Donanım

Sizler için profesyonel yazarlarımız ile hazırladığımız makalelerimizi okuyun ve kendinizi geliştirin.

ABD, Nvidia'nın çip tasarımcısı Arm'ı devralmasına meydan okuyor
ABD, Nvidia'nın çip tasarımcısı Arm'ı devralmasına meydan okuyor
ABD Federal Ticaret Komisyonu, çip tasarımcısı Arm'ın Nvidia tarafından devralınması önerisine itiraz etti. FTC, önerilen satın almanın Nvidia'ya rakiplerin güvendiği bilgi işlem teknolojisi üzerinde çok fazla kontrol vereceğini söyledi. Arm, tasarımlarını ve teknolojisini Apple, Qualcomm, Sony ve Samsung gibi büyük teknoloji şirketlerine lisanslıyor. Nvidia, "bu işlemin sektöre fayda sağlayacağını göstermek için çalışacağını" söyledi. Şirket, oyun için yüksek performanslı grafik kartları, mobil bilgi işlem için çipler üretiyor ve ayrıca yazılım ve yapay zeka sistemleri geliştiriyor. Aslen bir İngiliz firması olan Arm, 2016 yılında Japonya'nın SoftBank'ına satıldı. Nvidia, Eylül 2020'de devralmayı planladığını duyurdu, ancak anlaşma, İngiltere ve Avrupa'daki soruşturmalar da dahil olmak üzere düzenleyicilerden inceleme ve yasal zorluklarla karşı karşıya kaldı. ABD gözlemcisi şunları söyledi: "Önerilen birleşme, Nvidia'ya bu teknoloji üzerindeki kontrolünü rakiplerini baltalamak, rekabeti azaltmak ve sonuçta ürün kalitesinin düşmesi, yenilikçiliğin azalması, daha yüksek fiyatlar ve daha az seçenek ile sonuçlanması için kullanma yeteneği ve teşviki verecektir." Nvidia, Arm'ın açık lisans modelini sürdürmeye, markayı elinde tutmaya, şirketi İngiltere merkezli tutmaya ve daha fazla personel işe almaya söz vermişti.
Apple, kampanyacılar için self servis onarım planını duyurdu
Apple, kampanyacılar için self servis onarım planını duyurdu
Apple, "rahat olan müşterilerin" kendi cihazlarını tamir edebilmeleri için bir "self servis onarım" programı duyurdu. ABD'de 2022'nin başlarında piyasaya sürüldüğünde, son iPhone'ların pillerinin, ekranlarının ve kameralarının değiştirilmesini kapsayacak. Ancak Apple'ın yeni onarım mağazası 200'den fazla parça ve alet satacak. Bireylerin ve bağımsız tamirhanelerin elektronik cihazları tamir edebilmesini isteyen tabandan onarım hakkı hareketinden aylarca Apple üzerinde artan baskının ardından geldi. Apple, "Self Servis Onarım, elektronik cihazları onarmak için bilgi ve deneyime sahip bireysel teknisyenlere yöneliktir." Dedi. Ancak "müşterilerin büyük çoğunluğu için" sertifikalı bir profesyonel tamirhaneyi ziyaret etmek daha iyi bir seçenek olacaktır. Apple COO'su Jeff Williams, "Orijinal Apple parçalarına daha fazla erişim sağlamak, onarım gerektiğinde müşterilerimize daha da fazla seçenek sunuyor" dedi . Şirket, "Dayanıklılık, uzun ömür ve artırılmış tamir edilebilirlik için ürünler tasarlayarak müşteriler, değerini yıllarca koruyan uzun ömürlü bir ürünün tadını çıkarıyor" dedi. 'Büyük galibiyet' Apple, güvenlik sorunları nedeniyle onarım hakkının en şiddetli muhaliflerinden biri olarak görülüyor. Yakın zamanda Apple'ı iPhone ekranlarını tamir etmeyi çok daha zor hale getirdiği için görevlendiren bağımsız onarım talimatları web sitesi iFixit, tweet attı : "Günü göreceğimizi hiç düşünmemiştik." iFixit medyaya yaptığı açıklamada, "Apple uzun süredir tüketicilerin kendi eşyalarını tamir etmesine izin vermenin tehlikeli olacağını iddia ediyor" dedi. "Şimdi, onarım pazarlarına yönelik yenilenen hükümet ilgisi ve özellikle kötü basının hemen ardından... Apple, insanların sahip oldukları şeyleri onarmasına izin verme konusunda beklenmedik bir ilgi gördü." Ve Kanadalı bilgisayar donanımı gözden geçirenleri Hardware Canucks şunları yazdı : "Genel olarak küçük bir adım olabilir - ancak Apple'ın bunu yapması, onarım hakkı hareketi için büyük bir kazanç." Apple, Self Servis Onarım programının bireysel müşterilerin "bu parçalara, araçlara ve kılavuzlara erişimi olan 5.000'den fazla Apple yetkili servis sağlayıcısına ve 2.800 bağımsız onarım sağlayıcısına katılmasına" izin vereceğini söyledi. Yetkili onarım ağını genişletiyordu, bu nedenle resmi parçalara erişim son üç yılda "neredeyse iki katına çıktı" dedi. Ancak Apple'ın yetkili onarım planları, uzun süredir, yedek parçaların nereden geldiği gibi kapsamlı terimler ve kısıtlamalar içerdiği için eleştirildi; bu da, bozuk bir telefondan rastgele bir bileşenin kolayca hasat edilmesini ve onarım için "nakletilmesini" olası kılmaz hale getiriyor. Ve şirket, bu bileşenlerin fiyatlandırması üzerinde sıkı kontroller sürdürüyor. Onarım hakkı hareketi, son yıllarda birçok ABD eyaletinin "adil onarım" yasasını dikkate almasıyla büyük ilgi gördü. Ve bu yılın başlarında, 1970'lerde Steve Jobs ile birlikte bir garajda ilk Apple bilgisayarlarını yapan Apple'ın kurucu ortağı Steve Wozniak, hareketten yana çıktı. Temmuz ayında, "Çok açık bir teknoloji dünyasında büyümemiş olsaydım, bir Apple'ımız olmayacaktı" dedi.
