Blog'dan Yazılar

Sizler için profesyonel yazarlarımız ile hazırladığımız makalelerimizi okuyun ve kendinizi geliştirin.

Sunucu Yönetiminde Panelin Fonksiyonu Nedir?
Sunucu Yönetiminde Panelin Fonksiyonu Nedir?
Web sunucuları normal koşullarda yalnızca işletim sistemi yüklenerek kullanıcıya teslim edilen donanımlardır. Bu durumda, sisteme yapacağınız her eklenti SSH ismi verilen bir uzak bağlantı arayüzü ile gerçekleştirilebilir. Yani sistem yapılandırmasını gerçekleştirebilmeniz için Linux veya Windows işletim sistemlerinin dillerini ve komutlarını biliyor olmanız gerekir. Bu yöntem web yöneticileri ve ileri düzey hakimiyeti bulunan bilgi teknolojileri uzmanları tarafından kolaylıkla uygulanabilir. Ancak bu arayüzün herhangi bir, görsel geliştirme aracı bulunmaz. Tüm işlemler komutlarla gerçekleştirilir, komut ekranında takip edilir. Cpanel, Plesk, DirectAdmin gibi kontrol panelleri, sunucuların hemen her fonksiyonunun bir kullanıcı arayüzü üzerinden kontrol edilmesini sağlar. Turhost, sunucu satın almak isteyenler için Cpanel ve Plesk lisansı sağlayabilmektedir ve tüm hosting planlarında kontrol paneli standart olarak kullanıcılara sunulmaktadır. Sistematik Sunucu Yönetimi Sunucu sahipleri, kontrol panelleri sayesinde web sitelerini listeleyebilir, özelliklerini değiştirebilir, yedekleme ve SSL aktivasyonu yapabilir, yeni site ekleyebilir ve farklı uygulamaları sunucuya tanımlayabilir. Kontrol panelleri, tüm sunucunun ve sitelerin sistematik olarak takibini kolaylaştırır. Ayrıca sitelerin sınırlandırılması, durdurulması, tekrar hizmete açılması, veri tabanlarının yönetilmesi, güvenlik özelliklerinin tanımlanması ve yönetilmesi, uygulama havuzundan tercih edilen uygulamaların kurulması ve kaldırılması gibi birçok fonksiyon paneller sayesinde hızlıca gerçekleştirilebilir. Kaliteli Sunucularda Kaliteli Panel Yazılımları Kullanmak Türkiye’nin önde gelen lider hosting sağlayıcıları arasında yer alan Turhost’un sunduğu tüm donanımlar, en iyi şekilde yapılandırılarak kontrol panelleri ve diğer uygulamalarla kusursuz çalışabilecek şekilde müşterilerine sunulur. Unutulmamalıdır ki; yönetim platformları ne kadar gelişmiş olursa olsun, kullanılan donanım uygun olmadığında, sınırlı özelliklerle çalışmak zorunda kalan yazılımlarla verimli çalışmaların yürütülmesi sağlanamaz. Niteliksiz sunucular kontrol paneli yazılımlarının düzgün çalışmamasına neden olabilir ve panel platformları kullanıcı beklentilerini karşılayamaz. Web sitenizin sunucusunu hangi kontrol paneli ile yöneteceğinize karar vermek için Hosting Kontrol Panelleri Karşılaştırması adlı yazımızı okumanızı öneririz.
Sanal Sunucu Nedir?
Sanal Sunucu Nedir?
Web sitesi sahiplerinin “Sanal Sunucu Nedir?”, “Diğer hosting planlarından farkları nelerdir?”, “Sanal sunucu ne zaman kiralanır?” gibi konularda net cevaplara ulaşması, sitelerini doğru temeller üzerine inşa etmelerini sağlayacaktır. Sanal sunucu (Virtual Server), bir sunucunun kaynaklarının bölümlere ayrılmasını sağlayan ve kullanıcılara sunucu üzerinde daha fazla kontrol sunan bir sanallaştırma teknolojisidir. Sunucudan size özel atanan RAM, CPU ve disk alanı; artan trafiğiniz nedeniyle yetersiz gelmeye başlarsa, sanal sunucu ekstra kaynağa sahip olmanızı sağlayacak kadar esnektir. Online satış siteleri, kurumsal web siteleri ve blogların barındırılması dışında sanal sunucular; dosya aktarım protokolü (FTP), veri depolama ve e-posta sunucusu gibi farklı kullanım amaçlarına da hizmet eder. MySQL VPS Server, WordPress VPS Server, IIS VPS Server gibi her türlü sunucu tabanlı uygulamayı sanal sunucunuza kurabilirsiniz. VPS (Virtual Private Server) ve VDS (Virtual Dedicated Server) sanallaştırılma teknolojisi ile oluşturulmuş hosting çözümleridir: VPS (Virtual Private Server)  Sanal Özel Sunucu anlamına gelen VPS, bir dizi sanal sunucuyu tek bir fiziksel sunucuya sığdıran web sitesi barındırma teknolojisidir. VPS üzerindeki web sitelerinin her birisi, kendine ayrılan kaynaklardan daha fazlasına ihtiyaç duyduğunda; diğer kullanıcıların tüketmediği kaynaklardan yararlanabilir. Her bir kullanıcıya root erişimi verildiğinden, VPS; site sahiplerine ihtiyaçlarına uygun ekstra yazılımları eklemek gibi özgürlükler sunar. VPS’de barındırılan bir site, dedicated sunucuda barındırılan bir site gibi kendi RAM ve disk alanına sahiptir ancak, paylaşımlı hosting gibi, diğer sitelerle aynı işlem kapasitesini (CPU) kullanır. Dolayısıyla, sitenizin performansı paylaşılan bir işlemciye bağlıdır. İşlemci payının dağıtımı sağlayıcıdan sağlayıcıya değişir. Ayrıca veriler tek bir fiziksel sunucu üzerinde tutulduğundan olası sorunlarda yedeklilik sıkıntısı söz konusu olabilir. Ancak Turhost; Gelişmiş NVME SSD Disk altyapısı, yüksek performanslı Intel Xeon E5 işlemciler ve gelişmiş KVM sanallaştırma teknolojisi ile VPS sunucuların performansını artırmış ve altyapı izolasyon sorunlarını engellemiştir. VDS (Virtual Dedicated Server) VDS (Sanal Atanmış Sunucu); her bir kullanıcının yalnızca kendine atanan kaynakları kullandığı, diğer sitelerin kaynaklarından yararlanmadığı, paylaşımsız sunucu türüdür. VDS üzerindeki web siteleri birbirlerinin performanslarını etkilemez. VDS’te barınan bir web sitesi, trafiğe bağlı olarak geç yüklenme sorunları yaşamaz. VDS, root erişimi nedeniyle sunucunuzu, web sitenizin ihtiyaçlarına göre yapılandırmanızı sağlar. Özellikle hosting ortamında değişiklikler yaparak sunucularını özelleştirmek isteyen teknoloji meraklıları ve web geliştiricileri için root erişimi, dedicated sunucu kiralamak zorunda kalmadan çok daha uygun fiyata elde edebilecekleri bir avantajdır. Turhost VDS sunucular; KVM ile sanallaştırılıp bulut teknolojisi ile güçlendirilmiştir. NVME SSD Disk altyapısı ve 40 Gbit ağ erişim kapasitesi ile dedicated sunucu kiralamış gibi bir performansa ve tamamen izole bir ortama sahip olmanızı sağlar. VPS ile VDS Arasındaki Farklar VPS’te kaynaklar yazılımsal olarak bölüştürülür ve eşit olarak dağıtılır. VDS’de ise kaynaklar donanımsal olarak ayrılmıştır ve bir sitenin kaynakları; sunucuda bulunan diğer siteler tarafından kullanılamaz. VDS; VPS’e göre daha pahalıdır. VPS ile kullanıcıların sunucu üzerinde sahip oldukları yetki, VDS’tekinden daha kısıtlıdır. VPS’in kaynakları, üzerinde barınan tüm web siteleri arasında ortak olarak kullanılır. VDS’in kaynakları her bir kullanıcıya belirli miktarda atanır ve diğer kullanıcılarla paylaşılmaz. VPS’te barınan web siteleri diğer sitelerin performansından etkilenebilir. VDS üzerindeki siteler, diğerlerinin performansından etkilenmez. VPS, VDS ve Paylaşımlı Hosting Arasındaki Farklar SANAL SUNUCULAR, PAYLAŞIMLI HOSTİNGE GÖRE TRAFİK DALGALANMALARIYLA DAHA KOLAY BAŞA ÇIKAR. Paylaşımlı hosting, bir sunucunun tüm kaynaklarının aynı sunucuda barındırılan çok sayıda web sitesi tarafından kullanılmasıdır. VPS ve VDS’te paylaşımlı hostingten daha az web sitesi barındırılır, bu nedenle sitenize daha fazla kaynak tahsis edilebilir. Bellek alanı ve bant genişliği açısından, web sitenizin performansı diğer kullanıcıların kullanım özelliklerine göre değişir, bu özellik paylaşımlı hostingin VPS’le ortak, VDS’ten farklı olan yönüdür. VPS ve VDS; sunucu kontrolü bakımından paylaşımlı hostingten çok daha fazla yetki vaat eder. Sanal sunucular (VPS ve VDS), paylaşımlı hostinge göre daha yüksek ölçeklendirme düzeyine sahiptir. Paylaşımlı hosting, sanal sunuculardan (VPS ve VDS’ten) daha ucuzdur çünkü VPS ve VDS’te; bir sunucuyu daha az kullanıcı paylaşır. VPS ve VDS’te; web sitenize ait dosyalar, diğer kullanıcılardan ayrı tutulduğu için güvenlik ve gizlilik konusunda paylaşımlı hostingten daha yalıtılmış bir ortam söz konusudur. Sanal sunucular (VPS ve VDS); hafta sonları, özel kampanya dönemleri ya da bir gönderinizin sosyal medyada birden yayılması gibi durumların yarattığı trafik dalgalanmaları ile daha kolay başa çıkabilir. VPS ve VDS’te sunucuyu yapılandırmak için teknik bilgi ve deneyime ihtiyacınız olabilir. Paylaşımlı hostingte bir sitenin kaynak kullanımı diğer sitelerin performansını etkiler. VPS, VDS ve Dedicated Sunucu Arasındaki Farklar DEDİCATED SUNUCUDA TÜM KAYNAKLAR TEK BİR KULLANICIYA AİTTİR VE BİRDEN FAZLA WEB SİTESİ BARINDIRILABİLİR. Dedicated sunucu; bir kullanıcının dilerse birden fazla web sitesini ya da güçlü tek bir web sitesini barındırabileceği, hızlı, güvenli ve özelleştirilebilir bir sunucu türüdür. Dedicated sunucunuzda dilediğiniz işletim sistemini çalıştırabilirsiniz. Fiziksel sunucu da denen Dedicated Sunucu, tüm sunucunun sadece bir kullanıcı tarafından kullanılmak üzere kiralandığı hosting türüdür. Sanal sunucular (VPS ve VDS) ise birden çok kullanıcının bir sunucuyu paylaşması mantığına göre çalışır. Sanal sunucularda (VPS ve VDS); dedicated sunucularda olduğu gibi, sunucunuz üzerinde tam denetime sahip olamazsınız. Dedicated sunucular; yüksek performanslı veritabanları ve büyük miktarda veri işleme gerektiren yoğun RAM kullanan uygulamalar için harika seçeneklerdir. Sanal sunucular (VPS ve VDS); kaynaklar paylaşıldığından, daha küçük çaplı projeler için uygundur. Sanal sunucular; küçük ve orta ölçekli işletmelerin trafik yükünü tolere edebilir. Dedicated sunucular ise; orta ve yüksek trafiğe sahip web siteleri için uygundur. Dedicated sunucu; maliyeti ve performansı en yüksek barındırma türüdür. Dedicated sunucuların bakımı kullanıcıya ait olduğundan, sanal sunuclardan (VPS ve VDS) daha fazla teknik uzmanlık gereklidir. VDS; izolasyon önlemleri ve performans açısından Dedicated sunucu ortamına en çok benzeyen hosting hizmetini sunmaya çalışır. VPS’de de izole bir ortam söz konusudur ancak dedicated sunucunun performansına ulaşamaz. Komşu sitelerden etkilenme riskini almak istemeyen ve CPU kaynağını paylaşmak istemeyenler için Dedicated Sunucu ideal bir barındırma çözümüdür.   