucuları Larry Page ve Sergey Brin bulunuyor. Şirketin en bilinen hizmeti ise daha çok arama motoru olarak hizmet veren Google olarak ön plana çıkıyor. 1998 yılında özel bir şirket olarak kurulan Google, Alexa tarafından dünyanın en çok ziyaret edilen internet sitesi olarak gösteriliyor. Google arama motoru hizmetinin yanında YouTube, Android işletim sistemi, Gmail, Google Takvim, Google Harita, Google Drive ve Google Pixel akıllı telefonu gibi pek çok konuda da kullanıcılarına hizmet veriyor. Alphabet ayrıca yapay zeka üzerine çalışmalar yapan DeepMind şirketinin de sahibi konumunda bulunuyor. Şirketin Ocak 2020 verilerine göre 1 trilyon dolarlık piyasa değeri bulunuyor. 4. Amazon: 931 milyar dolar ABD merkezli bir diğer teknoloji şirketi olan Amazon e-ticaret, bulut bilişim, yapay zeka, dijital yayın platformu konularında ön plana çıkıyor. Jeff Bezos tarafından 5 Temmuz 1994'te Amerika Birleşik Devletleri'nin Seattle şehrinde kurulan Amazon piyasa değeri açısından dünyanın en büyük alışveriş sitesi konumunda bulunuyor. Amazon son dönemlerde robotik teknolojiye yaptığı yatırımlar sonucunda işçi çıkarmalar ile de gündeme gelse de şirket 2018 verilerine göre yaklaşık 650 bin işçi sayısı ile ABD'nin en çok işçi istihdamı sağlayan şirketlerinden biri konumunda. Amazon'un en çok kullanılan servisi olan e-ticaretin yanında şirketin dijital video izleme platformu Amazon Prime Video, Amazon Music, bulut bilişim hizmeti sağlayan Amazon Web Services, e-kitap okuyucu Kindle ve sesli ev asistanı Amazon Alexa gibi diğer ürünleri de bulunuyor. Amazon'un Ocak 2020 verilerine göre market değeri ise 931 milyar dolar olarak dikkati çekiyor. 5. Facebook: 632 milyar dolar  Sosyal medya platformu Facebook 2004 yılında Mark Zuckerberg tarafından kuruldu. Kuruluşunun ilk yıllarında sadece Harvard Üniversitesindeki öğrencilerin kullanımına açık olan platform daha sonra ağını bütün Ivy League okullarını kapsayacak şekilde genişletti. 2006'dan sonra ise şirket 13 yaşından büyük herkesin kullanıcı olabilmesine izin verdi. Dünyanın en büyük sosyal medya platformu haline gelen Facebook'un 2019 yılı Statista verilerine göre aylık aktif 2,45 milyar kullanıcısı bulunuyor. Şirket, 2012 yılında 1 milyar dolara Instagram'ı 2014 yılında da 19 milyar dolara WhatsApp'ı satın alarak, Facebook uygulaması ve Facebook Messenger uygulaması ile birlikte en çok indirilen uygulamalar listesinde dört uygulaması ile yer almayı başardı. Facebook arkadaşlık sitesinin yanısıra dijital para birimi Libra, projesi ile de gündemi uzun süre meşgul etmişti. Facebook'un Markets Insider Ocak 2020 verilerine göre market değeri ise 632 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Çinli 2 şirket ilk 10'da  "2019 Piyasa Değerine Göre En Büyük 100 Şirket" raporuna göre ilk 10'da iki Çinli şirket bulunuyor. 2019'da 480 milyar dolar market değeri bulunan Alibaba dünyada e-ticaret, e-ödeme sistemi ve bulut bilişim ile ön plana çıkıyor. 472 miyar dolar pazar değerine sahip olan Tencent Holdings ise WeChat gibi Çin'de çok yaygın kullanılan ve kullanıcılarına yemek siparişinden hastane randevuna kadar pek çok konuda dijital hizmet veriyor. Tencent aynı zamanda Alibaba'nın ardından Asya'nın en büyük ikinci şirketi konumunda. Son yılların en çok konuşulan video paylaşım platformu TikTok'ta yine Çinli bir firma olan ByteDance tarafından işletiliyor. Ayrıca Çin, “Made in China 2025” planıyla, dünyanın en yüksek teknoloji üreten ülkesi olmayı hedefliyor. 
Android ile iOS Arasındaki Fark Nedir?
Android ile iOS Arasındaki Fark Nedir?