Apple sonunda MacBook Pro'da Safari'ye 120Hz kaydırma özelliğini ekledi - ancak daha iyi olabilirdi
Apple sonunda MacBook Pro'da Safari'ye 120Hz kaydırma özelliğini ekledi - ancak daha iyi olabilirdi
Yanında bir sürü yıldız işareti olan 120Hz kaydırma Aylarca bekledikten sonra Apple, sonunda uyumlu cihazlarda Safari'ye 120 Hz kaydırma özelliğini tanıttı. Ancak, yeni MacBook Pro'nuzun beklediği çözüm bu değil . Başlangıç ​​olarak bunun nedeni, 120 Hz kaydırma özelliğinin şu anda Safari Teknoloji Önizlemesi'nin en son güncelleyicisiyle sınırlı olmasıdır - Apple cihazlarındaki ana Safari tarayıcısının deneysel sürümü. Safari'nin bu test sürümünün bir kullanıcısı olsanız bile, 120 Hz kaydırma özelliği yalnızca yumuşak kaydırma efektini kullanan sayfalar için geçerli olduğundan kaydırma kekemeliğinin birçok sitede devam edeceğini göreceksiniz. Özelliğin diğer sayfalara yayılması ve Safari'nin ana sürümünde yayınlanması için biraz daha beklememiz gerekecek. 120Hz uyumlu bir iOS cihazında daha yumuşak kaydırmayı denemek için Safari Teknoloji Önizlemesi'ni indirmek istiyorsanız, bunu yapabilirsiniz. Bir geliştirici aracı olmasına rağmen, normal kullanıcılara kilitli değildir ve her zamanki Safari uygulamanızın yerini almaz. Görüş: küçük ama inanılmaz derecede sinir bozucu bir hıçkırık 120Hz kaydırmayı kaçırmak ve garip bir kekemeyle yüzleşmek, muhtemelen karşılaşabileceğimiz en az önemli teknik hıçkırıktır. Ancak, özellikle kendi yazılımıyla değil, birinci sınıf Apple teknolojisiyle uğraşmak zorunda kalmamamız gereken bir sıkıntı. Apple, meraklılar tarafından, diğer şirketlerin yıllardır kullandığı özellikleri benimsemekte yavaş olabilen bir marka olarak bilinir - ancak sonunda yeni bir donanım veya yazılım parçası uyguladığında, genellikle onu mükemmelleştirmiştir. Yeni MacBook Pro ve 120 Hz ekranı ile bu duygu pek de doğru gelmiyor. Yeni bir gadget için en az 2.499 $ / 2.399 £ / 3.749 AU $ ödememiz isteniyorsa, oldukça önemsiz bir engeli aşan bir deneyim değil, mükemmellik sızdıran bir deneyim bekliyoruz. Aksi takdirde, MacBook Pro (2021) , Apple serisine harika bir ektir - incelememizde ona yaratıcı profesyonellerin satın alabileceği en iyi dizüstü bilgisayarlardan biri olduğunu söyleyerek neredeyse mükemmel bir puan verdik.  Umarız bu küçük sorunlar çözülebilir ve 120Hz kaydırma yakında Safari'ye eklenir, ancak bazı değişiklikler gelmeden önce muhtemelen 2022'ye kadar beklememiz gerekecek.  
BIOS Nasıl Güncellenir?
BIOS Nasıl Güncellenir?
BIOS güncelleme işlemi yapılırken dikkat edilmesi gereken birkaç işlem bulunuyor. Bunların başında anakart markası ve model üzerinden güncelleme indirilmesi oluyor. Buna dikkat edilmediği takdirde problem yaşanabiliyor. Anakarta uygun bir model sürüm belirlendikten sonra indirme işlemi gerçekleştirildiğinde ve aşamalar eksiksiz olarak tamamlandığında güncelleme işlemi sorunsuz bir şekilde yapılmış oluyor. İndirilen uygun bir BIOS güncelleme programı ile izlenecek aşamalar da şu şekildedir: USB belleğini biçimlendirerek, dosya sistemi üzerinden NTFS seçilir. İndirilen güncelleme “.rar”dan çıkılarak USB belleğe kopyalama işlemi gerçekleştirilir. Sonrasında bilgisayarı yeniden başlatmak gerekir. Bu işlemi boot menüye girerek de yapmak mümkün. Veyahut kısa yol tuşu da kullanılabilir. Boot sonrasında Advanced alanındaki menüye gelinir. Sonraki aşamada yazılımın güncellemesi için Start Easy Flash seçeneğine geçiş yapılır. Karşılaşılan pencereden harici hafızaya ulaşılması ve konulan dosyanın çalıştırılması gerekir. Bu aşamalar doğru bir şekilde izlendiğinde güncelleme işlemi de tamamlanmış oluyor. Tüm bu işlemler başarılı bir şekilde takip edildiğinde gerekli güncellemeler sağlanabiliyor. Bazı bilgisayar ve anakartlar içinde otomatik bios güncelleme programları yer alıyor. İstendiği ve uygun olduğu takdirde bu programları kullanmak da kullanıcıya kolaylık sağlayabiliyor. BIOS Güncelleme Ne İşe Yarar? Hem amatör hem de profesyonel kullanan herkesin bildiği ve aşina olduğu BIOS, güncelleme işlemi sayesinde daha iyi bir performans ve kullanım gerçekleştirmenin önünü açıyor. Karmaşık görünse de aşamalar doğru olarak uygulandığında kolayca yapılan bir işlem oluyor. Bilgisayar giriş ve çıkış aygıtlarını kontrol eden BIOS, sistemin açılmasını sağlıyor. Ayrıca RAM ve performans için de yükseltmeye gidilebiliyor. RAM sisteminin eksik görünmesi, Fazladan RAM takıldığında görünmeme sorunu, Anakart performansını iyileştirme, Yazılım uyumsuzlukları ve çakışmaları, Herhangi bir donanımın görünmemesi, gibi maddelerden biri ile karşılaşmamak adına BIOS güncellemesinin yapılması gerekiyor. Güncellemenin asıl amacı da bu gibi durumlara karşı çözüm getirmek oluyor. Bunun yanı sıra anakarttan daha yüksek bir performans almak için tüm hataların giderilmesini sağlıyor. Böylece anakart kullanımını sorunsuz gerçekleştirmek üzere güncellemeleri indirmek ve kurulumunu yapmak gerekiyor. Bunlara ek olarak uzun zamandır çözülemeyen bir sorun varsa ve bilgisayarın daha iyi bir performansa sahip olması için gerekli uygulamayı sağlayan güncelleme ile sorunlar çözülüyor. Yeni teknolojilerle uyumlu hale gelmesini sağlayan güncellemeler, direkt olarak hataların giderilmesini mümkün hale getiriyor. Uygun program ve doğru işlem ile tüm bunlar kolaylıkla elde edilebiliyor. BIOS Üzerinden Format Nasıl Atılır? Bilgisayarda format işlemini başlatmak için ilk olarak bilgisayarın Power düğmesine basarken öte