VPS, VDS ve Bulut Sunucu Arasındaki Farklar SUNUCULARDAN BİRİ ÇÖKSE BİLE, DİĞERLERİ SAYESİNDE HERHANGİ BİR AKSAMA YAŞANMAZ VE İNTERNET KULLANICILARI, WEB SİTELERİNE KESİNTİSİZ OLARAK ERİŞİR. Bulut sunucu (Cloud Server) ile web sitenizin / sunucunuzun içeriği networkle birbirine bağlanmış çok sayıda sunucuda depolanır. Bu nedenle sanal sunuculardan (VPS ve VDS’ten) temel farkı daha fazla sunucu kaynağı sağlamasıdır. Bulut sunucu yüksek performans gerektiren web siteleri için önerilmektedir. VPS ve özellikle VDS, güvenlik ve özelleştirme seçenekleri açısından, bulut sunucudan daha avantajlıdır. Trafikte dalgalanmalar yaşama potansiyeli olan ve kesintisiz çalışma süresinin (uptime oranı) çok önemli olduğu siteler için bulut sunucu oldukça kullanışlıdır. İlgili İçerik: ” Bulut Sunucunun Avantajları ” adlı yazımızı okuyabilirsiniz. Ne Zaman Sanal Sunucu Kiralamalısınız? Trafik Artışı ve Geç Yüklenen SayfalarZiyaretçilerinizin sayısı önemli ölçüde artmışsa ve siteniz geç yükleniyorsa, paylaşımlı hosting planları sitenizin gereksinimlerini karşılamak için yetersiz kalabilir. Güvenlik ve GizlilikOnline satış siteleri gibi güvenlik ve gizlilik gerektiren veriler sitenizde barındırılıyorsa, sanal sunucular (VPS ve VDS); paylaşımlı hosting’ten daha güvenli seçeneklerdir. Ayrıca sanal sunucular kendi güvenlik yazılımınızı kurmanıza olanak tanır. BellekBazı durumlarda, site bilgileriniz sunucunuzdan istendiğinde 503 sunucu hatası gibi yükleme hataları vermeye başlayabilir. Bundan kurtulmak için sitenizi paylaşılan bir sunucudan, sanal sunuculara yükseltebilirsiniz. ÖzelleştirmePaylaşımlı hostingin standartları sitenizin işlevselliğini desteklemiyorsa, sitenizi daha iyi yapılandırmak için root erişimi sağlayacak bir sanal sunucu ortamına geçmenizin zamanı gelmiştir. Özet Sanal sunucu nedir? sorusu hakkında detaylı ve kapsamlı bilgiler paylaşmaya çalıştığımız yazımızda, sanal sunucu kiralamak isteyenler için diğer hosting çözümleri ile farklarını açıklamaya çalıştık.   Sanal sunucular (VPS ve VDS), henüz dedicated sunucu kiralayacak kadar kaynağa ihtiyaç duymayan, ancak paylaşımlı hostingin olanaklarının yeteri kadar destekleyemediği web siteleri için; fiyat, performans ve güvenlik açısından uygun seçeneklerdir. Sanal sunucular (VPS ve VDS); paylaşımlı hostingten daha fazla kontrol, esneklik ve performans sunduğu için; kişisel web sitelerinden online satış sitelerine kadar, 100 GB ve üstünde depolama alanına ihtiyaç duyan her tür web sitesi tarafından rahatlıkla tercih edilebilir. Aktifhost; bulut altyapılarının entegrasyonu ile VPS ve VDS sunucuları modernize etmiştir: Aktifhost, gelişmiş NVME SSD Disk altyapısı ve 40 Gbit ağ erişimi  ile sunucu hızını yükseltmiş, sunucu yedekliliği ve veri yedekliliğini üst seviyeye taşımıştır. Aktifhost, yüksek performanslı Intel Xeon E5 işlemcileriyle, işlemci performansını standart sunuculara göre çok daha ileri seviyelere çıkarmıştır. Aktifhost, gelişmiş KVM sanallaştırma teknolojisini daha da hızlandırarak VPS teknolojisinin klasik izolasyon sorunlarını tamamen engelleyen sanal sunucu çözümleri sunmaktadır.
Bulut Teknolojisi Nedir?
Bulut Teknolojisi Nedir?
Bilgisayar ve mobil kullanıcı sayısının gün geçtikçe artması; veri depolama çözümlerine yönelenlerin ve Bulut Teknoloji Nedir? sorusuna yanıt arayanların sayısını artırıyor. Diğer adı Bulut Bilişim olan ve en popüler veri depolama çözümü diyebileceğimiz Bulut Teknolojisi (Cloud Computing), “bulut” kelimesini “İnternet” için bir metafor olarak kullanır. Bulut Teknolojisi; size ait verilerin bilgisayarınızın sabit diskinde depolanması yerine, üçüncü taraf hizmet sağlayıcıları tarafından, internet üzerinden erişebileceğiniz şekilde, fiziksel ya da sanal sunucularda saklanmasıdır. Amazon, Microsoft Azure, Dropbox, Facebook, Spotify, Netflix, Gmail gibi bulut alt yapısına sahip hizmet sağlayıcılar tarafından, kullanıcılara ait dosya ve uygulamaların depolanması ve internet üzerinden erişimlerinin mümkün olması bulut teknolojisi sayesindedir. Bulut Teknolojisi; depolama alanı, veritabanları, ağ, yazılım gibi bilgi işlem hizmetlerinin online sunulması olarak özetlenebilir. Bulut teknolojisinde, veri dosyalarının kopyalarını ayrı ayrı istemci cihazlara dağıtılması yerine bulut sunucularda tutulması esastır. Yani Netflix gibi video paylaşımı yapan bulut servisleri, müşterilerine DVD göndermek yerine, videoları internet üzerinden görüntüleyebilecekleri bir uygulamayla aktarır. Bulut bilişim pazarının, her geçen yıl büyümesini etkileyen faktörlerin başında şirketlerin, donanıma büyük miktarda bütçe ayırmak yerine bulut sağlayıcılarının donanımlarını (sunucu ve ağ bileşenlerini) kullanmak istemesi gelir. Ancak bulut teknolojisinin büyümesi sadece büyük işletmeler tarafından değil; evde, işte, yolda bulut bilişim hizmetlerine bağlanan tüketiciler tarafından da yönlendirilmektedir. Dünya nüfusunun %11’i yani 1,2 milyar kişi, Facebook kullanarak belki de farkında bile olmadan bu büyümeye katkıda bulunmaktadır. Bulut teknolojisi; genel, özel ve hibrit olarak sınıflandırılan dağıtım türlerine sahiptir. Genel Bulut (Public Cloud) Genel bulut bir hizmet sağlayıcısının internet üzerinden kaynaklarını, kullanmak isteyen herkese açmasıdır. Amazon, Microsoft ve Google gibi dev teknoloji firmaları genel bulut sağlayıcıları arasındadır. Genel bulut sağlayıcısı sahip olduğu veri merkezinin (tüm donanım, yazılım ve destekleyici altyapı bileşenlerinin), yönetiminden ve bakımından sorumludur. Genel bulut dağıtımları, çoğunlukla web tabanlı e-posta (Gmail, Yahoo, Hotmail vs), online ofis uygulamaları, depolama, test ve geliştirme amacıyla kullanılır. Genel bulut sağlayıcılarının bazıları ücretsiz kaynaklar sunarken, bazıları abonelik ya da ücret karşılığında hizmet sağlar. Genel Bulutun Avantajları Düşük Maliyet: Tüm veriler hizmet sağlayıcının veri merkezinde saklandığından donanım, yazılım satın almanıza gerek kalmaz. Sadece kullandığınız servisin ücreti kadar ödeme yaparsınız. Ayrıca büyüyen bir şirketin ek bir donanım edinmesi ya da genişleyen bir ağ kurmasını gerektiren masraflar da söz konusu değildir. Sunucu Bakımı Muafiyeti: Hizmet sağlayıcı verilerin depolandığı sunucunun bakımını sağlamakla yükümlüdür. Kullanıcı ya da müşterilerin böyle bir sorumlulukları yoktur. Zaman Tasarrufu: Hizmet sağlayıcı; sunucunun tedarik süreçleri, işletim sisteminin kurulması, yapılandırılması gibi işlemlerden sorumlu olduğundan kullanıcıların bu tür konulara vakit ayırmasına gerek yoktur. Sınırsız Ölçeklenebilirlik: Artan ihtiyaçlarınız oranında kaynak artırımı talebiniz kolaylıkla karşılanır. Yüksek Güvenilirlik: Genelde işletmelerin veri merkezleri tek bir coğrafi bölgede konumlandığından kötü hava koşulları, elektrik kesintileri gibi sorunlara maruz kalabilirler. Ancak Microsoft ve Google gibi genel bulut sağlayıcıları, birçok farklı bölgede, geniş bir server ağına sahiptir. Yani veri merkezlerinden biri çökse bile, diğerleri sayesinde herhangi bir aksama yaşanmaması garantilenmeye çalışılır. Bu da çoğu işletmenin kendi kendine sağlayabileceğinden daha yüksek bir güvenilirlik seviyesi anlamına gelir. Genel Bulutun Dezavantajları Kontrol: İşletmeler, sistemlerini ve verilerini üçüncü bir tarafın yönettiği donanıma yerleştirdikleri için, verilerin gizliliği ve dijital güvenliği konusunda tam bir kontrole sahip değildir.Güvenlik: Donanım kaynağı birden fazla kullanıcı tarafından paylaşıldığından, veri hırsızlığı gibi güvenlik sorunları yaşanabilir.Performans: Sunulan hizmet ağının performansı, internet bağlantısının hızına bağlıdır.Sürpriz Maliyet: Uygulama kullanımı için ani bir fiyat artışının olması kullanıcıların mağduriyetini doğurabilir. Büyük miktarda veriyi genel bulut içinde ya da dışına taşımanız gerektiğinde sürpriz ödemelerle karşılaşabilirsiniz. Özel Bulut (Private Cloud) Özel Bulut; donanım, depolama, uygulama gibi bulut tabanlı kaynakların tümünün yalnızca tek bir kurum tarafından yönetilmesi ve kullanılmasıdır. Yani kurumun kendisi özel bulutun sahibi ve yöneticisi konumundadır. Kaynaklar kurumun çalışanları, ortakları ve müşterileri tarafından internet üzerinden ya da kurum içi ağ üzerinden kullanılır. Özel bulutlar çoğunlukla veri gizliliğini önemseyen büyük kuruluşların tercihidir. Özel Bulutun Avantajları Kontrol: Uzaktan erişimi sınırlandırmaya imkan vermesinin yanı sıra, depolama, kaynak yönetimi, ölçeklenebilirlik ve yapılandırma gibi hususlar kurumun kontrolündedir. Güvenlik: Kaynaklar kullanıcıya özel olduğundan altyapı ve sistemler yüksek düzeyde güvenlik sağlayacak şekilde yapılandırılabilir. Özelleştirme: Donanım ve diğer kaynakların şirketin ihtiyaçları doğrultusunda özelleştirme yetkisi, şirketin kendisindedir. Gizlilik: Kuruluşlar, sahip oldukları hassas verilere yalnızca kendilerinin erişebilecekleri konusunda daha büyük güvenceye sahiptir. Performans: Ağ daha hızlıdır. Öngörülebilir Fiyatlandırma: Kurumun kendisi gereken donanım, yazılım ve altyapıyı tedarik etmekten sorumlu olduğundan, özel buluta dair giderler tahmin edilebilir. Özel Bulutun Dezavantajları Maliyet: Özel bulut, özellikle başlangıçta oldukça pahalıya mal olabilir çünkü kurum hemen hemen her şeyi kendisi temin etmek zorundadır. Bakım ve Destek: Kurum kendi özel bulutunu yönetmekten ve işletmekten sorumlu olduğundan, özel bulut kaynaklarının dağıtım, tedarik, güvenlik ve bakımını aktif bir şekilde takip etmek zorundadır. Hibrit Bulut (Hybrid Cloud) Hibrit bulut, bir özel bulut hizmetini, bir veya daha fazla genel bulut hizmeti ile birleştiren ve ikisinin arasında iletişimi sağlayan yazılımsal bir çözümdür. Hibrit bulut; bir işletmenin hassas iş yükleri için şirket içi özel bulutu, arşivleme, test ve geliştirme gibi iş yükleri gibi daha az kritik durumlar için genel bulutu kullanmasını sağlar. Hibrit bulut; tatil sezonu gibi dönemlerde ani talep artışları yaşayan işletmelerin, özel bulutta çalışan uygulamaları için genel bulutun ek kaynaklarını kullanmasına imkan tanır. Hem bu şekilde değişkenlik gösteren iş yükleri için, hem de büyük veri işlemenin söz konusu olduğu durumlar için hibrit bulut oldukça elverişlidir. Hibrit Bulutun Avantajları Gizlilik: Hibrit bulut, veri güvenliği açısından özel bulutun artılarına sahiptir. İşletmelere ait hassas verilerin güvence altına alınmasını sağlar. Süreklilik: Altyapının bir kısmında herhangi bir aksaklık yaşanması durumunda çalışmalarınız durma noktasına gelmeyecektir. Esneklik: İş yoğunluğunun arttığı dönemlerde pahalı ve bakım gerektiren yeni donanımlar eklemek yerine ihtiyaç duyulan bilgi işlem kaynaklarının anında ve esnek bir şekilde eklenmesi ya da çıkarılmasına imkan tanır. Hız: Veri yükleme süreleri ve aktarım hızları en iyi seviyeye ulaşacak şekilde yapılandırılabilir. Maliyet: Genel bulut kısmı için