Dünyanın en çok kullanılan mobil işletim sistemleri Android ve iOS, hem teknoloji uzmanları hem de kullanıcılar tarafından sık sık birbirleriyle karşılaştırılıyor. Her iki işletim sisteminin de kendi içinde artı ve eksileri olmakla beraber aslında taban tabana zıt iki ayrı platformdan bahsediyoruz. Peki Android ile iOS arasındaki fark nedir? Android’in iOS’a göre avantajları var mı? Hangi işletim sistemini kimler tercih etmeli? İşte tüm bu soruların detaylı cevapları… Mobil işletim sistemleri ile ilgili dönem dönem piyasaya farklı alternatifler sunulsa da yıllardır en çok duyduğumuz ve kullandığımız işletim sistemleri arasında Android ve iOS ön plana çıkıyor. Temelde her ikisi de aynı amaca hizmet ediyor olsa dahi bu popüler işletim sistemlerinin felsefelerinden tasarımlarına, kullanım kolaylıklarından performanslarına kadar tüm detaylarında çeşitli farklılıklar bulunuyor. “Android ile iOS arasındaki fark nedir?” sorusu dahil bu iki işletim sistemine dair birçok sorunun cevabı yazımızın devamında yer alıyor. En Baştan Başlayalım: Android ile iOS Arasındaki Fark Nedir? Bilindiği gibi Android işletim sistemi Google tarafından, iOS ise Apple tarafından geliştiriliyor. Ancak Android ve Apple arasındaki fark bununla sınırlı kalmıyor. Android, Linux tabanlı ve açık kaynak kodlu bir işletim sistemi sayılırken iOS ise tamamen kapalı olarak işliyor. Bu durum, Android işletim sisteminin çok daha esnek olmasını; uygulama mağazası dışındaki APK uzantılı yazılımları da desteklemesini sağlıyor fakat güvenlik açıklarını da beraberinde getiriyor. iOS ise yalnızca Apple tarafından belirlenen kaynaklar üzerinden uygulama ve oyun gibi içerikleri yüklemeye izin verdiği için çok daha kapalı ancak çok daha güvenli bir şekilde işliyor. Android’in iOS’a Göre Avantajları Nelerdir? Yazının başında da belirttiğimiz gibi her iki işletim sisteminin de kendi içinde çeşitli artıları ve eksileri bulunuyor. Diğer yandan iOS ile karşılaştırıldığında Android işletim sistemi, başta özgür yazılım dinamikleri olmak üzere belirli konularda öne geçiyor. Bunlar; Android, serbest bir işletim sistemi olarak tanımlandığı için iOS gibi yalnızca Apple cihazlarda yer almaz. Dileyen tüm markalar, telefon modellerinde Android işletim sistemini kullanabilir. Bu da hem fiyat hem özellik bakımından çok daha fazla seçenek anlamına gelir. Android işletim sistemi, ücretsiz bir işletim sistemi olduğu için teknoloji markaları Google’ın bu popüler yazılımı için ekstra ücretler ödemez. Haliyle Android işletim sistemine sahip olan cihazlar, iOS yüklü telefonlarla aynı özellikleri içerseler bile fiyat açısından daha uygun alternatifler sunar. Android telefonlar, iOS’ta olduğu gibi bağlantı ve dosya aktarımı konusunda çeşitli kısıtlamalara sahip değildir. Bu yüzden Android telefonunuzdaki içerikleri, dilediğiniz cihazla herhangi bir kısıtlama olmadan kolayca paylaşabilirsiniz. Android mi iOS mu Almalıyım? Aslında bu sorunun cevabına şimdiye kadar sıraladığımız detaylara göz atarak da ulaşmak mümkün. Örneğin; daha uygun fiyatlar üzerinden daha fazla özelliğe sahip olan bir akıllı telefon kullanmak istiyorsanız Android’i tercih edebilirsiniz fakat önceliğiniz fiyat değil de çok daha stabil ve güvenli bir işletim sistemiyse iOS’u tercih etmelisiniz. Bu noktada “Android mi iOS mu güvenli?” sorusunun cevabını da vermiş oluyoruz. Ek olarak bir akıllı telefondan beklentiniz herhangi bir kısıtlamaya maruz kalmadan tüm özellikleri ve uygulamaları olduğu gibi kullanabilmekse Android, bu amacınıza çok daha uygun bir işletim sistemi. Bunun yerine daha kısıtlanmış ancak kullanımı çok daha kolay, güvenliği çok daha yüksek bir işletim sistemi arıyorsanız iOS’u tercih etmelisiniz. Android mi iOS mu Daha Çok Kullanılıyor? İlk olarak bu sorunun cevabını lafı dolandırmadan belirtelim: Hem ülkemizde hem dünyada Android işletim sistemi, iOS işletim sistemine göre çok daha yaygın şekilde kullanılıyor. Ancak bu Android işletim sisteminin en iyisi olduğu anlamına gelmiyor çünkü her iki işletim sistemi de birbirinden oldukça farklı beklentilere hitap ediyor. Bu nedenle “Kendi klasmanlarında Android de iOS da en iyisidir.” demek yanlış olmaz. Ayrıca Android işletim sisteminin tüm dünyada çok daha yaygın şekilde kullanılmasının performans dışında fiyat ve çeşitlilik gibi farklı sebepleri de bulunuyor. Örneğin; neredeyse tüm akıllı telefon üreticileri Google gibi bir dünya devine bağlı ve ücretsiz olduğu için hem amiral gemi hem de giriş seviyesi telefon modellerinde Android işletim sistemini tercih ediyor. Bu da Android’in tüm ülkelerde çok daha yaygın olarak kullanılmasına yol açıyor. Son olarak Android ve iOS sürekli yeni güncellemeler yayınlıyor. iOS güncellemeleri kapalı sistemde olduğu ve yalnızca iPhone’ları kapsadığı için çok daha sorunsuz çalışırken Android güncellemelerinin ise farklı markaların farklı modellerinde çeşitli uyum sorunlarına yol açabildiğini aklınızda bulundurmalısınız.