yandan “F2”, “F10” ya da “DEL” tuşuna basarak BIOS menüsüne ulaşmak gerekiyor. Açılan menüden CD okuyucuyu birinci sırada, hard diski ikinci sırada olacak şekilde düzenlemek gerekiyor. İşlem tamamlanınca F10’a basıp “Evet” tuşuna basarak ayarlar kaydediliyor. Sonrasında bilgisayar CD kısmına yerleştirilen kurulum CD’sini kurmaya başlıyor ve kurulum menüsüne geçiş yapmak için uyarı çıkıyor. BIOS işlemi tamamlandığında bilgisayar ön yükleme için herhangi bir tuşa bakma uyarısı veriyor. Bir tuşa basarak kurulum menüsüne geçiş yapılıyor. Kurulum ekranında yeni bir pencere çıkıyor ve “İleri” diyerek bir sonraki aşamaya geçiliyor. Sırada adımda “Şimdi Yükle” kutusunu seçmek gerekiyor. Çıkan bölümde yüklemesi yapılmak istenen seçeneklerden biri kullanılıyor. Yükselt seçeneği ile bilgisayardaki veriler korunarak yükseltme işlemi gerçekleşiyor. Bilgisayarda virüs varsa ve temizlemek isteniyorsa “Özel (Gelişmiş)” seçeneğine tıklamak gerekiyor. Bu kısımda açılan pencerede bilgisayardaki sürücüler listeleniyor. Hard disk bölünerek kullanılmak isteniyorsa bu bölümden işlem yapılıyor. Bu kısımda sağ tarafta yer alan “sürücü seçenekleri” yazan yer seçiliyor ve sürücü ile ilgili seçenekler listeleniyor. Tüm dosyalardan kurtulmak adına ilgili sürücü seçiliyor ve “biçimlendir” deniliyor. Veriler silindikten sonra sürücü bölünmediyse “ileri” diyerek sonraki aşamaya geçiliyor. Bölündüyse de ilk kısım seçilerek “ileri” denmesi gerekiyor. Sıradaki adımda dosyalar bilgisayara aktarılarak kurulma işlemi tamamlanıyor ve hangi aşamada olunduğu yüzdelik olarak gösteriliyor. Yükleme anında sistem kendini iki kere yeniden başlatıyor ve bu aşamada ek bir işlem yapmadan kurulumun tamamlanması bekleniyor. Yükleme tamamlandıktan sonra masaüstüne ulaşmak için gerekli adımlar tamamlanıyor. Bu esnada sistemde yönlendirme yapıyor ve adımlar tamamlanarak masaüstüne ulaşılıyor. Bilgisayarın masaüstü açıldığı zaman da bilgisayara ait Driver dosyaları yükleniyor ve yenilenmiş bir işletim sistemi ile bilgisayar kullanımına devam ediliyor. BIOS’tan format atma işlemi bu aşamalar doğrultusunda gerçekleştirildiğinde son derece kolay ve etkili çözümler sunuyor. Sonuç olarak, yazılımsal açıdan yeni bir cihaz gibi işlev gösteren bilgisayarlar için ideal bir bakım seçeneği oluyor.
BIOS Nedir?
BIOS Nedir?
Orijinal adı “Basic Input Output System” olan BIOS, giriş ve çıkış aygıtlarını kontrol altına alarak, sistemlerin açılmasına yardımcı olan bir yazılımdır. Kalıcı olmasıyla birlikte bu program, ROM bellekte saklanıyor. Anakart parçasının çeşitli özelliklerini kullanma açısından da avantaj sağlayan bu yazılım, sistem ve donanımlar arasında da kolayca bağlantı kuruyor. BIOS’lar belli başlı görevleri yerine getirmek amacıyla işlem görüyor. Yer aldıkları sistem içerisinde gerçekleştirdikleri görevler listesi de şu şekilde ilgililerin karşısına çıkıyor: Ekran kartı ve RAM gibi donanımları açılış esnasında (BOOT) test ediyor. Bu donanımların voltaj seviyelerini tespit ederek ayarlamasını gerçekleştiriyor. Yazılım sistemini hard disk haricinden bir sistem üzerinde çalıştırmak adına başlangıç sürücüsünü belirlemek amacıyla kullanılıyor. Ardından donanımların frekans ayarlarını yaparak, işlemin eksiksiz bir şekilde gerçekleştirilmesine ortam hazırlıyor. Son olarak da eğer kullanılmayan bir donanım parçası varsa bunları kapatmaya olanak sağlıyor. Bu görevleri aktif bir performans gücü ile işleyen BIOS yazılımının Setup’ı, belirli aşamalar doğrultusunda açılıyor. Açılış tuşları bilgisayarlar arasında farklılık gösterse de çoğunlukla “F2”, “DEL”, “F10” tuşlarından birinin yardımı ile açılıyor. Açılan bu menü sayesinde anakart üzerindeki istenen değişiklikler kolayca gerçekleştirilebiliyor. “+” ve “-” tuşları bu menü içerisinde komut verilmesini mümkün kılıyor. İstenen ayarların tamamı yapıldıktan ve kontrol edildikten sonra “Exit” yani çıkış kısmından BIOS ayarları kaydedilerek çıkış yapılabiliyor. Setup açmanın yanı sıra BIOS yazılımını tam olarak çözebilmek ve tanıyabilmek için birçok detayın bilinmesi gerekiyor. Bunlardan biri de yazılımın içerisinde yer alan CMOS adındaki bir çeşit bellek oluyor. Complementary Metal Oxide Semiconductor orijinal adıyla da bilinen CMOS, BIOS çipinde bulunan bir bellek olmasıyla, başlatma bilgilerini içermesi ve oldukça düşük bir güç tüketimi yapmasıyla görev alıyor. BIOS, bilgisayar başlatılırken saat ve tarih gibi bilgileri bu bellekten alarak işliyor. BIOS pili olarak adlandırılan pilden de gücünü karşılayarak çalışıyor. BIOS Menüleri Nelerdir? BIOS yazılımı üzerinden herhangi bir işlem gerçekleştirmek için öğrenilmesi gereken detaylardan biri de menüler kısmı oluyor. Gerek güncelleme yaparken gerek de olası bir sorun ile karşılaşıldığında BIOS menülerini biliyor olmak avantaj sağlayabiliyor. Bu menülere aşina olmak çeşitli durum karşısında çözüm üretmek açısından faydalı olabiliyor. Menüler şu şekilde listeleniyor: Standart CMOS SETUP EXIT Without Saving BIOS Features SETUP Save & Exit SETUP Chipset Features SETUP Power Management SETUP Load BIOS Defaults Supervisor Password Integrated Peripherals User Password PNP / PCI Configuration Load Setup / Performance Defaults
Bilgisayar Donanımı Nedir? Parçaları nelerdir
Bilgisayar Donanımı Nedir? Parçaları nelerdir