sadece kurumun ihtiyacı olan hizmet kadar ödeme yapıldığı için maliyet avantajına sahiptir. Fonksiyonellik: Maksimum iş yükü yönetimi sağlanır. Test Aşamalarında Kolaylık: Hibrit bulut ile; düşük maliyetlerle ve zaman kaybı yaşamadan test çalışmalarının sürdürülmesi, projelerin geliştirilmesi, tamamlanması ve uygun ortama taşınması kolaylaşır. Hibrit Bulutun Dezavantajları Altyapı: Hibrit bulutun verimli çalışabilmesi için; özel bulut, genel bulut sağlayıcılarına erişebilmeli ve bunlarla etkileşime girmelidir, bu nedenle, hibrit bulut API uyumluluğu ve sağlam ağ bağlantısı gerektirir. Teknik Destek: Hibrit buluta dahil olan özel bulutun kurulumu, yönetimi, güvenliği, bakımı ve genel bulutun API uyumluluğu gibi durumlar için gereken teknik destek kurumun sorumluluğundadır. Maliyet: Uzun vadede tasarruflu olsa da başlangıçtaki kurulum maliyeti, bir genel buluta kıyasla daha yüksektir. Karma bir bulut ortamı oluştururken gereken donanım, bütçenizden önemli bir pay ayırmanızı gerektirir. Güvenlik: Maksimum veri güvenliğini sağlamak için bulut teknoloji uzmanları tarafından önleyici adımlar atılmalıdır. Bulut Teknolojisi Hizmet Modelleri Bulut bilişim bilgi sistem türleri de denen bulut teknolojisi hizmet modelleri olan IaaS, PaaS ve SaaS’ın her biri, kullanıcılara şirket içi barınmanın sağlayamayacağı seçenekler sunar. Kolay anlaşılması için IaaS kendin pişir kendin ye, PaaS eve yemek siparişi, SaaS ise dışarda yemek yemeğe karşılık gelir diyebiliriz. IaaS (Infrastructure as a Service) Altyapı Hizmeti IaaS işletmelere depolama, ağ oluşturma ve sanallaştırma gibi hizmetler sunan, kullandıkça öde sistemine dayalı bir bulut altyapı hizmetidir. İşletmeler IaaS sayesinde pahalı kaynaklara yatırım yapmaktan kurtulur. IaaS ile, ihtiyaç duyduğunuz şeyi, ihtiyaç duyduğunuz kadar satın alabilir ve işiniz büyüdükçe daha fazlasını talep edebilirsiniz. IaaS bulut altyapısı ile şirketler yazılım ve donanıma dair tüm kontrolü ellerinde tutar ancak teknolojik olarak düzgün çalıştıklarından güvende olmalarından da şirketin kendisi sorumludur. IaaS, oldukça esnek ve ölçeklenebilir çözümler sunar, düşük maliyetlidir ve çoğul kullanıcılar tarafından ulaşılabilir. Altyapı kontrolünü de size bırakır, dilerseniz IaaS platformlarına kendiniz erişebilir ve onları denetleyebilirsiniz. IaaS, işletmelerin çoğuna ve her tür bütçeye uyan bir bulut bilişim modelidir. DigitalOcean, Microsoft Azure, Google Compute Engine, Rackspace, Amazon Web Services bulut tabanlı altyapı hizmetine örnek verilebilir. PaaS (Platform as a Service) Platform Hizmeti PaaS, yazılım ve uygulama geliştirmek isteyenlere, Google App gibi internet üzerinden donanım ve yazılım araçları sağlayan bir bulut hizmeti modelidir. PaaS yazılım değil, yazılımları oluşturmak için farklı geliştiricilerin erişebileceği online bir platform sağlar. PaaS, geliştiricilerin yazılım güncellemeleri gibi görevler yerine yaratıcılığa odaklanmasına olanak tanır ve genellikle bir uygulama geliştirmenin en uygun maliyetli yoludur. Ayrıca PaaS; çoğul kullanıcılar tarafından ulaşılabilir, işinizin büyüklüğüne göre ölçeklendirilebilir, sanallaştırma teknolojisine dayalıdır ve kapsamlı sistem yönetimi bilgisi olmadan kolaylıkla çalıştırılabilir. Kullandıkça öde esasına dayalıdır. PaaS, bir servet harcamadan ya da kaynakların tüm sorumluluğunu üstlenmeden uygulama geliştirmek isteyen işletmeler için popüler bir seçimdir. PaaS, genellikle sistem yönetimi ihtiyacını azaltmak için bir IaaS platformunun üstüne inşa edilir. PaaS sayesinde geliştiricilerin uygulamalar oluştururken sıfırdan başlamasına, kapsamlı kod yazma konusunda çok fazla zaman harcamasına gerek kalmaz. SaaS (Software As a Service) Yazılım Hizmeti SaaS platformları, kullanıcıların web sitesi veya e-posta gibi yazılımları internet üzerinden genellikle aylık abonelik ücreti karşılığında kullanabilmelerini sağlar. SaaS, yazılımları, bilgisayarınıza yazılım uygulamaları kurmanıza gerek kalmadan internet üzerinden hesabınıza giriş yaparak kullanmanızı sağlar. Yazılıma dilediğiniz zaman, herhangi bir cihazdan, bir internet bağlantısı olduğu sürece erişebilirsiniz. Aynı yazılımı kullanan herkes için bu geçerlidir. Modern SaaS platformlarının çoğu IaaS veya PaaS platformlarında inşa edilmiştir. Ayrıca SaaS sayesinde yazılımı ofisinizdeki birden fazla bilgisayara indirmek ve her bilgisayarda güncel tutmaya çalışmanıza gerek kalmaz. Dropbox, Salesforce, Cisco WebEx bulut tabanlı yazılım hizmetine örnek verilebilir.
Colocation Nedir?
Colocation Nedir?
Online aktivitenin ve veri üretiminin artması, barındırma çözümlerine; sunucu ve veri merkezlerine olan talebin artması anlamına geliyor. Bu nedenle Colocation Nedir? sorusu bilgi işlem alt yapılarında maliyeti düşük tutmak isteyenlerin peşine düşmesi gereken önemli bir soru. 2019’da 31 milyar dolar değerinde olan Colocation pazarının, 2025 yılına kadar % 100 büyüme göstereceği ve 58 milyar doların üzerine çıkacağı tahmin ediliyor. 2021’in sonunda ise IP trafiğinin 20,6 zettabayta ulaşması bekleniyor. Bunun 2016’da 6,8 zettabayt olduğunu ve bir zettabaytın bir milyar terabayta yani bir trilyon gigabayta eşit olduğunu düşünürsek büyümenin boyutlarını daha iyi kavrayabiliriz. Peki Colocation ne anlama geliyor? Hadi öğrenelim! Colocation Nedir? İşletmenizin bilgi işlem donanımı ve altyapısı için bir hosting firmasının sunucuları üzerinde alan kiralamak başlangıç için daha uygun olsa da zamanla değişen ve artan ihtiyaçlar kendi sunucularınızı satın almanızı gerektirebilir. İşte tam da bu noktada işletmeler iki seçenekle karşı karşıya kalır: Şirket bünyesinde bir veri merkezi yapılandırması kurmak ya da kendi sunucularının barındırılması için bir veri merkezinden alan kiralamak. Çoğu işletme için bilgi işlem alt yapılarının kesintisiz çalışmasını sağlayacak donanımı kendi bünyesinde yapılandırmak oldukça maliyetlidir. Bu; her biri için yalnızca birkaç sunucu rafı gereken birden çok işletmenin sunucularının “birlikte konumlandırılması” çözümüne dayanan COLOCATION hizmetinin doğmasına yol açmıştır. Colocation; bir veri merkezinde genellikle hosting firmalarının kiraladığı bir alanda farklı şirketlerin kendi sunucularını barındırması olarak tanımlanır. Bu nedenle ülkemizde sunucu barındırma olarak da bilinir. Colocation, işletmeleri kendi veri merkezini kurma maliyetinden kurtarır çünkü yüksek hızlı bağlantılara sahip güvenli ve modern bir veri merkezi inşa etmek ve bakımını yapmak çoğu kuruluş için olağanüstü derecede pahalıdır. Veri merkezleri; kablo seçiminden soğutmaya, hava filtrelemeden güvenliğe kadar, sunucuların en verimli şekilde barındırılması için tasarlanmıştır. Veri merkezlerinde, sunucular şifreli kafeslerde, çeşitli yedeklilik ve güvenlik önlemleri alınarak, potansiyel elektrik kesintilerine ve doğal afetlere karşı korunaklı ortamlarda barındırılır. Colocation’ın Artıları Colocation sunucuların kurum içinde bulundurulmasının getirdiği, optimum çevre koşullarının ve kesintisiz veri erişimin sağlanmasını gerektiren tüm yüklerden kurtulmanızı sağlar. Colocation’ın tercih edilme nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz: Güvenilirlik Şirket içi barındırma depremden yangına, kasırgadan bozuk su şebekesine kadar birçok tehlikeye karşı savunmasızdır. Veri merkezleri ise hava koşullarına bağlı elektrik ve internet kesintileri dahil yangın, deprem ve sel gibi olağanüstü durumlar düşünülerek tasarlanmıştır. Maliyet Colocation, bir işletmenin sıfırdan bir veri merkezi kurmasından çok daha ekonomiktir. Şirket içi barındırma için gereken soğutma ve enerji ihtiyaçları gibi maliyetleri ortadan kaldırır. Ayrıca sabit ödeme planı nedeniyle bir işletmenin aylık giderler açısından sürprizler yaşamasını engeller. Ölçeklenebilirlik Colocation, ihtiyacınız kadar ödeme yapılabilen bir hizmet modelidir ve bir kuruluşun mevcut ihtiyaçlarına göre kolaylıkla ölçeklendirilebilir. İlgili maliyetlerin öngörülebilir olması büyüme tahminlerinde de kolaylaştırıcı bir unsurdur. Güvenlik ve Denetim Colocation hizmetinin sunulduğu tesislerin çoğu, birçok işletmenin kendi veri merkezinde sağlayamadığı üstün güvenlik özelliklerine ve birden çok güvenlik katmanına sahiptir. Ayrıca veri merkezleri, gereken prosedürlerin uygunluğunu doğrulamak için Ödeme Kartı Sektörü Veri Güvenliği Standardı (PCI DSS) ve Hizmet Organizasyonu Kontrolü 2 (SOC II) gibi denetimlerden geçer. Veri merkezi denetimleri yalnızca bir rafa kimin erişebileceğini doğrulamakla kalmaz, aynı zamanda arka plan kontrolleri ve bakım prosedürlerini de doğrular. Kesintisiz Güç Kaynakları Veri merkezleri tasarımları gereği 365 gün 24 saat hizmet sunacak kesintisiz güç kaynaklarına ve yedekli yapılandırmalara sahiptir. Müşterilerinizin Dünya’nın her yerinden her an web sitenizi görüntüleyebilmesi ve sipariş verebilmesi, çalışanlarınızın sisteminize kesintisiz erişebilmesi için tasarlanmışlardır. Çoğu işletmenin tek başına bu boyutta çaba ve finans gerektiren güç kaynakları ile kendi veri merkezini donatması ve çalışabilirliğini sürdürmesi imkansızdır. Colocation’ın Eksileri Colocation bazı işletmeler için, özel bir veri merkezi oluşturmakla kıyaslandığında tasarruflu bir seçenek olsa da maliyet hesabı yapılırken dikkate alınması gereken bazı noktalar söz konusudur: Maliyet Başlangıçta donanım ve yazılımların satın alınması temel hosting çözümlerinden daha maliyetlidir ve bakım, güncelleme gibi durumlar için personel gerekliliği de ​​maliyetleri artırabilir. Konum Colocation için seçtiğiniz veri merkezinin şirketinize olan uzaklığı göz önünde bulundurulmalıdır. Bakım gibi manuel çalışılması gereken durumlar, personelinizin seyahat ederek sunucularınıza erişmesini gerektirir, bu da seyahat masrafları doğuracaktır. Uzun Vadeli Sözleşmeler Uzun vadeli bir sözleşmede sıkışıp kalmak fiyatlar düştüğünde yeniden müzakere olasılığını ortadan kaldırabilir. Ayrıca aylık maliyetin, bant genişliği kullanımındaki dalgalanmalara göre değişmesi gibi herhangi bir ek ücretin söz konusu olup olmadığından emin olmak için sözleşmeyi gözden geçirmeniz önerilir. Özet Colocation nedir? sorusunu bir şirketin sunucularını bir veri merkezinde barındırmasının uygun maliyetli yolu şeklinde yanıtlayabilir ve Colocation’ın, stratejik hedefler için güçlü bir seçenek olduğunu söyleyebiliriz.