Neden Windows? Neden bu kadar çok tercih ediliyor?
Neden Windows? Neden bu kadar çok tercih ediliyor?
Bağlı olduğu Microsoft firması büyük işlere imza atmış Windows dünya üzerinde de bariz bir kullanıcı kitlesine sahip. En çok kullanılan işletim sistemi olmakla kalmıyor, en çok kullanılan sürümü de son çıkan Windows 10. Bu da bariz bir güncellik, kaliteli bir ürün hissi oluşturuyor. Peki neden Windows bu kadar “ünlü”? NEDEN WİNDOWS BU KADAR ÇOK TERCİH EDİLMEKTE? NEDEN WİNDOWS? 1 – Yenilikçi ve özgün Akıllı telefon konusunda özelliklerin ve tasarımların çoğu birbirlerinden “çalıntı” olsa da Windows sürümlerindeki birçok özellik kendilerine özgü, yenilikçi özelliklerdir. Ayrıca tasarımları da kendilerine özgü olmakta olup, birçok kullanıcıyı kendine çekmektedir. 2 – Hızlı, donanım uyumu yüksek Bunu bütün Windows sürümleri için konuşmasak da, Windows 10 için bundan bahsedebiliriz. En güncel sürümlerle de donanım uyumu iyice yükseltilmiş olmakla kalmamış, bütün donanımlar ile uyumluluk sağlanmıştır. Güncel Windows sürümleriyle gelen özellik sayesinde donanım takıldığı takdirde anında donanımın sürücüsünü indirerek donanım uyumu zaten güzel olan Windows, daha güçlü bir donanım desteği ile tercih edilenler arasında 1. sırada. 3 – Güvenli, güçlü, dayanıklı Birçok kişi Windows sürümlerini korsan yolla indirmesinden dolayı her ne kadar güvenliği düşük olarask tanımlasalar da, orijinal Windows kullanıcıları için bu bir sorun değil. Windows‘un sürekli güncelliğinden ötürü güvenliğinin de arttırıldığını da belirtelim. KAMU SPOTU : Korsan sitelerden Windows indiren kullanıcılar ya da orijinal Windows‘u crack yoluyla aktive edenler, orijinal, hatta deneme sürümü kullanıcılarına göre dahi daha savunmasızlardır. Güvenlik açıkları bir yana, crack yoluyla aktive edilmesinden ötürü sürekli arka planda uygulamanın çalışmasından dolayı donanım ömrünü ve performansını da kısıtlamaktadır. NEDEN WİNDOWS TERCİH EDİLMEMELİDİR? Başlamadan yine belirtelim, Windows‘un tercih edilme sebepleri olduğu kadar edilmeme sebepleri de bulunmakta, fakat bunlar cidden sayılı.   1 – Kullanıcısıyla beraber korsanları da fazla Dünya üzerinde en çok kullanılan işletim sistemi olması Windows için büyük bir artı olduğu kadar büyük bir eksi de. Dünya üzerinde Windows kullanıcısının fazla olması sebebiyle “hackerları” da bir hayli fazla. Her geçen gün yeni trojanlar ve virüsler çıkmakta. Bunların en büyük örneklerinden birisi de WanaCrypt0r ve Petra virüsleri. Bu sebepten ötürü firmaların çoğu Apple marka bilgisayar kullanmakta.   2 – Biraz “zorluyor” Yukarıda yazdığım “zorluyor” ile anlatmak istediğim, bazı konularda ısrarcı olabilmesi. Yine Windows 10 adına konuşacağım fakat, bazı konularda, özellikle Microsoft Edge konusunda ısrarcı. Birçok insan Windows olduğu kadar Chrome kullanmaya da alıştığı için, arada “Tarayıcınızı Microsoft Edge olarak değiştirin” bildirimleri çıkması sinir bozucu. Tamam, gayet güzel bir tarayıcı olabilir, ama alışkanlıklarımızdan vazgeçmek istemiyoruz. Ha bu benim görüşüm, sizin görüşünüz farklı olur, benimki ayrı. Orası size kalmış.