Genel olarak birimleri tanıyalım. İşlemci aslında Merkezi İşlemci olarak tanınır. Oysa ki bir bilgisayarda bir sürü başka mikro denetleyici (Her denetleyici içinde daha az özelleşmiş işlemciler barındırır) ve işlemci birimleri bulunur. Bilgisayar donanımları aşağıdaki gibidir; İşlemci Ekran kartı RAM HDD, SSD Kasa Anakart (Ethernet kartı artık genel olarak dahili olarak geliyor) Power Disk Sürücü (Disket Sürücüler tarihe karıştı diyebiliriz) Ses kartı İşlemci soğutucu ve kasa soğutucusu Media okuyucu ve TV kartı gibi ekstra bileşenler En bilinen diğer işlemci türü grafik işlemcidir. İşlemcinin görevi, bilgisayardaki döngüleri kontrol etmektir. Örneğin, işlenecek bir grafiğin kaba taslağını işlemcinin yardımları sayesinde oluşturursunuz. Oysa bu taslağı görsele çeviren ekran kartıdır. Ekran kartı dediğimiz gibi taslağı hazırlanmış bir görsel veriyi işler ve ekrana yansıtır. Grafik işlemci de buradadır ama GPU dediğimiz birimden (GPU = Grafik işlemci) paket olarak ayrı konumlarda bellek içerir. RAM, adı üstünde bellek. Belirli bir frekans değerine sahip olduğu gibi, türleri de vardır. Amacı kalıcı olmayan bilgiyi, saklamaktır. İndirilen veya özellikle işlenen bir veri doğrudan temel saklama birimlerine gitmez. (HDD gibi) Öncelikle RAM ile işlemci arasında turlar. HDD ve SSD temel saklama birimleridir. Son teknoloji ile bir SSD, bir HDD’den 30 kat hızlı olabilir. Kasa, her şeyi içinde bulunduran metal haznedir, her zaman bilgisayarı açacak veya veri girişi yapabildiği gibi, çeşitli temel diğer girişlere de yer verir. Açma/Kapama tuşu bulunduran kutu işte. Anakart, oldukça büyük bir ayrıntı isteyen husustur. Genel olarak her türlü donanım parçasının üzerinde yer aldığı (Doğrudan ya da takılarak) büyük parçadır. Power, bilgisayara güç veren kısımdır. DC akım/gerilim karakteristiğinde güç verdiğini, AC karakteristiği, DC’ye çevirdiği için bilgisayarda yer alması gerektiğini bilelim. DC, doğru akım, AC, alternatif akım demek. (Tesla’ya selamlar) Disk Sürücü, bugünlerde Blu-ray okuduğuyla tanınan birim. Yazabilir de. Ses kartı müzik veya film için özelleşmiş, adı üstünde hoparlör çıkışlarına bağlı birim. Anakart üzerinde bulunanlar da günümüzde ortalama kullanıcı için yeterince başarılıdır. Diğer bileşenlerin ne olduğunu tahmin edeceksinizdir ama güçlü işlemcilerde sıvı soğutma tercih edin. Derin Donanım Konular: İşlemci, Ekran kartı, RAM, “Anakart – HDD ve SSD – PCI ve USB” , Power ve geri kalan son noktalar. İşlemci Bir işlemci, bilgisayarın tüm temel komutlarından sorumlu merkezi birimdir. Zaten CPU adıyla anınan birimde, C (Central) demektir. Çok daha detaylı bir bilgi birikimini hak eden bu birim, tarafımca bir sonraki yazımda ayrıca incelenecektir ama bugün de oldukça derinlere ineceğiz. Derine, en derine. 1971 yılında Intel 4004 ile çok daha farklı bir alt yapı üzerinden, mikro denetleyici görünümündeki bu birim, bugün kendine özel has bir görünüme kavuşmuştur. İşlemci aileleri, Celeron, Pentium, i3, i5, i7 ve hatta XEON aileleri olarak tanıtılabilir. Bu Intel tarafındandır. AMD tarafında ise, FX, Phenom, hatta Opteron aileleri olarak tanıtılabilir. AMD’den kıyas olarak bahsedecek ve genel olarak Intel üzerinden ilerleyeceğim. Günümüzde en kaliteli oyun işlemcileri i5 ve i7’dir. Cep yakmasın isteyenler AMD tercih edebilir ama faturayla açığı kapatacaklardır. i5 işlemcilerin, i7 işlemcilerden bazı oyunlarda daha başarılı olmasının bazı oyunların 4 çekirdeğe kadar izin vermesi olduğu gibi, i5 işlemcilerde 4 çekirdeğin doğrudan kullanılması iken, i7 işlemcilerde duruma göre 2 çekirdek ve 2 izleğin kullanılabilmesidir. İzlek, çekirdeğin yansımasıdır ve genel olarak i7 işlemcilerde bulunur. AMD işlemcilerde ise yüksek güç kullanımı ve çoklu çekirdek, fazla önbellek (RAM’den daha hızlı temel bellek, bilgisayardaki ufak detayların en hızlı biçimde işlenmesini sağlar) gövde gösterisi yapsa da, Intel, özelleşmiş mimarisiyle AMD işlemcilerin darboğaz yaptığı yerde sorunsuz çalışacaktır. En güçlü güncel i7 masa üstü işlemci, en güçlü güncel i7 notebook (Mobil) işlemciden 2 kat iyidir. AMD’nin en güçlü FX işlemcisi ise en güçlü notebook işlemcisine dahi yaklaşamamaktadır, bununla ilgili yeterli bilgi birikimine sahibim. Bazı modellerin (XEON modelleri gibi) teknik detaylarına ve verim oranına bir sonraki yazımda değineceğim. Burada özet geçtiğim ayrıntıları o yazıda en detaylı şekilde anlatacağım. İşlemcide OverClock Bu hususa bir sonraki yazımda daha detaylı değineceğim ama şimdi de birkaç şey bilmekte fayda var. Evet, bir işlemci eğer Bios bu altyapıya uygunsa saat frekansı arttırılabilir. Bu çeşitli programlar üzerinden de yapılabilir, lakin genelde masa üstü işlemcilerinin saat frekansı arttırılabilir. Henüz i7 notebook işlemcisi OverClock eden birine rastlamadığım gibi, bu işlemi gerçekleştirmek için ayrı bir altyapı gerekebilir. Mümkün ama çok zor. Masaüstüler ise ayrıca çarpan kilidi gibi hususlara izin dahi veriyor. Ekran kartı Güncel sektörde, AMD ve nVidia yarışmaktadır. En güçlü kartlardan bazıları, GeForce Titan X ve Radeon Fury X olarak (Oyuncu GPU’ları) söylenebilir. Yeni nesil kartlara geçiş yapmamıza az kaldı ama ben burada model verip, kafa şişirmek istemiyorum. Grafik kartı işlemcisi, pek çok paralel çekirdek barındırır. Son güncel miktar 4096 idi diye biliyorum. Bu paralel çekirdek sayısı arttıkça, grup çalışması adını verdiğim olay da artacağından, daha az çekirdek sayısına sahip grafik kartları, eğer geri kalan teknik detaylar aynı ise daha az performans göstereceklerdir. Bunda transistör sayısının doğrudan etkisi var. Bir grafik kartı hem