Kurumsal Mail Hosting Nedir?
Kurumsal Mail Hosting Nedir?
İş için kullanılan mailler; proje detayları, fiyat teklifleri, ihale ya da sipariş bilgileri ile ilgili yazışmaları içerdiğinden iş akışının sürekliliği açısından büyük önem taşır. Mail hizmetine dair kota problemleri ya da spam gibi herhangi bir aksaklık, işlerinizi aksatabilir ve maddi zararlara neden olabilir. Kurumsal Mail Hosting; maillerinizde oluşabilecek olası sıkıntıları önlemeyi hedefler. Yüksek disk kapasitesi ile binlerce e-postayı arşivlemenizi ve antispam özelliği ile istenmeyen maillerden kurtulmanızı sağlar. Ayrıca % 100 mobil özelliği sayesinde, maillerinizi işyerinizden uzaktayken de akıllı telefonunuzdan kontrol edebilir, mail gönderimi yapabilirsiniz. Kurumsal Mail Hosting’in (Profesyonel E-Posta’nın) Avantajları iPhone ya da Android işletim sistemine sahip akıllı telefonunuzun tarayıcısı ile % 100 mobil uyumlu arayüze giriş yaparak e-posta gönderebilir ve gelen e-postalarınızı okuyabilirsiniz. SPF, Bayes, Reverse DNS, RBL (Antispam) kontrol servisleri ile istenmeyen (spam) e-postalardan kolaylıkla kurtulabilirsiniz. 50 GB‘a kadar yüksek depolama alanı ile dilediğiniz kadar mail arşivleyebilirsiniz. Ücretsiz SSL şifrelemesi desteği sayesinde cep telefonunuz ya da bilgisayarınızdan e-posta sunucusuna yönlenen trafiğin şifrelenmesini sağlar. Kritik bilgilerinizin başkalarının eline geçmesinden korunmuş olursunuz. Dilediğiniz zaman kota arttırımı yapabilir, bir üst pakete geçmeden e-posta hesapları ekleyebilirsiniz. Adres defteri, takvim ve görev yöneticisi gibi özellikleri kullanarak çalışmalarınızı organize edebilirsiniz. Kullanımı dostu arayüz sayesinde Outlook gibi istemcilere bağlı kalmadan e-postalarınızı yönetebilirsiniz. Kural yönetimi sistemi ile gelen e-postalarınızı dilediğiniz gibi yönetebilir, farklı klasörlere atayabilirsiniz. Gmail, Yahoo, Office365, Exchange ve diğer hesaplarınızdaki mailler için e-posta taşıma işlemi gerçekleştirebilirsiniz. Kurumsal Mail Hosting Nasıl Alınır? Ücretsiz olarak Groupware ve Antispam özelliklerine sahip olabileceğiniz kurumsal e-posta hizmetimizi satın almak için, Aktifhost’un Kurumsal mail hosting paketlerini inceleyerek ihtiyacınız olan disk kapasitesi ve mail hesabı adedini seçip “Satın Al” butonuna tıklamanız yeterli. Ödeme işlemini gerçekleştirdiğinizde, kurumsal e-posta hizmetiniz anında aktif hale gelecektir.
Sunucu Lokasyonunun Site Hızına Etkisi
Sunucu Lokasyonunun Site Hızına Etkisi
Ziyaretçiler adres çubuğuna web sitenizin adresini yazdığında, sitenizin içeriğinin depolandığı sunucunuya bir istek gönderilir ve sunucu sitenizin verilerini ziyaretçilere gönderir. Verilerin kat ettiği mesafe, sitenizin ziyaretçi tarafından görüntülenme süresini etkiler. Bu nedenle kullanıcılarınız ve web sitenizin içeriğinin depolandığı veri merkezinin bulunduğu konum arasındaki mesafeyi minimumda tutmanız önemlidir. Sitenizin barındırıldığı veri merkezinin, hedef kitlenizin bulunduğu yere yakın olması, sitenizin daha hızlı yüklenmesinde etkilidir. Araştırmalar, internet kullanıcılarının %47’sinin bir sitenin iki saniyeden daha kısa sürede yüklenmesini istediğini ve 3 saniyeden daha geç yüklenen sitelerdeki ziyaretçilerin siteyi terk etme oranının %40 olduğunu göstermektedir. Bir online satış sitesinin yüklenme süresi ziyaretçilerin tekrar dönme ve hemen çıkma oranıyla ilişkilidir. Yüklenme süresindeki bir veya iki saniyelik fark az görünse de, şaşırtıcı derecede önemli olabilir. Bu nedenle bir online alışveriş sitesi üç saniye içinde tamamen yüklenmelidir. Araştırmalar dönüşler için en iyi sonuçların, 0,9 – 1,4 saniye içinde tamamen yüklenen sitelere ait olduğunu göstermektedir. Üç saniyeden itibaren, ziyaretçilerin dönüş yüzdesi özellikle mobil cihazlarda keskin şekilde düşer. Ayrıca Google; sitenizin açılma hızının iki saniyeden daha fazla olmamasını önermekte, hızı bir sıralama algoritması olarak kullanmakta ve yavaş yüklenen siteler için bir etiketleme sistemine geçmeye hazırlanmaktadır. Sonuç olarak site hızının giderek daha da önem kazandığı dijital Dünya’da başarılı olmak istiyorsanız; yabancı hosting firmalarını tercih ettiğinizde, coğrafi uzaklığın sitenizin performansına yansıyacağını bilmeli ve gereken önlemleri almalısınız. Türkiye’nin lider hosting firması Turhost’un, son teknoloji ürünü sunucu donanımları, İstanbul Gayrettepe’de bulunan Türk Telekom Veri Merkezi’nde bulunmaktadır. VPS, VDS, ve diğer sunucu tercihleriniz için hosting paketlerimizi inceleyebilir, hangilerinin siteniz için uygun olduğunu öğrenmek için destek ekibimiz ile görüşebilirsiniz.
LiteSpeed Web Server Nedir?
LiteSpeed Web Server Nedir?
Web sunucuları yani web sitelerinin depolandığı sunuculara Apache, Nginx ve Litespeed gibi farklı yazılımlar yüklenebilir. Web sitelerinin verimli çalışabilmesi için, sistem kaynaklarını daha iyi kullanan web yazılımlarının tercih edilmesi önemlidir. Nginx ile LiteSpeed Server arasındaki liderlik çekişmesinde ipi göğüsleyen Litespeed Server, halihazırda sektörün en hızlı çözümüdür. Litespeed Server, geleneksel sunucu yazılımlarından çok daha hızlı ve güvenlidir. Rakipleri Apache ve Nginx’in açık kaynak kodlu olmaları nedeniyle ücretsiz olmaları, LiteSpeed Server için bir dezavantaj gibi görünebilir. Ancak Turhost’un tüm hosting paketleri LiteSpeed Server üzerine kurulu barınma seçenekleri sunmakta olduğundan, Turhost müşterileri için herhangi bir dezavantaj söz konusu değildir. LiteSpeed Server Neden Daha Verimlidir? Dijital teknolojinin eğilimleri; donanımların geliştirilmesinden çok, yazılımların daha etkili çalışmasına yönelik çalışmaların sürdürülmesi yönündedir. Endüstri 4.0 prensipleri kapsamında yazılımların daha az sistem kaynağı kullanarak daha etkili sonuçlara erişmesi hedeflenir. Litespeed Server tam olarak bu amaca hizmet eden web sunucusu yazılımıdır. Bu yazılımın kurulu olduğu sunucular, çok daha az sistem kaynağı kullanarak rakiplerinden çok ileride performans ve güvenlik özelliklerini kullanıcılara sunarlar. Dinamik web sitelerinin ihtiyaç duyduğu cache arabirimleri bakımından da LiteSpeed Server en güçlü hızlandırma çözümüdür. İlgili Ürün İçin >> Litespeed Web Sunucusu Ücretli olması nedeniyle bir çok hosting sağlayıcı geleneksel çözümleri tercih etmektedir. Ancak geleneksel çözümler günümüzün hız gereksinimlerini karşılamada yetersiz kalmaktadır. Öncelikli hedefi; verimli, hızlı ve müşteri memnuniyetini ön planda tutan çözümler sunmak olan Turhost, maliyetten kaçınmadan, tüm hosting planlarında LiteSpeed Server altyapısını kullanmaktadır. Sektördeki liderliğine kaliteden ödün vermeden ulaşan Turhost; en gelişmiş çözümleri en uygun fiyatlarla sunmayı amaçlamaktadır.