Neden Bilgisayar Mühendisliği? Neden Yazılım?
Neden Bilgisayar Mühendisliği? Neden Yazılım?
Bilgisayar, yaptığımız her şeyin bir parçası. Bilgisayarlı hesaplama ve bilgisayar teknolojileri, kullandığımız arabalardan izlediğimiz filmlere kadar hayatımızın neredeyse her alanında yer bulan parçalar haline geldi. Bilgisayar bilimlerinin farklı boyutlarını anlayabilmek, eğitimli bir 21.yüzyıl insanının sahip olması gereken temel özelliklerden biri. Hedefiniz ister bilim insanı olmak, ister popüler bir uygulama geliştirmek, ya da isterseniz yalnızca birisi “bilgisayar bir hata yaptı” dediğinde onu anlayabilmek olsun; bilgisayar bilimleri alanında eğitim almak size çok değerli bilgiler kazandıracaktır. Bilgisayar bilimleri dünya üzerinde pozitif yönde bir değişim yaratmanıza olanak sağlar. Bilgisayarlı sistemler bilim, mühendislik, işletme, eğlence sektörü ve eğitim gibi birçok alanda yeni buluşların ortaya çıkmasının arkasındaki temel güçlerden biridir. İnsan genom projesi, AIDS aşısı araştırmaları, çevre gözetim ve koruma uygulamaları gibi sayısız konuda bilgisayar destekli çalışmalar yürütülüyor. Eğer siz de dünyaya katkıda bulunmak istiyorsanız, bilgisayar bilimleri tam size göre. Bilgisayar bilimleri kazançlı kariyer imkanları sunar. İş hayatında en çok kazandıran ve en yüksek iş memnuniyeti sağlayan alanlardan biri bilgisayar bilimleri alanıdır. Yeni buluşlar ve bu yeni buluşların getirdiği alan içi yenilikler, sürekli dinamik bir şekilde ileriye doğru giden rekabetçi bir ortam doğmasına neden olmaktadır. Bu nedenle hem kariyer imkanları, hem de memnuniyet açısından bilgisayar bilimleri alanı her geçen gün yeni olasılıklar sunmaktadır. Nerede olursanız olun, iş imkanları kalıcıdır. 2020 yılına kadar, bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik konularındaki her iki işten birinin bilişim alanında olması bekleniyor. (Kaynak: http://pathways.acm.org) Bilgisayar dünyasında beklenen gelişmelerle küresel ölçekte tüm kuruluşların bu alanda birikim sahibi yeni yeteneklere bugünkünden daha da fazla ihtiyaç duyması kaçınılmaz olacak. Bilgisayar bilimleri alanında uzmanlaşmak, asıl kariyer tercihiniz ne olursa olsun size avantaj sağlar. Bilgisayar mühendisliği diplomasına sahip olmak, hangi alanda çalışacak olursanız olun, size geniş bir bilgi dağarcığı, problem çözme ve mantıksal düşünme yeteneği gibi avantajlar sağlar. Çok sayıda üniversite ve işveren bilgisayar bilimleri dersi ya da alanındaki başarıyı çok yönlülüğün göstergesi olarak görmektedir. Bilgisayar bilimleri yaratıcılık ve yenilikçilik olanakları verir. Yüksek kalitede bilgisayar çözümleri oluşturmak en üst seviyede yaratıcılık isteyen ve pek çok farklı alanda yaratıcı işleri destekleyen çözümler ortaya çıkarmayı gerektirir. Bu alan, sırada neyin olduğunu tahmin etmenin imkansız olduğun alanlardan biridir. Bu yüzden bilgisayar bilimleri alanında çalışmanın ve alana katkıda bulunmanın yolları sayısızdır, ve bu yapacağınız işi etkileyici ve heyecan verici kılar. Bilgisayar çok geniş bir insan topluluğuna, ilgi alanlarından bağımsız olarak, ödüllendirici ve ilgi çekici olanaklar sunar. Bilgisayar bilimleri, çözülmesi hayal gücü ve farkındalık gerektiren derin ve çok boyutlu problemleri çözebilme yeteneği gerektirir ve bu yeteneğin gelişiminde yardımcı olur. Bilgisayar alanı hem ekip çalışması, hem de bireysel çalışma seçeneklerine sahiptir. Bu alanda çoğu zaman farklı konularda yetenekleri olan insanların oluşturduğu bir ekibin parçası olmak gerekse de, bireysel kabiliyet ve hayal gücü oldukça önemli bir yere sahiptir.