grafik işlemcisinin, hem de grafik belleğinin saat hızlarına doğrudan müdahale etmeye izin verir. Doğrudan program kullanmak, hem voltaj kontrolü, hem de saat hızlarına dikkat etmek açısından çok daha faydalıdır. Son zamanlarda gelişen teknoloji ile SLI ve CrossFireX adını verdiğimiz, ekran kartlarını beraber kullanma teknolojisinde, GPU’ların gücü yeterli oranda birleştirilebileceği gibi belleklerin beraber işlemesi de sağlanmıştır. Öyle ki, artık bellekler toplanarak kullanılmaktadır. Bu da güncel teknoloji ile oyuncuların 48 GB’a kadar “EKRAN KARTI” belleğine sahip olmasını sağlar. Quadro adı altındaki ekran kartları özelleşmiş bir yazılım ile bahsettiğim işlemciden gelen taslağı, aynı seviyedeki sıradan ekran kartına göre çok daha hızlı bir şekilde işler. Ekran Kartı Özel (Genel amaçlı notebook kullanımı için) Ekran kartının bir üst voltaj değeri vardır, bir orta, bir de alt voltaj değeri. 60 – 100 Watt arasında güç harcayan bilgisayarlar için bu bilgilerin faydalı olacağını düşünüyorum. Eğer elektrik olmaması durumunda oyun oynamak istiyorsanız ama yeterli performansı alamıyorsanız, bilgisayarın ve pilin gücüne göre orta voltajın frekans değerlerini, üst voltajlardaki standart değerlere kadar çıkartabilirsiniz. Bunu denerken aşırı dikkatli olmanıza gerek yok ama lütfen deneyecek olacaklar yine de dikkat etsin. Orta voltaj tehlikesiz olduğu ve voltaja dokunmak güç olduğu için “aşırı” ibaresini gereksiz buldum. Ayrıca, ilginçtir, güç miktarının ekran kartına daha çok gitmesini sağlarsanız, mesela ekran parlaklığını kısar ve USB’lerde güç harcayan bir birim bulundurmazsanız, frekansı kısmen biraz daha fazla arttırabilirsiniz. (Kare dalga hatası vermeden) RAM RAM, Random Access Memory, belirli lojik bellek hücrelerinin birleşmesi sonucunda üretilir. Son tipi, DDR4 olup, en güçlü bilgisayarlarda kullanılmaktadır. 3000 MHz gibi frekans değerleri görülebilmekte olup, bellek OverClock’u ile daha fazla arttırılabilmektedir. Gerekli görmemekle beraber, profesyonel kullanıcının işine yarayabilir de. Anakart üzerine takılan ince bir parçadır. Anakart – HDD ve SSD – PCI ve USB Anakart, bütün birimleri üzerinde toplayan parçadır. Anakartın kalitesi işlemcinin ve ekran kartının performansından tut da, uzun ömürlülüğe kadar pek çok şeye etki eder. HDD ve SSD’yi de buraya bağlarız, PCI birimleri (x1’den x16’ya kadar. Birim miktarı kompleksliği ölçer) ekran kartı ve ses kartı gibi birimleri anakarta bağlar. USB ise artık aklınıza gelebilecek pek çok aleti bilgisayara bağlamanıza imkan tanır. Tıpkı telefonlar ve portatif vantilatörler gibi. Anakart daha önceden kuzey ve güney köprüsü olarak bilinen ve şimdi tek bir yongada toplanan, veri iletişim birimlerini de içermek zorundadır. Bir HDD mekanik bir birimdir, bu sebeple belirli bir hızın üzerine geçemez, güvenilirliği de düşüktür. SSD ise her açıdan daha üstün olmasına rağmen kat kat pahalıdır. Hele ki mSata dediğimiz birim geldikten sonra SSD’ler çok daha doğrudan bilgisayara bağlanabildiği için, hatta bu yolun PCI ile de sağlanabilmesi sebebiyle standart SSD’lerden de kat kat hızlı olabilir. Güncel çok güçlü SSD, güncel HDD’lerden 30 – 40 kat hızlı olacaktır. POWER Power, daha önce de söylediğim gibi AC sinyali, DC sinyale çevirir. Gücünün daha fazla olması daha çok bileşenin takılmasına veya daha güçlü bileşenler takılmasına izin verir. Kaliteli markalardan almak, her zaman için güç veriminin daha fazla olmasını sağlar, genelde bazı markalar her zaman için üzerinde yazan gücü sağlayamayabilirler. Eğer araştırma yaparken, aradığınız Power’ın içini görebiliyorsanız bu çok iyi olur. Kullanılan, diyot, trafo ve dirençlerin, özellikle de kondansatörlerin kalitesini anlamaya çalışın.
Bilgisayardaki ses hataları
Bilgisayardaki ses hataları
1)Bilgisayardan her hangi bir ses alınamıyorsa: – Ses Çalma sorun gidericisini açmak için  sonra Denetim Masası‘nı açın. -Arama kutusuna “Sorun Giderici” yazın ve Sorun giderme Öğesini tıklatın.  -Donanım ve Ses altında, Kayıttan ses çalmayla ilgili Sorunları Gider‘i tıklatın.  2)Bilgisayarın ses kartını Windows tanımıyorsa: Windows’un ses kartınızı veya ses işlemcinizi tanıması için, uyumlu bir sürücü bulup yüklemeniz gerekir. Çoğu ses kartı ve ses işlemcisinin düzgün çalışması için sürücü yazılımı gerekir. Sürücü bulup yüklemek için üç yol vardır: -Windows Update’i kullanın. Windows Update’i önerilen güncelleştirmeleri otomatik olarak karşıdan indirip yükleyecek biçimde ayarlamanız gerekebilir. -Yazılımı aygıt üreticisinden yükleyin. Örneğin, aygıtınız bir diskle birlikte geldiyse, bu diskte aygıt sürücüsünü yükleyen yazılım bulunabilir. -Sürücüyü kendiniz karşıdan yükleyip kurun. Üreticinin web sitesinde bir sürücü arayabilirsiniz.    3)Hoparlörden gelen ses cızırdıyorsa: -Hoparlörlerinizin bilgisayarınıza doğru şekilde bağlandığından emin olun. – Birçok bilgisayarda bir ses kartına veya işlemcisine bağlanan mikrofon jakı, hat giriş jakı ve hat çıkış jakı da dahil olmak üzere üç veya daha fazla jak bulunur. Hoparlörleriniz hat çıkış jakına bağlı olmalıdır. Bunun hangi jak olduğundan emin değilseniz, hoparlörlerinizi her bir jaka sırayla bağlayıp ses çıkarıp çıkarmadığına bakın. – Bazı durumlarda, geliştirmeler olarak da adlandırılan isteğe bağlı hoparlör efektlerini devre dışı bırakarak sorunu geçici olarak çözebilirsiniz. Hoparlör efektlerini devre dışı bırakmak sorunu çözerse, ses sürücünüzü güncelleştirmeniz gerekebilir.