Windows Hosting ve Linux Hosting Arasındaki Farklar
Windows Hosting ve Linux Hosting Arasındaki Farklar
Web sitesi sahiplerinin, hosting planı seçerken, Windows Hosting ile Linux Hosting arasındaki farklar hakkındaki açıklamalarımızı okumuş olmaları, kararlarını netleştirmelerine yardımcı olacaktır: ASP ve PHP; web sayfası oluşturmaya yarayan programlama dilleridir. ASP (Active Server Pages);  “Aktif Sunucu Sayfaları” anlamına gelir.PHP (Hypertext Preprocessor) ise “Üstünyazı Önişlemcisi” olarak dilimize çevrilmiştir.   ASP ile oluşturulmuş web sitelerinin Windows Server işletim sisteminin yüklü olduğu sunucularda barındırılmasına ASP Hosting ya da Windows Hosting denir. Programlama dili PHP olan web sitelerinin Linux işletim sisteminin yüklü olduğu sunucularda barındırılmasına ise PHP Hosting ya da Linux Hosting denmektedir.  Windows mu Linux mu? Bu iki hosting türü arasındaki farklara göz atarak hangisinin siteniz için daha uygun olacağına karar verebilirsiniz: Windows hosting ile Linux hosting arasındaki en önemli fark sunucuların kullandığı işletim sistemleridir. ASP; Windows işletim sistemi kurulu sunucularda , PHP ise Linux işletim sistemi kurulu sunucularda çalışır.  İki hosting türü için kullanıcı arayüzü farklılıkları oldukça barizdir. Linux komut satırında bulunan sözdizimi ve işlevler, Windows’taki menülere tıklamaya benzemediğinden Linux’a geçiş yapan Windows kullanıcıları, ilk kez Linux komut satırına gördüğünde şaşırabilir. Bir Linux sunucusunu yönetmek çok daha zordur. Basitlik arıyorsanız, Windows hosting paketlerini seçmeniz gerekebilir. Nadiren yeniden başlatılmaları gerektiğinden ve sık sık yükseltme yapmanız gerekmediğinden Linux sunucuları daha istikrarlı kabul edilir.  Linux hosting kullanmanın en büyük yararlarından biri maliyet avantajıdır. Linux hosting açık kaynaklı olduğundan herhangi bir lisans ücreti yoktur.  Desktop pazarının hakimiyeti, Windows cihazlarını bilgisayar korsanlarının online saldırıları için ana hedef haline getirdiğinden güvenlik açısından Microsoft’un tüm çabalarına rağmen Windows sunucular daha savunmasız görünmektedir.  İşletim sistemine özgü dikkate alınması gereken farklardan biri de donanım ve yazılım uyumluluğudur. Kurumunuzda kullanılan Windows programlarının yoğunluğu, Windows sunucu seçiminizde belirleyici olabilir. Lisanslı ve sürekli güncellenen bir işletim sistemi olması da Windows hostingi iyi bir seçenek yapan farklılıklar arasında sayılabilir. Sistem yöneticilerinin işletim sistemine aşina olması, daha az eğitim ve kurum içi destek anlamına gelebilir. Bir krizde, görevi kolayca üstlenebilecek bir Windows sistem yönetim ekibine sahip olmanız iş akışının sürekliliği açısından hafife alınmaması gereken bir faktördür. Hosting arayışının en yaygın nedeni genellikle kişisel web sitesi, online satış sitesi ya da blog oluşturmaktır. Linux hosting, bu tür kullanıcılar için en iyi çözümdür. Windows sunucuları genellikle büyük şirket ortamlarında kullanılır. Ayrıca Sharepoint veya Exchange sunucusu olarak da kullanılabilirler.  Linux hosting; Apache veya NGINX web sunucusunu nasıl yapılandıracağını bilen ve MySQL veritabanıyla geliştirmek için Perl, PHP veya Python kullanan deneyimli web geliştiricileri için de iyi bir seçimdir. Bu geliştirme araçları çok uzun zamandır Linux ile birlikte kullanılmakta olduğundan büyük bir destek altyapısına da sahiptir. Linux hosting genellikle Cpanel ve DirectAdmin, Windows hosting Plesk ile yönetilmektedir. Kullanıcı ile herhangi bir etkileşime girmeden, hem web uygulamalarını hem de yazılım paketlerini güncel tutabildiği için cPanel çok sevilse de son dönemdeki fiyat artışı gözleri daha makul bir seçenek olan DirectAdmin’e çevirmiştir. DirectAdmin Nedir? ve Hosting Kontrol Panelleri Karşılaştırması (Cpanel – DirectAdmin – Plesk) hakkındaki yazılarımızı okuyarak sunucu yönetimi hakkında daha detaylı bilgiler edinebilirsiniz. Hangisini Seçmeliyim? Kendinize ait kişisel bir web sitesi için Linux Hosting seçebilir ve cPanel ya da DirectAdmin kullanarak sitenizi kolaylıkla yönetebilirsiniz. Ayrıca karmaşık ve kritik web uygulamaları çalıştırmayı düşünüyorsanız da Linux hosting pek tabii ki tercihiniz olabilir.  Eğer Kurumsal ağ iletişimi, Internet/intranet barındırma, veritabanları, kurumsal ölçekte mesajlaşma ve benzeri işlevlerin en verimli şekilde yürütülmesini amaçlıyorsanız Windows Hosting, hem küçük hem de büyük şirketlerin kurumsal ihtiyaçlarını karşılamada aradığınız çözümleri rahatlıkla sunacaktır. Unutulmamalıdır ki; Windows Hosting ile Linux Hosting arasındaki farklar, sitenizin ihtiyaçları ve hedefleriniz göz önünde bulundurulduğunda doğru hosting planını seçmek, başarınızı garanti altına alabilecek güçlü bir etkiye sahiptir. Dilerseniz kararınızı netleştirmek için teknik destek ekibimizden yardım alabilirsiniz.
Uptime Nedir? Uptime Oranı Nasıl Hesaplanır?
Uptime Nedir? Uptime Oranı Nasıl Hesaplanır?
Genellikle “% 99,9 uptime” şeklinde hosting firmalarının web sitelerinde ve reklamlarında karşılaşılan ve “Uptime nedir?” sorusunun peşine düşülmesine neden olan uptime; çalışma süresi anlamına geliyor. Uptime Nedir? Bir sistemin güvenilirliğinin ölçüsü olan uptime, bir cihazın çalıştığı süreyi saniye, saat, gün, hafta, ay ve yıl olarak belirten metriğe denir. Yüksek uptime oranları, bir hosting firmasının sunucularının neredeyse aralıksız çalışır durumda olması ve bu sunucularda barınan web sitelerinin sürekli erişilebilir olması anlamına gelir. Özellikle e-ticaret sitelerine müşterilerin her daim ulaşabilmeleri açısından uptime oranları oldukça önemlidir. Hosting sektöründe uptime, bir sunucunun kesintisiz çalıştığı ortalama süreyi ifade eder. Kesinti süresi anlamına gelen “Downtime” ise, “Uptime”ın tam tersidir: Bir hizmetin veya makinenin çalışmadığı zamanı ifade eder. Herhangi bir sistemdeki kesinti genellikle sistemin hizmet verememesini ve müşterilerin memnun olmamasını doğurur. Dünya’nın en iyi hosting sağlayıcılarının dahi planlı bakım, güvenlik tehditleri, donanım ya da yazılım sorunları, doğal afetler, ciddi elektrik kesintileri, DNS ya da CMS sorunları gibi nedenlerle bazı kesintiler yaşaması olağandır. Tüm kesinti sürelerinin aynı etkiye sahip olmadığını anlamak da önemlidir. Örneğin, bir pazar sabahı 02: 00-12: 00 arasında planlanan sunucu bakımı, hafta içi öğle saatlerinde meydana gelen bir çökme kadar zararlı olmayacaktır. Ayrıca, sahip olduğunuz web sitesinin türü, kesinti sürenizin etkisinde de rol sahibidir. Ayda 5.000’den az ziyaretçiye sahip küçük bir kişisel blog, bir saat boyunca kapalı kalırsa kariyeri açısından ciddi bir sorun yaşamaz. Ancak, aylık bir milyon ziyaretçisi bulunan bir e-ticaret sitesi, erişimin beklenmedik bir şekilde kesintiye uğraması durumunda büyük kayıplar yaşayacaktır. Bu nedenle birçok hosting firması, web sitelerinin barındığı sunucuların yüksek uptime oranına sahip olduğunu iddia eder. Uptime Ne İşe Yarar? Erişmeye çalıştığınızda yüklenmeyen bir web sitesine ilişkin izleniminiz ne olurdu? Muhtemelen ihtiyaçlarınız için başka bir siteye yönelirdiniz. İşte bu nedenle, web sitelerinin erişilmez olduğu her bir saniye, sitenin başarısı üzerinde olumsuz etkiye sahiptir. Ayrıca kesinti süreleri satışların kaybedilmesine, olası satış fırsatlarının kaçırılmasına neden olur ve markanız hakkında tüketicinin gözünde olumsuz bir algı oluşturur. SEO açısından bir sitenin kesintilere uğraması; Google’ın ve diğer arama motorlarının bu tip sitelerden pek de hoşlanmayacağı anlamına gelir. Çünkü site hızı, doyurucu içerik, SSL (güvenlik sertifikası) gibi kriterler arama motorlarının sıralamalarda öncelik verdiği, kullanıcı deneyimini en çok etkileyen faktörler arasındadır. Web siteniz ayda 1000 dolar getiriyorsa, yüzde 98 uptime oranı sunan bir hosting firması kârınızı ayda 20 dolar veya yılda 240 dolar kadar azaltabilir. Ayrıca müşterileriniz veya arama motorlarının gözünde sayfanız istikrarsız göründüğünden trafik akışınız azalabilir ve bu da daha fazla para kaybetmenize neden olabilir. Web sitenizin büyük oranda erişilebilir olması için hosting sektöründe kanıtlanmış bir sicile sahip, güvenilir bir hosting sağlayıcısı bulmanız önemlidir. Müşteri desteği de en iyi değerlendirme faktörleri arasında yer alır. Bir sorun olduğunda en kısa sürede bir temsilci ile görüşebilmeniz için 7/24 destek sunan bir hosting firmasıyla çalışmanız önerilir. Ayrıca web hosting planınız web sitenizin performansında etkilidir. Paylaşımlı hosting paketleri, sunucu kaynaklarını diğer web siteleriyle paylaştığınız için kesinti süresine en duyarlı olanlardır çünkü bir web sitesindeki bir sorun veya trafik artışı, söz konusu sunucudaki tüm siteleri etkileyebilir. VPS, VDS ve dedicated sunucu planları daha fazla kaynak ve yalıtılmışlık sunar: siteniz yine de bakımla ilgili kesinti süresine maruz kalacaktır, ancak trafik artışları nedeniyle kesinti yaşamanız beklenmez. Çalışma süresi oranlarınızı artıracak bir başka hosting seçeneği de bulut hosting paketleridir. Bulut sunucular, verilerinizin birden çok sunucuda depolanmasını sağlayan yedekli bir yapıya sahiptir ve sunuculardan biri kapanırsa siteniz yayında kalmaya devam eder. Uptime Oranı Nasıl Hesaplanır? Uptime oranı; online olma süresinin toplam etkin kullanılabilirliğe bölünmesiyle elde edilir. Mutlak değer (363 gün) veya yüzde (% 99,7) dahil olmak üzere birkaç farklı şekilde ifade edilebilir. 365 gün x 24 saat = 8.760 aktif çalışma saati anlamına gelir. Yılda en fazla 10 saatlik bir kesinti olabileceğini iddia eden bir hosting firması; 8.760 aktif çalışma saati – 10 saat kesinti = 8.750 saat erişilebilirlik sunacağını bildirmiş olur. Toplam online olma süresini, toplam erişilir olunabilecek süreye bölersek: uptime oranının 8.750 / 8.760 =% 99.885 olduğunu görürüz. Bir hosting firmasının % 99 uptime oranı vadetmesi; % 1’lik kesinti süresine sahip olduğu anlamına gelir. % 99 kulağa iyi bir oran gibi gelebilir ancak bu yüzdeyi zamana çevirirseniz, bu firmanın sunucularının bir yılda yaklaşık 3 buçuk gün erişilmez olacağı gerçeğiyle yüzleşirsiniz. Kişisel web siteleri, bloglar ve bilgilendirme amaçlı siteler için bu 3 gün sorun teşkil etmeyebilir ama büyük e-ticaret siteleri için yılda 3 gün erişilmez olmak ciddi zarar anlamına gelebilir.   GÜNLÜK KESİNTİ HAFTALIK KESİNTİ AYLIK KESİNTİ YILLIK KESİNTİ %98 28,8 dakika 3,4 saat 14,4 saat 7,3 gün %99 14.4 dakika 1,7 saat 7,2 saat 3,65 gün %99.9 1,44 dakika 0,17 saat 0,72 saat 8,8 saat           Uptime Oranlarının Günlük, Haftalık, Aylık ve Yıllık Kesinti Süreleri Yukarıdaki tablodan da görebileceğiniz gibi, % 99 uptime oranı ile % 99,9 uptime oranlarının arasında ciddi bir fark bulunmaktadır. Çoğu hosting sağlayıcısının sunduğu uptime garantileri planlanan sunucu bakımını nitelikli kesintiler arasında saymaz. Teorik olarak, siteniz bakım boyunca kapalı kalır ve bunun için herhangi bir geri ödeme de alamazsınız. Doğal afetler, internet arızası veya bilgisayar korsanlığı gibi faktörler de kesintisiz çalışma garantisi kapsamında olmayabilir. Bir hosting sağlayıcının geri ödeme teklifi çalışma süresi performanslarının iyi olduğunun bir göstergesi olabilir. Ancak sitenin türüne göre kapalı kalma süresinin telafisi, bu sürede kaybedilen para miktarına kıyasla önemsiz kalabilir. Özet Uptime, web sitenizi barındıran sunucunun çalışır durumda olduğu süredir. Uptime oranları genellikle % 99,95 gibi bir yüzde olarak listelenir. Bir hosting sağlayıcısı yüksek uptime oranlarına sahipse bu; sunucularının iyi performans gösterdiği anlamına gelir. Saniyelerin önemli olduğu bir dünyada, kusursuz ve tutarlı bir müşteri deneyimi sunmak için güvenilirlik birinci önceliktir, bu nedenle uptime oranı önemsenmelidir.