Tasarım Başlamadan önce bilinecek 10 Temel İpucu
Tasarım Başlamadan önce bilinecek 10 Temel İpucu
Tasarım, her türlü basılı ürünü görsel olarak ön plana çıkaran ve ürüne estetik katan en önemli öğelerden biridir. Öyle ki, son derece başarılı bir tasarım, basit bir ürünün pazarlanması noktasında vurucu bir etki bile yapabilir ve satışlarını önemli ölçüde artırabilir. Bu sebeple ilgili ürün ne olursa olsun, hazırlayacağınız tasarım konusunda son derece dikkatli ve özenli olmalısınız. Ürününüzün tasarımını kendiniz yapsanız da veya profesyonel bir tasarımcı ile çalışmaya karar verseniz de, tasarıma başlamadan önce bilmeniz gereken birkaç önemli nokta var. Bu yazımızda, tasarıma başlamadan önce mutlaka bilmeniz gereken 10 temel ipucunu sizin için derledik. 1.Tasarım yapacağınız ürünü tanıyın. Elbette ki atacağınız ilk adım, tasarım yapacağınız ürünü tanımak olacak. Her türlü basılı reklam ve tanıtım aracı için aynı tasarımı kullanamazsınız. Örneğin, bir el ilanı için uygun olduğunu düşündüğünüz bir tasarım, katalog için şık durmayabilir. 2.Tasarım aracılığı ile ürünün iletmek istediği mesajı ileteceğinizi unutmayın. Gerek görsel gerek de yazılı açıdan hazırladığınız tasarım, hedef kitlenize bir mesaj iletecektir. Bu mesajı doğru ve etkili bir şekilde iletecek bir tasarım hazırladığınızdan emin olun. 3.Hedef kitlenizi çok iyi tanıyın. Hedef kitlenizi doğru tanımak, tasarımda kullanacağınız öğeleri daha sağlıklı bir şekilde seçmenize yardımcı olacaktır. 4.Tasarımların kullanılacağı ortamları dikkate alın. Kartvizitler daha çok bireysel bir kullanıma hitap ederken afiş, poster ya da banner gibi ürünler açık alanda kullanılan araçlardır. Tasarımın, kullanım ortamlarına uygun bir doğrultuda hazırlanması gerekir. 5.Görsel çözünürlük hayati önem taşıyor. Tasarımda kullanacağınız görseller, her zaman ve mutlaka yüksek çözünürlükte olmalıdır. 6.Renk seçimlerinde dikkatli olun. 7.Tasarıma yazılı içerik ekleyecekseniz, metnin iletmek istediğiniz mesajla uyum içerisinde olmasına özen gösterin. Tasarım sadece görsellikten ibaret değildir. Kullanacağınız yazılı ifade ile mesajınızı hedef kitlenize daha etkili bir şekilde iletebilirsiniz. 9.Her zaman büyük resmi görün.8.Yazılı içerikte kullandığınız fontlar (yazı tipleri) hakkında mutlaka bilgi sahibi olun. Hazırlayacağınız tasarıma, bütünsel bir bakış açısı ile yaklaşın. Tasarım, marka ile örtüşüyor mu? İletmek istediğiniz mesajı doğru bir şekilde yansıtıyor mu? Kurumsal kimliği başarılı bir şekilde tamamlıyor mu? Bu sorulara olumlu yanıtlar verebilmeniz gerekiyor. 10.Tasarımda her zaman sadelikten yana olun. Etkileyici bir tasarım hazırlamak istiyorsanız; tasarımınızda karmaşık görsellerden, okunması güç yazı tiplerinden ve çok fazla renk kullanmaktan kaçının.