HDD SSD Farkı Nedir?
HDD SSD Farkı Nedir?
Depolama alanı bilgisayar seçiminde en çok dikkat ettiğimiz donanımsal özelliklerden biri oluyor. Bilgisayar alırken pek çok özelliği göz önünde bulunduruyoruz. En fazla önem gösterdiğimiz konulardan bir tanesi de hard disk oluyor. Hard diskler, uzun yıllardan beri bilgisayarlarda depolama aracı olarak kullanılan bir fiziksel bileşen durumunda. Bu bileşen, zamanla kendi teknolojilerini de geliştirdi ve kendi içerisinde evrimleşti. Özellikleri de gelişerek daha iyi bir yapıya büründü. En çok kullanılan hard disk türleri ise HDD ve SSD olarak karşımıza çıkıyor. HDD SSD farkı da burada önemli oluyor. İlk bakıldığında her iki disk türü arasında çok ciddi farklılıkların olduğu görülebiliyor. Yeni bilgisayar almak ya da bilgisayarını yenilemek isteyen kişiler genellikle hangi disk türüne yönelmesi gerektiğini araştırıyor. Bu yazımızda HDD SSD farkı konusunu ele almaya çalışacağız. ​​​​​HDD Nedir? HDD; bilgisayarlarda yer alan hafıza birimlerinden birisi olarak nitelendirilebilir. En geleneksel depolama araçlarından biridir. Bilgisayarda yer alan parçaların birçoğunda depolama alanları bulunuyor. Fakat HDD, ana depolama birimi olarak yer alıyor. Örneğin; RAM üzerinde depolanmakta olan bilgiler, bilgisayar kapatıldığında ya da elektrik kesilmesi gibi durumlarda kayboluyor. Fakat HDD diskler, verilerin kalıcı olarak depolandığı birim oluyor. Üzerinde şekillenebilir metallerin yer aldığı disk plakalar, HDD’nin ana yapısını oluşturuyor. Mekanik bir yapıya sahip olduğu için dış etkenlerden mümkün olduğunca korunmasında fayda bulunuyor. ​​​​​SSD Nedir? SSD, yine HDD’de olduğu gibi verilerin depolanmasını sağlayan birimlerden biri olarak bilgisayarda yer alıyor. Sahip olduğu teknoloji sayesinde bilgisayarların daha hızlı çalışmasını sağlıyor ve veri işlenmesini çok daha hızlı bir biçimde gerçekleştiriyor. Özelliklede işletim sistemlerinin SSD üzerine kurulu olmasının, bilgisayarların günlük kullanımını daha verimli hale getirdiği biliniyor. HDD’lere göre en ciddi farkı çok daha hızlı olmaları olarak görülüyor. Ayrıca HDD disklerde bulunan mekanik yapı, SSD’lerde yer almıyor. ​​​​HDD – SSD Farkı? ​HDD SSD farkı içerisinde en temel farkın disklerin yapısı olduğu görülebilir. HDD, verileri dönen diskler üzerinde depoluyor. HDD’lerde RPM değerinin olduğu görülüyor. Daha net açıklamak gerekirse RPM değeri, söz konusu disklerin dakikada kaç defa döndüğünü gösteriyor. SSD kartın yapısına bakacak olursak, üzerinde dönen disklerin bulunmadığını görüyoruz. Hatta herhangi bir hareketli parça da yer almıyor. SSD yapısı daha çok USB belleklere benziyor. Ancak her iki donanımın da işlevi aynı oluyor. Bilgisayarların işletim sistemleri, fotoğraflarınız, dosyalarınız; kısacası bilgisayarda yer alan her şeyi SSD ve HDD’ler içerisinde depolayabiliyorsunuz. ​HDD SSD farkı denildiği zaman bilinmesi gerekenlerden farklılıklardan biri de ses ve ısınma farkları oluyor. HDD, SSD’ye oranla çok daha sesli ve sıcak çalışıyor. Bunun nedeni ise HDD’nin mekanik yapısı olarak görülüyor. Veri işlenmesi sırasında HDD’lerden çıkan sesler, yüksek bir seviyeye kadar çıkabiliyor. SSD disklerde ise, hareketli dönen parçalar yer almadığından, herhangi bir titreşim oluşmuyor. Ses konusunda rahatsız etmiyor. HDD’ye oranla daha soğuk çalışabiliyor. HDD ve SSD disklerin bir diğer farklılığı ise enerji tüketimi konusunda karşımıza çıkıyor. HDD’ler, SSD’lere göre daha fazla enerji tüketiyorlar. Diskin marka ve kalitesine göre bu oran bazı durumlarda 2 katına kadar çıkabiliyor. ​HDD SSD farkı açısından can alıcı nokta ise hız konusunda oluyor. Bilgisayarlarımız her geçen gün daha da gelişiyor. Bu gelişim donanım ve yazılımsal alanda oluyor. Baktığımız zaman; SSD’ler, HDD’ye göre daha yeni bir teknoloji olarak yer alıyor. Daha gelişmiş bir depolama sistemi olarak kendini gösteriyor. Daha yeni bir aygıt olması sebebiyle, çağımızın en büyük gereksinimlerinden biri olan hız konusunda rakibine göre daha üstün bir konumda yer alıyor. SSD, kullanıcılarına son derece hızlı veri aktarımı yapabilme avantajını sunuyor. Özellikle de işletim sistemlerinin SSD üzerine kurulması birçok kişi tarafından tavsiye ediliyor.   ​İki aygıt arasındaki farklılıkları oluşturan unsurlardan bir diğeri de fiyat seviyeleri oluyor. HDD ve SSD fiyatları arasında farklar bulunabiliyor. Performans ve kullanım üstünlüğü yönlerinden bir adım önde olan SSD disklerin fiyatı HDD’ye göre biraz daha yüksek görünüyor. HDD SSD farkı için bir diğer başlık kullanım ömürleri oluyor. Kullanım ömrü bakımından da HDD’ler biraz daha güçlü özelliklere sahip oluyor. HDD’ler darbe almadığı takdirde uzun yıllar boyu güven içerisinde kullanılabiliyor. ​​​​​SSD mi, HDD mi? Bu soruya aslında sizin yanıt vermeniz gerekiyor. SSD kartın HDD’ye göre daha üstün bazı yönlerinden yukarıda bahsettik. Ancak konu fiyat tarafına gelince HDD’ler düşük fiyatlarıyla tercih olabiliyor. Eğer bilgisayarınızda performans ve hız istiyorsanız ve fiyat yüksekliği sizin için önemli değilse SSD kartı bulunan bir bilgisayar seçebilirsiniz. Ancak daha düşük fiyatlara daha yüksek depolama hacimlerine sahip olmak istiyorsanız HDD kart tercihiniz olabilir. Bazı kişiler, bu noktada fiyat ve depolama alanı dengesini kurmak için hem SSD hem de HDD kartı birlikte kullanabiliyor. Eğer yüksek depolama alanı ihtiyacınız bulunuyor ve fiyat konusunda çekinceleriniz varsa, bu yöntemi izleyebilirsiniz. Örneğin işletim sistemini bir SSD kart üzerine kurabilir, geri kalan depolama ihtiyacını ise HDD kart ile karşılayabilirsiniz.