Bayi Hosting (Reseller) Nedir? Bayi Hosting Ne İşe Yarar?
Bayi Hosting (Reseller) Nedir? Bayi Hosting Ne İşe Yarar?
Maliyetli altyapılar oluşturmakla uğraşmadan yüzlerce web sitesi sahibinden para kazanmak isteyenler “Reseller hosting nedir? , Ne işe yarar? ve Dikkat etmeniz gereken noktalar nelerdir?” sorularına verdiğimiz yanıtlara mutlaka göz atmalı! Genelde serbest çalışanlar açısından istikrar kolay olmasa da kaliteli bir firmadan alacağınız reseller (bayi) hosting paketi ile kendi hosting planlarınızı oluşturup oldukça sağlam bir başlangıç ve kazançlı bir yatırım yapabilirsiniz. Bayi Hosting (Reseller) Nedir? Bayi hosting; işletme sahiplerinin, serbest çalışanların, web sitesi tasarımcılarının ve girişimcilerin yüksek altyapı maliyetleri ödemek zorunda kalmadan, kendi özel markaları altında hosting paketleri satmalarına denir. Bir hosting firmasından sunucu kiralamanızı ve bant genişliği, depolama alanı gibi sunucu kaynaklarını web sitesi sahiplerine pazarlamanızı sağlayan reseller hosting ile kendi belirlediğiniz özelliklere sahip hosting planları oluşturabilir ve dilediğiniz gibi kâr payları belirleyebilirsiniz. Bu alanda başarı şansınızı katlamanıza yardımcı olacak en önemli noktaları; kaliteli bir hosting firmasıyla çalışmak, ön plana çıkmanızı sağlayacak bir niş (küçük bir pazar) bulmak ve müşteri desteğine önem vermek olarak sıralayabiliriz. Bir reseller hosting paketi aldığınızda sektörün en iyileriyle rekabet etmeyeceğinizi bilmelisiniz. Bu devasa şirketler sizin sunamayacağınız fiyat ve rekabet avantajlarına sahiptirler. Bunun yerine, amacınız daha niş bir hosting şirketi oluşturmak olmalıdır. Böylece hedef kitlenizin ihtiyaçlarını anlayarak daha iyi müşteri hizmeti sunabilir, doğrudan büyük hosting firmalarıyla kapışmak zorunda kalmadan daha düşük bir rekabet seviyesine sahip olabilirsiniz. Bayi Hosting Ne İşe Yarar? Bayi hosting planları oldukça ucuzdur ve hosting sağlayıcısı olmak için gereken teknolojiyi, altyapıyı ve ekipmanı satın almanız gerekmediğinden düşük maliyetle iş kurmanızı kolaylaştırır. Güncellemeler, sunucu bakımı, bağlantı, güvenlik gibi tüm teknik görevler hosting firmasının sorumluluğunda olduğundan bir ton teknik bilgi ve fazla çaba gerektirmez, bir bayi hosting paketi alıp otomatik faturalandırma sisteminin entegresi, pazarlama staratejileri ve teknik destek biriminizin kurulması gibi işlerinize hızlıca odaklanabilirsiniz. Başka bir web hosting firmasının kaynaklarını satıyor olsanız da bayi hosting kendi markanızı oluşturmanıza olanak tanır. Temel olarak, bu, müşterilerin başka bir şirketten hosting kiraladığınızı bilmeyeceği anlamına gelir. Bayi hosting; e-posta barındırma, domain kaydı, cPanel, SSL sertifikası ve web sitesi yedeklemeleri gibi ek özellikler sunarak kazanç yollarınızı artırma imkanı da sunar. Web hosting yüksek rekabet içeren bir sektör olsa da doğru adımlar atarak reseller hosting ile kendi işinizi başlatmak oldukça kârlı olabilir. İşletmenizin çok fazla trafik alan, çok fazla sayfa içeren bir veya daha fazla web sitesi varsa, reseller hosting size diğer hosting planlarına oranla daha fazla sayıda özellik sunacaktır. Örneğin; ek hosting planları satın almak zorunda kalmadan sitelerinizin farklı bölümlerini farklı URL’lerden ve farklı sunuculardan çalıştırabilirsiniz. Bayi Hosting Fiyatları Nasıl Belirlenir? Müşterilerinizi memnun etmek ve müşterilerinizle iyi ve sağlıklı ilişkiler sürdürmek için, mümkün olan en düşük fiyatla en iyi hizmeti sunmalısınız. Kârınızı bayi hosting için ödediğiniz fiyata, web hosting paketlerinizi için belirleyeceğiniz ücretlere ve başlangıç ​​maliyetlerinize bağlı olacaktır. Hosting, müşteriler açısından düzenli ödeme gerektiren bir hizmet olduğundan, fiyat – performans oranını gözettiğinizde, uzun süre bağlantıda kalacağınız müşterilere sahip olmanız kolaylaşacaktır. Bayi Hosting Hakkında Dikkat Etmeniz Gerekenler Sunucunuzun tam kontrolü, çalıştığınız hosting firmasına ait olacağı için güçlü donanımlara sahip hosting sektöründe isim yapmış firmaları tercih etmeniz önemli. Orijinal web hosting şirketinin kalitesi başarınızdaki en belirleyeci faktör olacaktır. Aldığınız reseller hosting planı, müşterilerinize yüksek performanslı bir sunucuda etkileyici bir bant genişliği ve yeterli disk alanı sağlıyorsa, müşterilerinizin sitelerinin hızlı yüklenmesini ve her zaman erişilir olmasını sağlayabilirsiniz. Bu aynı zamanda yeni müşteriler çekmenize de yardımcı olacaktır. Fiyat konusunda dev hosting firmaları ile rekabet etmek kolay olmayacağı için fark yaratabileceğiniz yöntemler ve hizmet türleri bulmanız gerekecektir. Web hosting sağlayıcınızı değiştirmeye karar verirseniz, müşterilerinizin tüm verilerini de aktarmanız gerekir. Bu inanılmaz derecede zor olabilir, bu nedenle bir dedicated sunucunuzun veya VDS ya da VPS gibi bir sanal sunucunuzun olması önerilir. Özel bir sunucuya sahip olmak, sağlayıcıları değiştirmeyi kolaylaştırır ama maliyeti artırır. Karşılaşabileceğiniz en büyük sorun, web hosting firmalarının aksine, müşterilerinize etkin teknik destek sağlayamamak olabilir. Bu konuya en başından itibaren özen göstermeniz önerilir. Bayi Hosting ile Para Kazanmak Bayi hosting fiyatları incelendiğinde gerçekten de düşük maliyetle yola çıkılabileceğini görüp şaşırabilirsiniz. Reseller hosting ile para kazanma planları yapıyorsanız aşağıdaki adımları izleyerek ilerlemenizi öneririz: Tesisatçılar, avukatlar gibi bir hedef kitle belirleyerek hangi işe odaklanacağınızı netleştirin. Sizinle aynı ya da benzer nişi hedefleyen rakiplerinizin web sitelerini inceleyerek sundukları barındırma türü veya ek hizmetlerin neler olduğunu, fiyat konusunda rekabet edip edemeyeceğinizi ve pazarlama yöntemlerini anlamaya çalışın. Blog ve sosyal medya hesaplarına hatta yayınladıkları reklamlara da mutlaka göz atın. Herhangi bir organik trafik alıp almadığını veya herhangi bir anahtar kelime için teklif verip vermediklerini görmek için SEMRush veya Ahrefs gibi araçları kullanabilirsiniz. Bu araştırmaların sonunda nişinizi netleştirebilir ve rekabet etmek için neler yapmanız gerektiğine dair güçlü fikirler edinebilirsiniz. Örneğin premium paketlere odaklanmanız gerektiğine dair bir sonuç çıkarabilirsiniz. Araştırmalarınız sonunda müşterilerinize hangi hosting paketlerini ve ek özelliklerini sunmak istediğinizi belirleyin. Örneğin, paylaşımlı hosting, VPS ve dedicated sunucu planları satmak veya sadece WordPress hosting ya da bulut hosting gibi belirli bir nişle başlamak isteyebilirsiniz. Sunmak istediğiniz hizmet ve ürün türlerini belirledikten ve ihtiyaçlarınızı anladıktan sonra, bunlarla uyumlu hosting şirketinin ve en iyi bayi hosting planının hangisi olduğuna karar vermelisiniz. Böylece bayi hosting paketi satın alacağınız şirketle, bayi hosting paketlerinin özellikleri ve gereken tüm detayları görüşmeye başlayabilirsiniz. Bir bayi hesabına kaydolduktan sonra web sitenizi oluşturmalısınız. Web siteniz doğrudan hedef kitlenize hitap etmeli, kullanıcı dostu olmalı, ödeme işlemleri ve canlı sohbet gibi ögeler içermelidir. Müşteri desteği, aslında bir kullanıcının web sitenizi ziyaret ettiği an başlar: Hizmetlerinizle ilgili soruları olduğunda, anında canlı sohbet yoluyla bir temsilciye ulaşabilmeleri bu yüzden önemlidir. En iyi reklam memnun müşterilerdir; mükemmel müşteri desteği sağlamak, hizmetinizi öne çıkaracaktır. Bazı büyük hosting şirketleri, bayi paketlerinin bir parçası olarak tüm destek taleplerini ele almayı vadedebilir ancak genellikle müşterilere sunulacak destek bayinin sorumluluğundadır. Bir hosting paketi satın alan müşterilerinizin hosting hesaplarını nasıl yöneteceklerini ve size nasıl ulaşabileceklerini anlatan otomatik olarak gönderilecek bir bilgilendirme e-postası ayarlamak gibi başlangıç aşamasında halletmeniz gereken önemli detayları etraflıca düşünmelisiniz. Belirli bir nişe odaklanarak büyük bir pazarın küçük bir segmentine ulaşmaya çalışmanız pazarlama stratejilerinizi de kolaylaştıracaktır. Benimsediğiniz pazarlama stratejisi, piyasadaki diğer satıcılardan sıyrılmanıza yardımcı olmalıdır. İlk olarak, hedef kitlenize nasıl ulaşacağınızı belirlemekle başlayın. Örneğin, organik arama terimleri için bir blog oluşturmak, arama motoru ve sosyal medya reklamcılığı için bütçe ayırmak, nişinize rakip olmayan sitelerle bir ortaklık kampanyası yürütmek gibi konulara eğilebilirsiniz. Özet Reseller hosting temelde hizmete dayalı bir işletme yürüteceğiniz anlamına geldiği için çok fazla çalışma, yüksek motivasyon gerektiren, destek ve pazarlama ayağı güçlü bir işe koyulduğunuzu en baştan bilmeniz önemlidir. Güvenilir ve tanınmış bir hosting firmasından bayi hosting paketi almak düşük maliyetli bir yatırım olduğundan kendi işini kurmak isteyen girişimciler için mükemmel bir seçenek olarak görülmektedir. Kaliteli bir hosting firması, doğru niş, özveri ve programcı olmasanız da bazı temel teknik beceriler ile bayi hosting hizmetini çok kârlı bir işletmeye dönüştürebilirsiniz. Özetle “Bayi hosting nedir?” sorusunu; bir kişinin veya kuruluşun bir web hosting firmasından sunucu kiralaması veya satın alması ve kendi müşterilerine satması şeklinde yanıtlayabiliriz.