Yazılım Öğrenmeye Nasıl Başlanmalıdır
Yazılım Öğrenmeye Nasıl Başlanmalıdır
ADIM 1 Yazılıma başlama isteği, girişimciliğin sayesinde çıkan rol modellerinin insanlar tarafından çekici bir hayat olarak görülmesi ile gün geçtikçe artan ve daha çok kişide ortaya çıkan bir durum haline geldi. Bu isteğin ortaya çıkması çok güzel ancak bu isteğin sürdürülebilir olması gerekiyor. Yazılıma başlamadan önce “neden bu işi yapacağım?” sorusuna sizi motive eden, sürdürülebilir bir cevabınız olması gerekiyor. Aksi halde yazılım geliştirmenin de zor yanları var. Bu zor yanlar kimi zaman katlanılamaz olabiliyor. Bunlardan birkaçını saymak gerekirse; Saçma sapan bir hata için saatlerce uğraşabilirsiniz. Çözdüğünüzde bile kendinizi aptal hissedebilirsiniz. Şu hatayı çözünce yatacağım deyip geceleri uykusuz kalabilir ve bunun yarattığı düzensiz uyku sorunları baş gösterebilir. Saatlerce bilgisayar başında oturmanız sağlık problemleri yaratabilir. gibi gibi… Kişiden kişiye eklenebilecek daha nice problem. Bu problemlere karşı pes etme noktasına geldiğinizde sizi güçlü kılacak motivasyonu bulun. Aksi halde yazılımda kendinizi geliştiremeden bıkıp, bırakacaksınız muhtemelen. ADIM 2 Sürdürebilirlik için gereken motivasyon kaynağını tespit ettik. Bu adımda yapılan en sık hata “Phyton, Javascript, C#” popüler dillermiş. O yüzden onu öğrenmeliyim”. Bunun yerine “ben hangi platforma geliştirme yapmak istiyorum?” sorusunu kendinize sorun. Mesela C++ popüler bir dil olmasına rağmen ben başlangıç için önermiyorum. Ben mobil uygulama geliştirmek istiyorum. Android platformunda geliştirme için Java, IOS platformu için Swift öğrenmeliyim ve ya ikisine aynı anda geliştirmek istiyorsam cross çözümler için Javascript öğrenmeliyim. Ben website geliştirmek istiyorum. HTML, CSS, Javascript öğrenmeliyim. Ben Windows 10 uygulaması geliştirmek istiyorum. C# öğrenmeliyim. Kısaca programlamaya başlamak için ilk olarak hangi platformda geliştirme yapmak istiyorsanız ona karar verin. EKLEME : Facebook’tan gelen önerilerden birini eklemek istiyorum.Murat Yener: “Platformlar gelip geçicidir. Bundan 10 yıl önce mobil demek symbian, web demekse flash/actionscript demekti. Kullanılmayacak bile olsa c, devamında c++ ve sonrasi java/c# gibi diller programlama teorisi, oo prensipleri ve veri yapılarını anlamak günü geldiğinde dil ve platform değiştirebilmek için gerekli altyapıyı sağlar. Aksi halde bugün bankalardaki cobol cular gibi zamanında o çok beğendiğiniz platformda çakılıp kalma riski oldukça yüksek..Sonuç olarak : Belli bir dile sabit kalmak yerine yeni teknolojiler üzerinde çalışmanız önerilir. ADIM 3 Motivasyonumuzu bulduk, platformumuza karar verdik. Bu konuda klasik bir tavsiyeyi ben de vereceğim. “İngilizce öğrenin.” İngilizce kaynak sayısı, Türkçe’ye göre çok çok üst düzeyde. Özellikle yeni teknolojileri öğrenmek istiyorsanız Türkçe kaynak bulmanız çok zor. Şimdi sıra artık öğrenmekte. Peki öğrenme kaynaklarını nereden bulabiliriz? Google’da, Youtube’da aratın. Aslında kaynak bulmak bu kadar basit. Bu derslerdeki kodları yazın, özgünleştirin ve test edin. Sadece videoları izlemeniz maalesef ki işe yaramayacaktır.- Android Development Tutorial- Android Programlama Dersleri- HTML Dersleri- Web Development for Beginners Udemy, Coursera, Pluralsight gibi programlama kurs sitelerindeki düzenli eğitimleri kullanabilirsiniz. Bu kurslardaki kodları yazın, değiştirin ve test edin. Sadece videoları izlemeniz maalesef ki işe yaramayacaktır.- Udemy ve Coursera üzerindeki birçok ücretsiz kursa ulaşabilirsiniz.- Microsoft’un Dreamspark programı ile öğrenciler Pluralsight’taki profesyonel eğitimlere ücretsiz erişebilir. “Kervan yolda düzülür.” : Proje geliştirin. Proje geliştirirken ihtiyaç duyduğunuz kodları Google’da aratın. Özellikle “Stackoverflow” bu konuda baş hocanız oluyor. Bu öğrenme yöntemi en hızlı öğrenme yöntemidir ancak biraz tehlikeli denebilir. Çünkü yazılım geliştirme mimarisini öğrenmeden kod geliştirmeye başlamanız birçok açıdan problem yaratabilir.