İşlemci Nesli Nedir? İşlemcide Nesil Farkı Neden Önemlidir?
İşlemci Nesli Nedir? İşlemcide Nesil Farkı Neden Önemlidir?
İşlemcilerde nesil kavramının kullanılmasının en önemli nedeni, başta işlemci mimarisi olmak üzere donanımda yapılan iyileştirmeleri ve yenilikleri tanımlamaktır. Intel ile özdeşleşen nesil tanımlamalarının en önemli nedeni bu olurken, 10. nesil gibi son çıkan modeller, seleflerine göre çok daha iyi performans sağlamaktadır. 2018 yılı itibariyle Intel tarafından piyasaya sürülen 10. nesil işlemciler, numaralandırılmasının yanı sıra Comet Lake-S gibi isimlerle de tanıtılmıştı. Konu işlemci olduğunda, bilgisayar performansı doğrudan etkileneceğinden dolayı, her bir yeni nesil ile birlikte güç tüketimi, RAM desteği, önbellek gibi pek çok detayda yükseltmeler sunuyor. Mimaride yapılan bu köklü değişimler, kullanıcıların daha iyi performans elde etmesini sağlıyor.  İşlemcide Nesil Farkının Avantajları Nelerdir? Her bir yeni nesil ile birlikte nanometrede azalma yaşanır. Gerilim ısısına doğrudan etki eden nanometre, azalmasıyla birlikte işlemcideki ısıyı da arttırmaz. Böylece her yeni nesil işlemci, performansı arttırırken, daha düşük sıcaklıklarda bunu başarır. Bu aşamada ise sağlanan bir diğer avantaj güç tüketimidir. Transistörlerde yapılan artış, güç tüketiminde tasarruf sağlama noktasında da ciddi bir destek sunar. 8. nesil ile 9. nesil arasında fark, 5. nesil ile 10. nesil arasında farka göre çok daha azdır. Ancak özellikle son versiyonda HyperThreading gibi yeni nesil teknolojilerle desteklenen işlemciler, bir önceki nesle göre çok daha iyi performans sunabiliyor. Öyle ki 10. nesil ile yaratılan yeni mimari, önceki nesillere göre yüzde 18’e varan bir performans artışı sunuyor. Böylece uygulamalardan oyunlara kadar güçlü bir sistem isteyen tüm işlemlerde, en iyi verim 10. nesil ile sağlanabiliyor. İşlemcide nesil farkı, belirtilen başlıca nedenlerden dolayı önemlidir. Standart bir bilgisayar kullanıcısı için her ne kadar işlemcinin nesli çok ciddi bir fark yaratmayacak olsa da iş ya da oyun bilgisayarları için doğru donanım seçilmesi, alınacak performans nedeniyle çok kritiktir. 10. Nesil Intel i7 gibi trend ve yeni teknolojilerle desteklediğimiz bilgisayar modellerini inceleyerek performansta yeni bir deneyimin farkını siz de yaşayabilirsiniz. Not: İşlemci nesillerinde karıştırılan noktalardan birisi Core i3, i5 ve i7 gibi tanımlamaların nesli ifade etmesi. Ancak i3 gibi tanımlamalar, model isimleri olduğu gibi nesillerde 10. Nesil, 9. Nesil gibi tanımlamalar kullanılmaktadır.
Ekran Kartı Nedir?
Ekran Kartı Nedir?