Inode Nedir? Inode Limiti Nedir?
Inode Nedir? Inode Limiti Nedir?
Dosya sistemlerinin temel parçaları olan inode’lar, kullanım limitlerine dair bir sorunla karşılaşılmadıkça varlıklarının farkına varılmayan, kendi halinde görevlerini yürüten yapılardır. Inode Nedir? Index node’un kısaltılmış hali olan inode dizin düğümü anlamına gelir. Inode’lar, dosya sisteminde perde arkasında çalışan küçük dizin dosyalarıdır. Web sitenize veya herhangi bir diske bir dosya yüklediğinizde, dosyayı oluşturan veriler birden çok blokta saklanır. Bu bloklar her zaman gruplar halinde düzenlenmez. Diskin farklı alanlarına dağılmış olabilirler:   İnode, dosya sisteminin diskteki verileri nerede bulacağını bilmesini sağlayan talimatları, dosyanın boyutları, sahiplikleri, izinleri gibi tanımlayıcı verileri içerir. Ayrıca dosya tipi, dosya erişim, silme ve değiştirme tarihleri, bağlantı sayısı gibi veriler de inode’larda depolanır. Linux ve diğer Unix benzeri işletim sistemleri, klavye, fare, yazıcılar, monitör, sabit disk, işlemler ve dizinler gibi her şeyi bir dosya olarak kabul ederler. Inode’lar, Linux dosya sistemi tarafından dosya üzerinde işlemleri tanımlamak ve gerçekleştirmek için kullanılır, dosyaların düzenlenmesine yardımcı olur. Linux sistemi, bir dosyayı adı ile değil, inode numarasıyla dahili olarak tanımlar. Bu aynı zamanda, farklı dosya adlarına sahip dosyaların aynı inode’u işaret edebileceğinden, birden çok sabit bağın korunmasını sağlar. Linux Hosting Ürünlerimizi İncelediniz mi? Inode kullanımının, WordPress web sitenizin sahip olduğu sayfa sayısının ötesine geçen birçok faktöre bağlı olduğunu unutmamak önemlidir. Örneğin, birçok özelleştirme seçeneği olan gelişmiş bir WP teması, bu ekstra özelliklerden herhangi birini kullanıp kullanmadığınıza bakılmaksızın yüzlerce veya binlerce dosyadan oluşur. Basit bir WordPress teması ise yalnızca 50 veya 60 dosya içerebilir. Sadece birkaç yüklü eklenti ve tema ile birkaç gönderi içeren basit bir WordPress web sitesi, genellikle 9.000 ila 13.000 inode kullanır. Her bir gönderide yaklaşık 3-5 görsel içeren, 250 post ve yaklaşık 30 eklentiye sahip bir blog ise yaklaşık 25.000 inode kullanır. Yalnızca tek bir sayfadan oluşan ve altı eklenti yüklü küçük bir işletme web sitesinin de 17.000 inode kullandığını söyleyebiliriz. Özetle, karmaşık bir temaya sahip bir web sitesi, basit bir temayı çalıştıran bir web sitesinden önemli ölçüde daha fazla inode gerektirebilir – ilkinde daha az gönderi ve sayfa olsa bile. Genel olarak, haftada birkaç kez yeni yayınlarla güncellenen amatör bir WordPress web sitesinin, birkaç yıl çalıştıktan sonra bile 35.000’den fazla inode gerektirmesi pek olası değildir. Inode Limiti Nedir? Ne İşe Yarar? Sistemdeki her dosyaya karşılık gelen bir inode bulunur. Büyük ya da küçük her bir dosya, dosya sisteminde tek bir inode kullanır. Bilindiği üzere web siteleri, sunucularda depolanan dosyalardan oluşur. Inode sınırı, sunucunuzda depolayabileceğiniz maksimum dosya ve klasör sayısını belirtir. Yani bir hosting şirketi inode sınırını 200.000 olarak belirttiğinde bu; web sitenizin 200.000’den fazla dosya ve klasör içeremeyeceği anlamına gelir. Herhangi bir sınırlama yoksa, sunucudaki tek bir kullanıcı nispeten az depolama alanı kullanırken mevcut tüm inodları kullanabilir. Çok sayıda küçük dosya oluşturmak veya kullanmak için tasarlanmış bir web sitesi bir sorun gibi görünmeyebilir. Çünkü, yüz binlerce küçük dosya çok az depolama alanı kaplar ancak çok sayıda inode tüketir. Yani bir klasörün çok fazla depolama alanı kullanması, inode kullanım sorununa neden olmayabilir: Sitenize uzun, yüksek çözünürlüklü bir video yüklerseniz, 100MB depolama alanı kullanmasına rağmen yalnızca tek bir inode kullanabilir. Bir barındırma hesabı, bir depolama alanı sınırına ulaşmadan önce inode sınırına ulaşabilir. Bir sunucudaki tek bir kullanıcının mevcut tüm inode’ları tüketmesini önlemek için inode kotaları mevcuttur. Genellikle, Inode limitinize yaklaşmaya başladığınızda, hosting sağlayıcınız size web sitenizin kullandığı dosya sayısını nasıl azaltacağınıza dair tavsiyeler içeren bir uyarı e-postası gönderir. Dosya sayısını azaltmayı başaramazsanız ve yine de sınırınızı aşarsanız, web siteniz siz şunları yapana kadar kapatılabilir: Inode’ları temizlemek için dosyaları silmek Daha yüksek Inode limitlerine sahip bir hosting planına geçmek Ayrıca web sitenize dair otomatik yedeklemelerinin alınması durdurulabilir. Son olarak bu konuda bilmeniz gereken bir diğer nokta da hosting firmalarının “sınırsız” depolama alanı vaadedetmelerinin ne yazık ki inode sınırının olmadığı anlamına gelmediğidir. Inode Temizleme İşlemi Nasıl Yapılır? Inode kullanımını azaltmanın tek yolu dosya kullanımını azaltmaktır çünkü klasör yapınız ne kadar karmaşıksa, o kadar çok inode kullanırsınız. Inode temizleme yollarını şu şekilde sıralayabiliriz: Kullanılmayan Dosyaları Silinİnode kullanımını azaltmanın ilk yolu kullanılmayan dosyaları, temaları ve eklentileri silmektir. Bir dosyayı sildiğinizde, inode’u da silinir. Güncel olmayan, gereksiz eklentilerin ve temaların her birinin inode kotanıza dahil olduğu ve sorunlara neden olabileceğini bilmelisiniz (Genelde aktif temanızın ve bir ana temanın kalması önerilir; çekirdek temayı yüklü ama devre dışı bırakarak, ortaya çıkabilecek sorunları giderme olanağınız olur). Sitenizin hızlı yüklenmesini sağlamak için eklenti kullanımını da düşük tutmaya çalışmalısınız. Bulut Depolamayı Kullanınİkinci en etkili yöntem, harici dosya depolama yöntemlerini kullanmaktır. Google, Amazon ve Microsoft gibi yüzlerce dev şirket bulut depolama sistemlerine sahiptir. E-postanızı Kontrol EdinInode kullanımı söz konusu olduğunda genellikle göz ardı edilen şey e-postalardır. Eğer bir e-posta pazarlama kampanyasında binlerce e-posta göndermek için kullandığınız bir e-posta hesabınız varsa ve “gönderilen” klasörünüzü temizlemediyseniz, bu e-posta hesabı binlerce inode’dan sorumlu olabilir. Hatta bir süredir kullanmadığınız bir e-posta hesabının spam klasöründe biriken yüzlerce hatta binlerce ileti de çok sayıda inode’unuz var anlamına gelebilir. Eski e-postaları veya büyük spam klasörlerini temizleyebiliyorsanız, çok fazla inode alanı boşaltabilirsiniz. Bloğunuzun süresi dolan önbelleğini düzenli aralıklarla temizleyin.Web sitenizi hızlandırmak ve performansı artırmak için harika işler çıkaran önbellek eklentileri aynı zamanda önemli bir inode fazlalığı da yaratırlar. ÖZET İlk kez web sitesi sahibi oluyorsanız, inode limiti hakkında endişelenmeniz gerekmeyebilir; sitenizin inode sınırlarını aşma tehlikesine sokacak kadar dosya içerme olasılığı düşüktür. Çoğu hosting sağlayıcısının inode limitleri de yeni başlayanların ilk birkaç yıl boyunca herhangi bir sorunla karşılaşma ihtimalinin olmamasını sağlayacak kadar cömerttir. Başlangıçta kaç inode’a ihtiyacınız olabileceğine karar vermek için yukarıda “İnode nedir?” bölümünde yer alan yaklaşık değerlere göz atabilirsiniz. Ancak büyük web sitelerine sahip deneyimli kullanıcılar ve aynı hosting şirketinde birden fazla web sitesini barındırmayı planlayanlar inode sınırlarını dikkate almalıdır.