Sosyal Medya Platformları İdeal Post ve Görsel Boyutları
Sosyal Medya Platformları İdeal Post ve Görsel Boyutları
Dünyada sosyal medya kullananların sayısı 2015’te 2.07 milyar kişi iken 2020’de bu oran neredeyse iki katına çıkarak 3.81 milyar seviyelerine ulaştı. 7.77 milyarlık dünyamızda insanların %49.03 sosyal medyayı kullanıyor. Bu doğrultuda da en çok kullanıcısı olan sosyal medya platformlarında yapacağınız paylaşımlar için gerekli olan ideal post-görsel boyutlarını sizler için derledik. 1)Instagram Post /Görsel Boyutu  Instagram kullanımı her geçen gün daha da artıyor. Dünyada toplam 855 milyon üzerinde kullanıcısı bulunuyor. Instagram’da post-görsel boyutları ise şu şekilde:    Instagram Profil Fotoğrafı Boyutu : 110 x 110 piksel Instagram Fotoğraf Boyutu: 1080 x 1080 piksel (kare), 1080 x 566 piksel (landscape), 1080 x 1350 piksel (portre) Instagram Story Boyutu: 1080 x 1920 piksel Minimum Instagram Video Boyutları : 600 x 600 piksel (kare), 600 x 315 piksel (landscape), 600 x 750 piksel (portre) Maximum Instagram Video Uzunluğu: 60 saniye     2)Facebook Post /Görsel Boyutu 2014 yılında 1.34 milyar kullanıcısı olan Facebook’un ise 2020 itibariyle aylık aktif kullanıcı sayısı 2.7 milyar. Facebook platformunun post-görsel gereklilikleri ise şu şekilde:   Facebook Profil Fotoğrafı Boyutu: 180 x 180 piksel Facebook Kapak Fotoğrafı Boyutu: 820 x 462 piksel Facebook Fotoğraf Post Boyutu: 1200 x 630 piksel Facebook Video Boyutu: 1280 x 720 piksel Maksimum Facebook Video Uzunluğu: 240 dakika     3)Snapchat Post /Görsel Boyutu Sosyal medya paylaşımlarına farklı bir şekilde yaklaşan ve oluşturduğu filtrelerle popülerleşen Snapchat’in 2020 kullanıcı sayısı 314.6 milyon. Bu rakamın 2021’de 332 milyon seviyelerine çıkacağı tahmin ediliyor. Snapchat için post-görsel boyutları gereklilikleri ise şu şekilde:   Snapchat Fotoğraf Boyutu:1080×1920 Snapchat Video Boyutu:1080×1920 Maksimum Snapchat Video Uzunluğu: 180 saniye   4)Linkedin Post /Görsel Boyutu Dünyanın en büyük profesyonel bağlantı platformu olan Linkedin’in ise 200’den fazla ülkeden toplamda 722 milyonun üzerinde kullanıcısı yer alıyor. Linkedin platformu için post-görsel boyutları gereklilikleri ise şu şekilde:   Kişisel Profil   LinkedIn Profil Fotoğrafı Boyutu: 400 x 400 piksel LinkedIn Arka Plan Fotoğraf Boyutu: 1584 x 396 piksel LinkedIn Post Görsel Boyutu: 1200 x 1200 piksel (Masaüstü) 1200 x 628 piksel (Akıllı Telefonlar) LinkedIn Video Boyutu: 256 x 144 piksel (minimum) to 4096 x 2304 piksel (maksimum) Maksimum LinkedIn Video Uzunluğu: 10 dakika     Şirket Profili   LinkedIn Şirket Logosu: 300 x 300 piksel LinkedIn Kapak Fotoğrafı: 1536 x 768 piksel LinkedIn Sponsorlu İçerik Görsel Boyutu: 1200 x 627 piksel 5)TikTok Post /Görsel Boyutu TikTok ise 2020’nin en dikkat çeken uygulamalarından birisi olabilir. Uygulama hızlı bir yükselişle birçok markette yerini aldı. Toplamda 689  milyon aktif aylık kullanıcısı olan platformun post boyutları ise şu şekilde:   Tik Tok Video Boyutu: 1080 x 1920 piksel Videoların 15 saniyede tutulması önerilir. Tik Tok Profil Fotoğrafı: 200 x 200 piksel     6)Pinterest Post /Görsel Boyutu Pinterest platformu da her ne kadar ülkemizde diğer sosyal medya kanalları kadar popüler olmasa da dünyada birçok ülke tarafından kullanılıyor. Aylık 416 milyon aktif kullanıcısı bulunan bu platformun post-görsel gereklilikleri ise şu şekilde:   Pinterest Profil Fotoğrafı Boyutu: 165 x 165 piksel Pinterest Kapak Fotoğrafı Boyutu: 222 x 150 