Bilgisayarlardaki temel parçalardan birisi olan ekran kartı, bilgisayardaki komutların ekrana aktarılmasını sağlayan bir donanımdır. Bilgisayarda yapılan işlemler, işlemcinin eseri olarak bilinmektedir. Bu işlemlerin yani komutların ekrana yansımasını sağlayan parça ise ekran kartıdır. Ekran kartı, bilgisayara aktarılan görüntünün kalitesine doğrudan etki etmektedir. Yani ekran kartı ne kadar iyiyse sunulan görüntü de o kadar kaliteli olacaktır. Ekran Kartı Ne İşe Yarar? Ekran kartının temel işlevlerinden birisinin komutları ekrana yansıtmak olduğunu söylemiştik. Ancak bu işlem, yazıldığı kadar basit değildir. Özellikle de yüksek grafikli oyunlarda ekran kartının ne işe yaradığı çok daha iyi anlaşılmaktadır. Zira ekran kartı, diğer ara birimlerden (RAM, harddisk vs.) aldığı bilgiyi ekrana yansıtmaktadır. Bilgisayarda diğer parçaların yaptığı işlemleri kullanıcının görmesini sağlamaktadır. Kullanılan programın işlem yoğunluğuna göre ekran kartına binen yük de artmaktadır. Ekran kartı aynı zamanda oyunlardaki performanstan da sorumludur. Oyunlardaki ayrıntılı detayları ve yüksek grafikleri monitöre yansıtmak için güçlü bir ekran kartına ihtiyaç duyulmaktadır. Ekran kartının kalitesi, ekran tazelenme hızına da doğrudan etki etmektedir ve çözünürlüğün de temel belirleyicisidir. Daha yüksek çözünürlük ve tazelenme hızı için daha yüksek kapasiteli ekran kartı gerekmektedir. Ekran Kartı Çeşitleri Nelerdir? Bilgisayar satın alırken ekran kartı bölümünde "paylaşımlı” ya da "paylaşımsız” gibi tabirler yer almaktadır. İlk olarak bu tabirlere değinmemiz gerekmektedir. Paylaşımlı ekran kartı, anakarta tümleşik (onboard) olarak gelen ekran kartıdır. CPU’nun içerisinde bulunmaktadır. Bellek ihtiyacını sistem yani RAM bellek üzerinden karşılamaktadır. Bu nedenle sistem belleğinin bir miktarını kendi ihtiyacı için ayırmaktadır. Oyun bilgisayarları için ne yazık ki güzel bir özellik değildir bu. Eğer ağır işlemler yapıyorsanız ya yüksek kapasiteli bir RAM belleğe ya da harici bir ekran kartına sahip olmanız gerekebilir. Paylaşımsız ekran kartı da bu durumun tam tersi olarak bilinmektedir. Ekran kartının kendine ait bir belleği varsa ve ihtiyacını bu bellek üzerinden gerçekleştiriyorsa bu durumda paylaşımsız ekran kartı özelliğine sahiptir. Ağır bellek tüketimine ihtiyaç duyan uygulamalar için paylaşımsız ekran kartı kullanılması tavsiye edilmektedir. Bu sayede sistem belleği ekran kartı yüzünden azalmamış olur ve daha hızlı bir bilgisayar deneyimine sahip olabilirsiniz. Fizik yapısına göre paylaşımlı ya da paylaşımsız olarak çeşitlenebilen ekran kartları, veri yolu standardına göre de sınıflandırılabilir. VLB, PCI, AGB, PCI-Express ve harici ISA olarak birbirlerinden ayrılmaktadır ve tek farkları kullandıkları veri yoludur. Ekran Kartı Temel Bileşenleri Nelerdir? Ekran kartındaki temel bileşenler 4 adettir. Bunlar; VGA BIOS, GPU, RAMDAC ve Video RAM’dir. VGA BIOS, ekran kartının çalışması için gerekli olan komutları içerir. Ekran kartının hangi durumlarda çalışması gerektiğini belirler ve kullanım ömrünü uzatmaya yarar. GPU ya da grafik işlemci, görüntü işlemlerini CPU’ya yansıtmadan önce ekran kartında gerçekleştirir. Ekran kartının beyni olarak da bilinir. RAMDAC, ekran kartındaki görüntü belleğinin dijital verilerini, monitörde görüntülenecek şekilde hazır hale getirmesini sağlayan bir parçadır. Bu parçanın verileri dijitalden analog sinyallere dönüştürme hızı, aktarım hızını belirler. Ekran Kartı Fiyatları Ekran kartı fiyatları; Bellek tipi, Bellek arayüzü, Bellek miktarı, Grafik işlemci markası, Arabirim çeşidi ve Marka seçeneklerine göre değişkenlik gösterir. Eğer yeni nesil oyunları yüksek FPS değerinde oynamak istiyorsanız, 1500 liradan 20 bin liraya kadar uzanabilen skala içerisinde geniş seçeneklerden faydalanabilirsiniz. Normal işlemler için paylaşımlı ekran kartını kullanabilir ya da bin liranın altında bir harici ekran kartı satın alabilirsiniz.
Bilgisayarda Ekran Kartı Hataları
Bilgisayarda Ekran Kartı Hataları
Ekran kartı ile ilgili bir sorunla karşılaşmanız durumunda;-Öncelikle ekran kartı ile monitör arasında bağlantı kablosunu kontrol ediniz.– Bilgisayarınızın elektrik bağlantısını kesiniz.– Ekran kartı onboard (tümleşik) ise harici bir ekran kartıyla görüntünün gelip gelmediğini kontrol ediniz.– Sorunun giderilmesi durumunda anakart değiştirilebilir ya da harici ekran kartı takılabilir.– Ekran kartı harici ekran kartı ise slota tam olarak oturduğundan emin olunuz.– Yeni bir ekran kartı deneyerek sorunun giderilip giderilmediğini kontrol ediniz.   1) Masaüstü bilgisayarda 3 kısa beep sesi geliyor ve görüntü yoksa: -Ekran kartı çıkmış olabilir. Kontrol edilip yerine takılması gerekir.– Ekran kartı slot yuvasına tam yerleştirilmemiş olabilir. Kontrol edilerek doğru bir şekilde takılması gerekir.-Ekran kartında arıza olabilir. Arıza giderilemiyorsa, yeni bir ekran kartı alınmalıdır.   2) Ekran kartını soğutan fan çalışmıyorsa: -Ekran kartı üzerindeki fana ait ince güç kablosunun takılı olup olmadığını kontrol edin.-Ekran kartını çıkartıp fanın temizliğini yapınız. Tozlanma olduysa elektrik süpürgesi yardımıyla temizleyin.– Fan kısmını dikkatli bir şekilde çıkarıp fanı kontak sprey ile mil kısmını yağlayınız bu şekilde fanın devir hızına ulaşması kolaylaşacaktır. Not: Ekran kartı üzerindeki fanın dönmemesi halinde ekran kartınız aşırı ısınır ve sisteminize reset attırabilir.Bir süre sonra ekran kartı kullanılamaz hale gelebilir bunun için yukarıda bahsedilen yönergeleri uygulayın.   3) Bilgisayar kendiliğinde bir süre sonra kapanıyorsa:Bu sorun ısı ya da kısa devre kaynaklı durumlardan birisidir.– işlemci üzerinde bulunan işlemci fanı kontrol edilmelidir.-Fan kablosu çıkış olabilir, bu durumda kablosunu yeniden takın.-Fan dönmüyor olabilir ya da dönmekte zorlanıyor olabilir. Fanı değiştirmeniz gerekir.-Fan üzerinde bulunan aşırı tozlar temizlenmelidir.-İşlemci fanı ile işlemci arasında ki termal macun kurumuş olabilir. Bu macun yenilenmelidir.Bu işlemler yapıldığında bilgisayarda olan ısı sorunu çözülür.Kapanmasının bir başka sebebi de ekran kartı ısınmasıdır.Bilgisayar kapandıktan sonra elektrik fişi çekilip ekran kartına dokunulmalıdır. Eğer yüksek derecede ısı varsa sorun ekran kartından kaynaklanıyordur. ;-Güç kaynağı kontrol edilmelidir. Yetersiz kaldığında bu sorunla karşılaşılır.
izmir dijital ajans dijital pazarlama