Web Hosting Türleri ve Hosting Seçimi
Web Hosting Türleri ve Hosting Seçimi
Web hosting (web sitesi barındırma); web sitenizin içeriğinin kesintisiz internet bağlantısı bulunan, soğutma – güvenlik gibi önlemler altında sürekli çalışacak şekilde tasarlanmış bir sunucuda depolanmasına ve sitenizin Dünya’nın her yerinden günün her anında ziyaretçileriniz tarafından görüntülenmesine olanak tanıyan teknolojik altyapıya denir. Farklı amaç ve büyüklükteki web siteleri için farklı türde sunucu çözümleri bulunur. Hosting türleri adı altında listelediğimiz bu çözümlere ve hosting seçimi için anlamanız gereken terimlere göz atarak web sitenizin bilinçli kararlar üzerinde yükselmesini sağlayabilirsiniz. Hosting Türleri Web siteniz için atılması gereken en önemli adımlardan birinin doğru hosting seçimi olduğunu bilmelisiniz. Hosting türleri hakkındaki açıklamalarımız her birinin kendine özgü artılarını ve eksilerini öğrenmenizi, web sitenizin ihtiyaçları ve bütçeniz için en uygun hosting planını seçmenizi kolaylaştırmayı amaçlamaktadır: Paylaşımlı Hosting Yeni web sitesi sahiplerinin ihtiyaçları için oldukça makul bir seçenek olan paylaşımlı hosting bir çok web sitesinin tek bir sunucuyu kullanılması şeklinde tanımlanabilir. Bu hosting türünde sunucunun tüm kaynakları; üzerindeki web siteleri tarafından paylaşılır.   Düşük fiyatlı olması paylaşımlı hostingin en büyük avantajlarındandır, bir diğeri de teknik bilgi gerektirmemesidir. Özel (Dedicated) bir sunucuyla karşılaştırıldığında doğal olarak daha yavaş yükleme süreleri sunan paylaşımlı hosting, yüksek trafiği yönetme konusunda da en pahalı hosting çözümü olan dedicated sunucu kadar yeterli olamaz. Paylaşımlı hosting, sunucudaki bir web sitesinin, diğer sitelerin performansı üzerinde olumsuz etkisi yaratma ihtimalini taşır. Ancak paylaşımlı hosting; bloglar, kişisel siteler ve küçük işletmelerin basit web sitesi ihtiyaçları için yeterli ve hesaplı bir seçenektir. WordPress Hosting WordPress hosting; daha verimli ve daha güvenli WordPress siteleri için WordPress’e özel; sunucu yapılandırmaları, kolay kurulum ve müşteri hizmeti sunan bir hosting türüdür. WordPress Hosting Nedir? adlı yazımıza göz atarak kaliteli bir WordPress hosting hizmetinin neden paylaşımlı hosting planlarından çok daha avantajlı olduğunu anlayabilirsiniz. VPS- VDS Sanal sunucu türleri olan VPS ve VDS aslında paylaşımlı hostinge benzeyen ancak sanallaştırma teknolojisi ile kullanıcılara kaynak tahsisi vadeden bir hosting çözümüdür. Bir sanal sunucuda web sitenizi barındırdığınızda dedicated sunucuda çalışan bir web sitesine benzer imkanlara çok daha uygun fiyatlarla sahip olabilirsiniz. Pek çok kişi paylaşımlı hosting ile başlamayı ve daha sonra web sitesinin trafiği arttığında VPS’e, daha da yüksek verim için VDS’e geçmeyi tercih eder. VPS üzerindeki web siteleri performans açısından birbirlerini etkileyebilir. VDS’te bu yaşanmaz çünkü daha izole alanlarda web siteleri barındırılır. Bu nedenle VDS; e-ticaret siteleri veya hassas bilgiler toplayan siteler için güvenli ve yüksek performanslı popüler bir seçenektir. Sanal sunucuların önemli bir avantajı özelleştirme ve root erişimi sunabilmeleridir ancak iyi yapılandırılmış bir sunucu için teknik anlayış şarttır. Bulut tabanlı sanal sunucular yedekli yapıları nedeniyle en güvenilir sanal sunucu türleridir. VPS, VDS ve diğer hosting çözümlerinin karşılaştırılmasını içeren Sanal Sunucu Nedir? adlı yazımıza okumanız; hedeflerinize emin adımlarla ilerlemeniz açısından fark yaratabilir. Dedicated Sunucu Dedicated Sunucu da denen özel bir sunucuya sahip olmak, sitenizin trafik artışının veya diğer web sitelerindeki herhangi bir sorunun sitenizin performansını etkilemeyeceğini garanti eder çünkü sunucu üzerinde sizden başka kullanıcı bulunmaz. Bir sunucu bütünüyle sitenize adanmıştır. Dilerseniz kendinize ait birkaç siteyi ya da tek başına büyük bir siteyi barındırabilirsiniz. Güvenlik, esneklik ve performans açısından en üst seviyedeki hosting çözümüdür ancak maliyeti diğer seçeneklere göre daha yüksektir. Bu nedenle, dedicated sunucu için karar vermeden önce gerçekten bu ölçekte performans ve kontrol ihtiyacınızın olup olmadığından emin olmanız gerekir. Daha hızlı yüklenen sayfalar ve başka hiçbir hosting çözümünün vadedemeyeceği güvenlik gibi artıları bulunan dedicated sunucular; çok yüksek trafikli web siteleri için uygundur ve günlük trafiğinizden 30 kat fazla artışı rahatlıkla yönetebilir. Bulut Sunucu Bulut sunucu, birçok sunucunun bir ağ üzerinden birlikte çalışarak, yüksek sunucu kaynağı ihtiyacının karşılanması ve kesintisiz erişim için tasarlanmış son zamanların en popüler hosting çözümüdür. Bulut sunucularda CPU, RAM gibi kaynaklar çok sayıda sunucudan karşılanır ve bir web sitesinin yedekleri çok sayıda sunucuda tutulur. Bu yapı; bir sunucu arızası nedeniyle herhangi bir kesintide kümedeki bir diğer sunucunun görevi üstlenmesiyle web sitesinin erişilemez olma ihtimali ortadan kaldırır. Biraz pahalı olan ve teknik becerilere sahip olmanız gereken dedicated sunuculara göre oldukça ekonomiktir ve yönetimi kolaydır. Bulut sunucular ile diğer hosting çözümleri arasındaki karşılaştırmalarımızı Bulut Sunucu Nedir? adlı yazımızdan okuyabilirsiniz. Bayi Hosting Reseller hosting olarak da bilinen bayi hosting basitçe, bir hosting firmasından hosting hizmeti alıp kendi markanız, kendi belirlediğiniz fiyatlar ve özelliklerle hosting paketleri şeklinde kendi müşterilerinize satmak olarak açıklanabilir. Reseller hostingin büyük yatırımlar yapmak ve teknik donanımlarla uğraşmak zorunda kalmadan kısa sürede iş kurmak isteyenler ya da web hosting ihtiyacı olan niş müşteri tabanlarına ulaşabilecek olanlar için oldukça şık bir fırsat olduğunu söyleyebiliriz. Bayi hosting hakkında dikkat etmeniz gerekenleri anlatan kapsamlı yazımız, internetten para kazanmak isteyenler için yol gösterici olacaktır: Bayi Hosting Nedir? Bireysel ve Kurumsal Hosting Nedir ? Bireysel hosting genellikle sunucu kaynaklarının diğer web siteleri ile paylaşıldığı, uygun fiyatlı hosting paketleri için kullanılan genel bir terimdir. Çoğunlukla kişisel web siteleri ve bloglar tarafından tercih edilir. Küçük çaplı web siteleri bireysel hosting paketleri ile performansla ilgili sorunlar yaşamadan günlük yüzlerce hatta binlerce ziyaretçiyi ağırlayabilir. Kurumsal hosting ise işlemci, ram ve disk alanı açısından daha yüksek kaynaklara ihtiyaç duyan işletmelere ve şirketlere yönelik hosting paketleri için kullanılan bir terimdir. Genellikle günlük yedeklemeler, yüksek e-posta kotası gibi daha özel ihtiyaçlara odaklanarak işletmeleri desteklemeye çalışan hosting çözümlerini kapsar. Linux ve Windows Hosting Nedir ? Yukarıdaki tüm hosting türlerinde Windows ya da Linux işletim sisteminin yüklü olduğu sunucuları seçme olanağınız bulunur, aslında bu tercihte kullanmayı planladığınız dosya ve işlevlerin türü belirleyicidir. Bir web sitesi ASP, .NET, Microsoft Access veya Microsoft SQL Server dosyalarını kullanıyorsa, hosting hizmetinin Windows tabanlı olması gerekir. PHP, Perl, WordPress, MySQL gibi diğer tüm dosya türleri Linux tabanlı bir web sunucusunda çok daha kolay çalışır. Gerçekte bu dosyalar Windows hosting ile de çalışmaktadır, ancak Linux platformu özellikle bu veri türleriyle çalışmak için tasarlanmıştır. Linux açık kaynaklı olması, kararlılığı, hızı, daha ekonomik ve güvenli oluşu ile bilinir. Ancak sistemi mükemmel bir şekilde kurmak için, inceliklerini anlamanız gerekebilir. Buna karşılık Windows; kapsamlı konfigürasyon gerektirmeyen işlevsel bir sistem arayanlar için kullanım kolaylığı ile öne geçebilir. Bu konuda iki işletim sistemini karşılaştırdığımız Windows Hosting ve Linux Hosting Arasındaki Farklar adlı yazımıza göz atmanız tabloyu netleştirecektir. Hangi Hosting Paketini Seçmeliyim? Hosting paketleri; web sitenizin barınacağı sunucunun kaynaklarını ne ölçüde kullanacağınızı gösteren planlardır. Depolama alanı, bellek, işlemci gücü ve verileri aktarabilme hızı gibi bileşenlerden oluşur. Bu bileşenler aşağıdaki faktörlerde etkilidir: Verim: Sunucunuzun verileri işleme ve aktarma yeteneği, sitenizin sayfalarının ne kadar hızlı yüklenebileceğini belirler. Sitenizin ne kadar trafiği kaldırabileceği: Siteniz, kullandığınız sunucu kaynaklarını zorlayacak kadar fazla ziyaretçi alırsa, sunucu çökebilir. Bu, web sitenize bir süreliğine erişilememesi demektir ve itibar kaybı yaşamanıza neden olabilir. Maliyet: Bir hosting planı ne kadar çok kaynak sunarsa fiyatı o kadar yüksektir. Hosting planı seçerken sitenizin boyutu, amacı ve öngördüğünüz trafik miktarı belirleyici olacaktır. Ancak, hosting paketlerini araştırırken karşılaşma olasılığınızın en yüksek olduğu terimler hakkında fikriniz olması her şeyi kolaylaştıracaktır: SSD (Depolama Alanı) SSD, bilgisayarlarda, sunucularda depolamadan sorumlu olan donanım parçasıdır. SSD kapasitesi, web sitelerinizin maksimum boyutunu belirler. Genel olarak, hosting planlarında maksimum kapasite Gigabayt (GB) cinsinden listelenir. Medya dosyaları ve dinamik içerik gibi birçok faktör web sitenizin boyutunu etkiler. Ancak ortalama bir web sayfasının boyutu 2 MB’nin biraz altındadır. Web sitenizin toplam boyutunu tahmin etmek için, Pingdom Tools gibi bir platform kullanarak page size verisinden yola çıkabilir kendi ortalamanızı bulup sitenizdeki sayfa sayısıyla çarpabilirsiniz. Bant Genişliği (Trafik) Bant genişliği, bir sunucunun verileri aktarabildiği hızı ifade eder. Başka bir deyişle, web sitenizin içeriğini ziyaretçilere ne kadar hızlı gösterebileceğini belirler. Bant genişliğini geniş bir borunun belirli bir sürede ince olan bir borudan daha fazla su yani veri sağlamasına benzetebiliriz. Hosting planları, bant genişliğini trafik (ziyaretçi sayısı) şeklinde listeler. Çok büyük miktarda depolama alanınız olabilir, ancak bant genişliğinizin düşükse verileriniz yavaş aktarılır ve çok fazla trafik sunucunuzu zorlayabilir. Tıpkı depolama alanında olduğu gibi, sitenizin bant genişliği ihtiyacını da tam olarak belirlemek zordur. Sayfa görünümlerini Google Analytics gibi bir araçla izlemeniz gereksinimleriniz hakkında kabaca fikir edinmenizi sağlayabilir. RAM (Bellek) RAM, sitenizin barındığı sunucunun aynı anda birden çok isteği işlerken kullandığı kısa süreli belleği ifade eder. Hosting planlarında genellikle, GB cinsinden listelenir. Yüksek düzeyde trafik alan, çok sayıda dinamik öğe içeren ve WordPress, Drupal, Joomla gibi bir İçerik Yönetim Sistemlerini (CMS) kullanan siteler diğerlerinden daha fazla RAM’e ihtiyaç duyar. RAM’in tükenmesi sitenizde “500 Dahili Sunucu Hatası”na neden olabilir (500 Internal Server Error). CPU (İşlemci) CPU sunucunun beynidir ve sunucuda yerine getirilmesi gereken işlevleri gerçekleştirir. CPU genellikle iki veya daha fazla “çekirdeğe” sahiptir. Her bir ek çekirdek, işlem gücünde artış sağlayarak sunucunuzun daha fazla isteği işlemesini ve daha hızlı gerçekleştirmesini sağlar. Büyük veya karmaşık siteler için trafik dalgalanmaları ve yüksek hacimli komut dosyası istekleri, CPU’larınızı aşırı yükleyebilir ve sitenizde kesintilere neden olabilir. Genellikle, sitenizin trafik hacmi ve içerdiği dinamik öğelerin sayısı, kaç CPU çekirdeğine ihtiyacınız olduğunun en iyi göstergelerdir. Özet Sınırlı bütçe ile basit bir web sitesi oluşturmak isteyenler paylaşımlı hosting ya da WordPress hosting ile başlayıp sitelerinin trafiği arttığında orta ve daha büyük ölçekli web siteleri için önerilen sanal sunucu gibi daha verimli hosting çözümlerine yönelebilir. Kesintisiz erişim konusunda takıntılı olanlar ya da dönemsel trafik dalgalanmaları yaşayanlar bulut sunucu çözümlerini tercih etmelidir. Web siteleri için yüksek performans ve güvenlik arayışında olanlar, dedicated sunucu denen özel sunucuları seçebilir. Az maliyetle iş kurmak isteyen girişimcilerin hosting seçimi bayi hosting olmalıdır. Hosting seçimi yaparken yararlı olacağını düşündüğümüz bilgileri paylaşmaya çalıştık. Kararınızı netleştirmek isterseniz destek ekibimize danışarak hangi hosting türleri ile web sitenizin daha verimli olacağını öğrenebilirsiniz.
izmir dijital ajans dijital pazarlama