piksel Pinterest Standart Pin Boyutu:  1000 x 1500 piksel Pinterest Video Özellikleri: kare (1:1) ya da dikey (2:3, 9:16) Video Uzunluğu: Minimum 4 saniye, maksimum 15 dakika   7)Twitter Post-Görsel Boyutu Aylık 353 milyon aktif kullanıcısı olan Twitter platformu ise ülkemizde son derece yaygın sosyal medya kanallarından biri olarak yer alıyor. Bu platformun post-görsel boyutları gereklilikleri ise şu şekilde: Twitter Profil Fotoğrafı Boyutu: 400 x 400 piksel Twitter Başlık Boyutu: 1500 x 500 piksel Twitter Post Görsel Boyutu: 1024 x 512 piksel Twitter Video Boyutu: 720 x 720 piksel (square), 1280 x 720 piksel (landscape), 720 x 1280 piksel (portrait) Maksimum Twitter Video Uzunluğu: 140 saniye   8) Youtube Post-Görsel Boyutu Youtube’un ise aylık 2 milyar aktif kullanıcısı bulunuyor. Bu platformun post-görsel boyutları ise şu şekilde: YouTube Standart Video Boyutu: 1280 x 760 piksel YouTube Kanalı Kapak Fotoğrafı: 2560 x 1440 piksel (Masaüstü) ve 1546 x 423 piksel (Akıllı Telefonlar)
Tasarım İlkeleri
Tasarım İlkeleri
Tasarım ilkeleri, etkili bir iletişimin temelidir. Firmaların günümüzdeki en önemli etkinlikleri ise reklam ve tanıtım faaliyetleri alanında oluyor. Yani iletişim işinizin merkezinde yer alıyor. Bu durumda ise tasarım ilkelerini gözeterek etkili bir iletişim ortaya koymanız, yani maksimum başarı ile tanıtım faaliyetlerinizi gerçekleştirmeniz gerekiyor. Öncelikli olarak karşımızda çıkan ve dikkat etmemiz gereken tasarım ilkelerini ise Bütünlük, Farklılık, Vurgu, Denge, Alan, Zıtlık, Ritim ve Oran olarak ifade edebiliriz. Her birine yakından bakacak olursak ise önemli püf noktalara ulaşabiliyoruz. 1 – Bütünlük Bütünlük ilkesi, tasarımın parça parça ele alınması değil, tamamı ile anlam ifade etmesidir. İyi bir tasarımın belki de en olmazsa olmaz ilkesi bütünlüktür. Bu sayede baskı yapılan tasarıma bakıldığında, genel bir bütün algısı oluşur ve her bir parça, ahenk içerisindedir. 2 – Farklılık Tasarım ilkeleri arasında yer alan farklılık, yapılan tasarımın karakteristik özellikleri ile fark yaratması ve rakipleri arasında ön plana çıkmasıdır. Bu sebeple de özellikle, afiş, broşür, kartvizit ve benzeri tasarımlarda önem taşır. 3 – Vurgu Her tasarımın bir vurgusu, yani odak noktası vardır. Burada verilmek istenen mesaj verilir. Hem kelimeler ile hem renkler ile hem de görseller ile odak noktası desteklenmelidir. 4 – Denge Denge, hem renklerin, hem görsellerin, hem de yazıların eşit dağılımını ifade eder. Bu denge, göz yormayan bir tasarımı ifade eder ve tasarım ilkeleri arasında önemli bir tanesidir. 5 – Alan Farklı ölçülendirmeler ve de boyutlu çalışmalar, tasarımın alanını genişletmektedir. Örneğin, 3 boyutlu bir görsel çalışması ile etkiyi artırabilirsiniz. 6 – Zıtlık (Karşıtlık) Zıtlık yani karşıtlık, tasarım ilkeleri arasında yer alan önemli bir kuraldır. Buna göre karşıtlıkların gücünden faydalanılır. Zıtlıklar ilgi çekici hale gelir ve özellikle baskısı yapılacak olan tasarımlar daha fazla göz alıcı olur. 7 – Ritim (Devamlılık) Ritim, devamlılık ya da uyum, aynı temel tasarım ilkesini ifade eder. Genel bir ahenkten söz ediyoruz ve bu uyumluluk hali gözün tasarımdaki önemli detayları kolayca yakalanmasını sağlamaktadır. 8 – Oran/Orantı Oran, tasarımdaki şekiller ve yazılar arasındaki denge halidir. Tasarım için son derece önemli olan oran orantı konusu, hem estetik bir görünümü ifade eder, hem de oranı sağlanan tasarımda istenen noktalar dikkat çekmeyi başarır.
izmir dijital ajans dijital pazarlama